Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Kuzenlerim ve Ben: Terasın Sobası

21 Eyl 09 (3:58) | Sakin Kafa yazdı | Hayattan Detaylar | 9 yorum

kuzenlerimvebenAslında bu zor bir başlık. Gerçekten “Kuzenlerim ve Ben” başlığıyla tasarladığım bu yazı dizisinin hakkını verebilecek miyim bilmiyorum. Çünkü kuzenlerle yaşamak bir sanattır. Bizim kuzenlerle yani. “Gırgır şamatanın nesi sanatmış bre sakin kafa?” dediğinizi duyar gibiyim. Demediyseniz de günahınızı alıverdim.

Evet kuzenlerimle yaşamak bir sanattır dedim. Çünkü kuzenlerimle geçirdiğim her parça hayat, başka bir parçanın tümleyeni, habercisi, artçısı, nedeni, sonucu durumundadır. Bazen akşamın başında yapılan bayat bir şakanın, gece boyunca geçirdiği değişimlerle hayatınıza kazınması ve kuzenler mizah tarihine kazandırılması buralarda pek sık olan birşey. Bunun neresi efsa… -wait for it*- …nevi diyebilirsiniz. Ama sizin bir terasınız var mı? Ya terasınızın bir sobası? Hem olsa bile, efsane bir terastan veya sobadan ibaret değil. Söz terastan ve sobadan açılmışken, teras bir buluşma mekanıyken ve soba başlangıç için sıcak bir malzeme teşkil ettiğinden, yazı dizimin ilk bölümü de “Terasın Sobası” olsun.

TERASIN SOBASI

Rahmetli amcam tarafından ailenin gençleri için düşünülmüş ve hayata geçirilmiş bir mekandır teras bizim için. Herkesin işi gücü olduğundan sadece orada buluşacağımız zamanlarda toplanıp temizlenen, uzun ve eğlenceli bir gecenin ardından bulunduğu gibi bırakılan yerdir aynı zamanda teras.

Terasın iki sıcak demirbaşı vardır. Biri şöminesi, diğeri sobası. Terasın dağ gibi sobasını şöhret yapan iki kişi vardır. Biri kuzenim Öğretmen Bey diğeriyse ben. Zaten bu iki şahsiyetin çocukluğuna indiğinizde, evdeki halının ortasında kamp ateşi yakan iki kafadarı görürsünüz. “Sonunu düşünen izci olamaz” diye düşünmüş olacağız ki yiyeceğimiz fırça ve köteklerin hesabını pek iyi yapmamışız. Üstelik çalacağımız bir gitarımız -hem olsa da- hava atacağımız kız arkadaşlarımız da yoktu. Bu iki kafadarın ateşle imtihanı başka bir hikayedir, başka bir zaman anlatılmalıdır.

Sobanın kişiliğine dönersek -ki evet o soba bizim için bir şahsiyettir ve kişiliği vardır- iki büyük izden biri dışarıda lapa lapa kar yağan soğuk bir kış gecesi oluşturulmuştur Öğretmen Bey tarafından.

Öğretmen Bey henüz tutuşturmadığımız sobayı beslemekteydi. Talaşlar, gazeteler, ceviz kabukları, çıralar, kömürler, odunlar dolduruluyordu tıka basa sobaya. Ama ustaca manevralarla ve hava akımını oluşturacak boşluklar ince ince hesaplanıyor, “birazdan nasıl ısınacağız görürsünüz” deniyordu endişeli kuzen güruhuna. Ve bir kibrit çaktı hoca, hayır içimizdeki karanlığa değil, sobaya… Küçük bir kıvılcımın nasıl koca bir yangına dönüştüğünü müşahede ettik o gün. Eyvallah diyordu takdir eden bakışlar hocaya. Hoca yaptığı işin ciddiyetini kaldırabilecek kadar karizmatik, muhabbeti ısıtacak kadar içtendi. İlk dakikaları çok güzeldi ateşin. Soba çıtır çıtır ettikçe biz daha da kuzen oluyor, birbirimizi daha çok seviyorduk. Ama sonra…

Birazdan birşeylerin ters gitmeye başladığını farkediyordu kuzenler. Bizi ısıtan muhabbetin ateşiydi elbet, ama aynı zamanda bizi yakan birşey vardı. Ve evet! Aman Allahım! Soba mı eriyordu? Bir an telaşlandık ve hepimiz sobanın etrafında toplandık. Sanki cehennemin kapılarından biri vardı karşımızda. Sobanın kahverengi kapağı resmen kıpkırmızı olmuş hatta bir parça saydamlaşmıştı. Ne yapacağımızı bilemez bir haldeyken Kuzen Mayk elinde bir odunla çıkageldi. “Acaba kapağı kaldırıp erimesini mi engelleyecek bu babayiğit?” derken sobanın kor kapağına odunun ucunu değdirdi ve odunun anında kararmasını gördü kuzenler. Sonra herkes telaşı bıraktı ve Mayk’ın sobanın üzerinde gezdirdiği odunu izledi sırıtan bakışlarla. Engellemeye çalışmanın alemi yoktu. “Eriyecekse erisin de biz anın tadını yaşayalım”dı. Öyle yaptılar. Sobanın verdiği sıcaklığın dakikalarca gitmeyen etkisiyle terleyip camı açtılar, baylara o da yetmedi kazaklarını çıkardılar. Atletler eşliğinde kızarmış kollar sergilendi mahalleye. Ve o kırmızı kapak hala herkesin dilindedir…

