Kusmak çok acayip bir deneyim. Bilmem çok sık yaşıyor musunuz? Maalesef mide sorunlarım yüzünden bende sıklıkla oluyor bu hadise. Soğuksa hava ve yeni yemek yemişsem, mutlaka bir kısmının sindirilmeyeceği mesajı geliyor yukarıya. Yahut bol asitli yiyecekler tüketmişsem, yoğun bir asit bulamacı kusuyorum ardından. Yok yani illa ki dikkatli yemem, midemin keyfine iyi bakmam gerek. Yoksa kontrolü eline geçiriyor. O kadar ki, yemek borusunun yanması bir yana, midede oluşan sancı da insanı kıvrandırıyor. Bu sinirsel bir hastalıkmış, mide kapakçığının tam çalışmamasından olurmuş, bilhassa gazeteci hastalığı imiş (lakin bende meslekten önce başladı). Bütün bunlara rağmen (haftayı bir iki kusma seansı ile geçirebiliyorum mesela) yemek zorunda insan ve bazı vitaminleri meyveden (yani asitli bir yiyecekten) almak durumunda. Bu nedenle de kusmak üzerine epeyce birikim edindim. Paylaşayım istedim…
Önce midenin aşağısından ciddi bir baskı geliyor. Boğazda şiddetle hissettiriyor bu kendini. Kusma hissi, eylemden 5-10 saniye öncesinde geldiği için, o sürede -biraz da kusmayı geciktirecek şekilde- lavaboya koşulabilir. Eğer dışarıdaysanız da, uygun bir ağaç dibine yahut çöp kutusuna gitmenizi tavsiye ederim. Kusmukla da barışmak gerekiyor. Görünce iğrenilecek bir şey muhakkak, lakin benim gibi yemekten iki saat sonra bile canlı halini kusabiliyorsanız, alışıyorsunuz. Evet, insanın böyle halleri de oluyor şu yeryüzünde. Adem ile Havva’nın cennetten kovulduktan hemen sonraki ilk faaliyetlerinin tuvalete çıkmak olduğunu düşünürsek, dünyayı ve onun “pislik” yanını çağrıştıran bir diğer olgu da kusmak. Sık sık hatırlıyorum bu vesile ile ne kadar dünyevi yanımız varsa hepsini.
Öte yandan, ne zaman kustuktan sonra aynaya baksam, gözlerim yaşarmış oluyor tabi, imge kayması yaşıyorum. Zaman içinde kendimi “kusma hali” olarak ayrı bir kodlamanın içine yerleştirmem gerekebilir. Çünkü dayanılır gibi değil bazen. Esaslı bir bulantı yaşamadan da kusabildiğim için, belki de kusmak en kolay yolu olduğu için, bu halden kolayca sıyrılamıyor da insan. Anlık bir refleks denebilir; ve bu anlık refleksin ötesinde sıklıkla hissettiğim o “kendimden iğrenme seansları” bir kalıba girmiş oluyor. Artık zaman zaman ürettiğim o “aşağılık yanını keşfetme” peryotlarını, kusma seansları eşliğinde gerçekleştirebiliyorum. Parmak takmama gerek bile kalmıyor bunun için. Yemek borumun, yahut mide kapağımın artık “yara” haline dönüşmüş olması da aklıma gelmiyor.
Bunca hastalık arasında, bir de midemle başımın dertte olması, bana çocukluğumun kahramanlarından Eyüp Peygamber’i çağrıştırıyor bazen. Onun başındaki derde müptela olduğumdan değil sadece, rüyamda Onu görüp de çok sevindiğim çocukluğuma döndüğüm için çoğunlukla. Bu mide dengesizliği, başka türlü dertler de getiriyor. Uyku düzenini bozuyor mesela -çünkü bazen gece boyunca sürebiliyor bu seans. Bir de halsizlik getiriyor beraberinde -malum mide sindirim sisteminin önemli bir organı ve sindirim sistemi de hücrelere besin taşınmasının önemli ayaklarından birisi. Aslında en güzeli serumla beslenmek böyle durumlarda. Fakat onun da bir garantisi yok.
