6 Kasım’da gösterime girdi. Hayırlı olsun. Ben daha izlemedim ama bir ön yazı yazıyım istedim. Öyle bir moda var ya, öngörü havuzu.
“Masumiyet”, “Kader”, “Yazgı”, “İtiraf” gibi filmlerini izlediğim yönetmeni takdir ettiğimden bu filmini de merak ediyorum. Film Nahit Sırrı Örik’in romanından uyarlanmış. 1930’larda Zonguldak’ta geçiyor. Bu açıdan da yönetmenin ilk dönem filmi.
Çirkin Seniha’nın, yengesi Mükerrem’i kıskanması ve yaptıkları konu ediliyor. Berrak Tüzünataç, Serhat Tutumluer, Nergis Öztürk, Bora Cengiz, Hasibe Eren oynamakta. Çirkin kız karakterindeki Nergis Öztürk “Altın Portakal” alıvermiş. “Barda” filminden de hatırlarsınız kendisini. Yorumlardan okuduğum kadarıyla Berrak Tüzünataç’ın oyunculuğu beğenilmemiş. Fragmanını izledikten sonra ben de “evet, evet” dedim.
Masumiyet ve Kader filmlerindeki harika oyunculuklardan sonra bu film ne kadar tatmin edecek biz aç sinemaseverleri. Biz kimiz bilmiyorum ama aç olduğumuz kesin. Zeki Demirkubuz’un diğer filmlerine alışan kitle için filmin zayıf kaldığı konusunda bir uyarı var. Bakalım izleyerek göreceğiz. Şimdi İstanbul’dan uzakta yaşadığım için daha bu hafta vizyona giren bir filmi hemencik izleme gibi bir lüksüm yok. Evet sen bilmesen de bu bir lükstür sen büyükşehirde yaşayan değerli okur. Biz bekleyeceğiz. Hem de sanırım epey bekleyeceğim. Hatta bu bekleyişim olumlu da sonuçlanmayabilir. Öyle bir ihtimal de var.
Eğer izleyemezsem bana anlatırsınız, bilirim acırsınız bana sevgili okur :)
bugün 0, toplam 3 defa okundu...













sevgili yazar,
bir de hiç bir türk filmini sinemada izleyemeyecek kadar uzakta olanlar ve merak edenler var. umarım sen izlersin ve onlara da anlatırsın :)
ben filmi vizyona girdiğinden bu yana iki defa izledim :) bilahare uzun uzun anlatırım, lakin şunu söyleyeyim: Seniha, aslında Mükerrem’i kıskanmıyor, abisi Halit’i kıskanıyor. Filmi bu bakıştan izlerseniz, daha çok zevk alır, kıskançlığın derinliğine vakıf olarak çıkarsınız.