roketBizim çocukluğumuzda hayal dünyamızı etkileyen faktörler, bugünün çocuklarınınkilerden çok farklıydı. Şimdi çocuklar filmlerdeki süper kahramanlardan, bilgisayar oyunlarından ve ünlülerden etkilenirken, bizim hayal dünyamızı fethedenler uzaya ilk köpeği gönderen NASA, uzaya ilk maymunu gönderen Rus kozmonotlar, Lazer sakızlarından çıkan F-16′lar ve Apache helikopterleri tasarlayan mühendislerdi. Eğer onlar böyle uçabilen şeyler yapıyorlarsa, uzaya değişik hayvanlar gönderebiliyorlarsa, biz de tabii ki bunları yapabilirdik.

İşte o zamandan belliydi bizdeki girişimci ruh. Ama koskoca mühendisleri kendimize rakip görebilecek kadar da fütursuzduk. Hem ne eksiğimiz vardı ki bu mühendislerden? Tamam, kaynaklarımız sınırlıydı, belki 10 tonluk füzeyi atmosfer dışına çıkarabilecek kadar yakıtımız yoktu ama harçlıklarımızı birleştirerek aldığımız kız kaçıranların yakıtları, hayli hayli bizim de bir yerlere bir şeyler gönderebilmemize yetecekti.

Bu yöndeki ilk çalışmalarımız sonucunda uzay mekiklerinin gövdesinin aynısını ince kartondan sararak ve kartonun uç kısmına da cam macunundan ovalleştirilmiş bir başlık koyarak ürettik. Gövde içerisine dökülan kız kaçıran barutu fitille ateşlendi… Fakat bir problem vardı; füze havaya doğru gideceğine, istikrarsız bir şekilde yön değiştiriyor ve yere çakılıyordu.

Sonrasında yaptığımız çalışmalarda, “kuyruk kanadı”nın işlevini yeniden keşfettik. Roket üzerindeki kuyruk kanatları, roketin yön değiştirmesini engelliyordu. Hatta kuyruk kanatlarının hepsi aynı açıda küçük bir miktarda bükülürse, roket havalandığı anda kendi ekseninde daireler çizmeye başlıyor ve bu da roketin yön değiştirmeden ilerlemesini kolaylaştırıyordu. Tıpkı silahlardaki yivsetler gibi… Yivsetler de merminin yüksek hızda dönerek gitmesini sağlar ve bu sayede yönü kolay kolay değişmeyen merminin menzili de uzamaktadır, hedeften sapması da azalmaktadır.

Ardı ardına yapılan deneyler sonucunda, ateşlendiği anda gökyüzüne dosdoğru fırlayan bir roket yapmıştık.

Artık sıra en büyük aşamaya gelmişti. Hepimiz, gökyüzüne fırlatacağımız ilk hayvanın ne olacağına karar vermeye çalışıyordu. Yapılan önermelerin büyük çoğunluğu, roketimizin yük kapasitesini aştığı için ilk aşamada elendiler. En uygun teklif ise Hasan’ın teklifi oldu: Kertenkele…

Hemen mahalle yakınındaki tarladan kertenkeleler yakalanır ve prototipimizin iki yanına bağlanır. İki adet bağlanmasının sebebi, dengenin bozulmamasını sağlamaktır. Kertenkeleler sağlı sollu roketin üzerine bağlandıktan sonra tıpkı televizyonda izlediğim roket sayımları gibi onden geriye sayılır ve fitil ateşlenir…

Sonuç mu? Kertenkeleler ağır gelmiş, gökyüzüne fırlaması gereken roket yana devrilmiş ve olduğu yerde bir-iki tur attıktan sonra inflak etmiştir.

O günden sonra roket denemelerimiz oldu fakat uzaya hayvan gönderme girişiminde bir daha bulunmadık…



İlginizi çekebilecek başka yazılar

İlgili yazı yokmuş


“Kız kaçıran (kovalayan) ile yapılabilecekler (4)…” için 2 yorum. Var mı arttıran?

  1. aslı | 22 Ağu 08 (15:56)

    ne oluyor acaba uzaylılar gerçekmi

  2. ismail | 18 Tem 09 (11:25)

    kertenkelelere ne oldu ? agır yaralı olarak kurtuldular mı yoksa infilak eden füzeyle beraber yok mu oldular ?

Yorum yazmaca