Şimdi durduk yere neden bundan bahsettim açıkçası ben de bilmiyorum. Edebiyat, aykırı durumları normalleştirmektir ya kimi zaman, ben de o minvalde kendi bu acayip durumumu normalleştirmek adına paylaştım sanırım. Hoşuma gitti aslında böyle rahatça yazmak. Tabi az önce lavaboda o iğrenç halimi gördüğüm için, bunu yazmak daha kolay oldu. Hislerim de kusmuklarım gibi taze. Tabi bundan bahsetmek “iğrenç” oluyor da, insanların kusar gibi konuşmaları, kusar gibi yazmaları ve kusar gibi “üretmeleri” pek iğrenç görünmüyor ilk etapta. Oysa ben en başından bu yana bunların üzerimde yarattığı iğnelenme halini anımsıyorum. Özensizce ortaya konulan bir şeyin, nihayet dönüp dolaşıp ortada “bozulmaya” mahkum olduğunu biliyorum.
Jean Paul Sartre, Bulantı isimli romanında, varoluşun insan üzerinde oluştuduğu “bulantı”dan bahsetmişti bir anlamda. Nesnelerin zihinde kurguladığı “benlik” sınırlarına değinirken, diğer yandan da eylemsiz ve sorumluluk almadan yaşanan hayatlardan iğreniyordu. İsterdim bu kusma seanslarımın böyle felsefi/edebi açılımları olsun da, sıradan bir hastalık en nihayetinde. Düzensiz yaşamın, sinirsel (buradaki sinirsellik asabiyet noktasında bir “over-reaction” değil, bilakis sinir sisteminin fazlaca çalışmasıyla ilgiliymiş) abartıların, dengesiz beslenmenin bir sonucu bu. Ama yine de diyebilmek isterdim, varoluşsal sorunların da benzer “düzensiz beslenme” vakalarından çıktığını görebiliyor muyuz?
bugün 0, toplam 256 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- kusmanın yolları
- kolay kusmanın yolları
- kusma yolları
- kusmanın kolay yolları
- kusmak













you bet i know how does it feel…my stomach is a trickster : (
but it is not totally guilty. My worry mind contributes a lot : /
bir reflü hastası olarak söyleyebilirim ki kusmak rahatlamaya giden yoldur.mideniz boşsa mide sıvısı kusmak en acı verici olanıdır.şarap ve kahvede mide organında bekletilmiş patates kızartması ve kıymalı pide ise tekrar mideye gönderilesidir..
midem bulanarak açtığım ekran karşısında bu yazıyı görünce “amanın yoksa ekrana mı kustum, noluyoruz” dedim.
ki hala midem bulanıyor. her sabah ve her akşam 30+30 toplam 60 km virajlı yol sonrasında kendimi toparlamam biraz zor oluyor.
tüm yol boyunca “kustum kusucam” diye beklemek,
öylece ortaya mı kusmak,
yoksa “şoför bey durun kusucam” mı demek,
ya da cama koşup dışarı mı kusmak?
bir yandan da iş arkadaşları içinde düşeceğin durumu düşünüp mide bulantı hissini arttırmak!
arabadaki kusma tavsiyeleriniz nelerdir aya bey?
yardımınıza ihtiyacım var.
bi de yerçekimine karşı bir iş yapıyoruz sonuçta,
zor yani…
arabada en güzeli poşet kullanmak sanırım. lakin o poşeti bir punduna getirip saklamak da lazım. bir de koku olayını araçta halletmek zor olabilir.
ya arabaya binmeden önce hap alsanıza poşetle falan uğraşmaktansa..
di mi? :)
geçmiş olsun bu arada…
midesi bulananıpta kusmak istemeyenlere küçük bir tavsiye :
o ilk krampla gelen sinyali hisseder hissetmez derin derin nefes almaya başlayın ve bunu hızlı hızlı yapın. derin ve sık aralıklarla nefes alırsanız beyninizi kandırmış midenizi baskılamış olursunuz ve bu hissin maximum 8 -12 saniyede geçtiğini farkedebilirsiniz ;)