Sobanın kişiliğini oluşturan ikinci en büyük adım tarafımdan atılmıştır. Bazen bir işin fantezisine kaçmam ve hatta suyunu çıkartmamla saldığım namımı pekiştireceğim gecelerden biriydi. Kuzenlerin “hava o kadar soğuk değil, soba yakmaya gerek yok aslında” dedikleri bir akşamda, ben kendime engel olamıyor sobayı muhtelif yakacakla dolduruyor zevkin doruklarında dolaşıyordum. Doldurma işlemi tamamlandıktan sonra ve herkesin sobayı basit bir kibrit darbesiyle tutuşturmamı beklediği bir esnada ben elimde bir gazyağı bidonuyla geliyordum terasa. Bir kahramının edası ve bir çocuğun muzipliğiyle tekrar girdiğim terasta sobaya yaklaştım ve kapağını hafifçe kaldırdım. Birazcık gazyağını sobaya dökdükten sonra kuzenlere baktım. İşlemin tamam olduğunu düşündükleri ve gülümsedikleri bir esnada kendimden geçtim ve gazyağını sobaya boca ettim. “Dur ne yapıyorsun? Uçuracak mısın bizi ?” derken kuzenler ben kapağı kapattım,  kibriti çaktım ve kapağın üzerindeki küçük delikten sobaya bıraktım en haşin halimle. O 1 saniye çok uzundu. Ne olacağını sanki saatlerce beklemişiz gibi hatırlıyorum ama topu topu bir saniyeydi ateşin gazyağıyla buluşması ve patlamanın gerçekleşmesi. Evet bu gerçek bir patlamaydı, kapak ardına kadar büyük bir gürültüyle açılmış sobadan çıkan alev topu tavana erişmişti. Ben yediğim büyük haltın gururu içersindeyken, herkes kaçışıyordu. Aslında onların da hoşuna gitmişti bu sahne biliyorum. Önümüzdeki 15 dakika etraftaki kurumu ve kara dumanı temizlemekle geçtiyse de, o an bir sobanın nasıl bir ejderhaya dönüşebildiğini görmemizle birlikte bir belgesele dönüşmüştü.

Ne zaman gelse aklımıza ve sözü açılsa bu patlamanın, kuzenler yalandan bir “olm az daha hepimizi uçuruyordun” bakışıyla bana bakarlar gülümsemelerini saklamaya çalışırak. Bense “bigbang”in kırmızısını görürüm hala gözlerinde…

* Legen -wait for it – dary! (Efsa – bekle geliyor – nevi) şakası How I met your mother isimli Amerikan dizisinin Barney Stinson karakterinden sevgiyle alıntılanmıştır.

Bu yazı Sakin Kafa tarafından yazıldı;

Sakin Kafa – yayınlanmış 193 yazısı bulunmaktadır.

1 Nisan 2008'de kişisel blog olarak yayınlamaya başladığı sakinkafa.com'un kurucusu olan (eski) yazar, kolektif bir şekilde büyümesini sürdüren blogumuzun (fi tarihinden kalma) Ar-Ge Sorumlusu olup blog yönetimini Genel Yayın Yönetmeni Nohut ile birlikte sürdürür(dü). Elektronik mühendisi olan (eski) yazarımız internet, blogging, web tasarımı, pazarlama ve reklam konularıyla yakından ilgilidir. Arkadaşları ve kuzenleriyle vakit geçirmeyi, sinemaya gitmeyi, futbol ve basketbol maçı izlemeyi, seyahat etmeyi ve strateji oyunlarını (Go, Satranç, Age of Empires) çok sever; yaşadığı maceralardan ve edindiği izlenimlerden hatrında kalanları okurlarıyla paylaşır(dı önceden). Ama bir gün site bozulup da açılmaz hale geldiğinde, gece geç saatlere kadar uğraştı ve siteyi yine o tamir etti. (01:45 110125) Şu anda başka bir çalışmaya odaklanmış olan ve çeşitli dolaplar çeviren yazar, yine dev bir projeyle (nefret ediyorum bu kelimeden), sevenlerine merhaba demeye hazırlanıyor. İronik bir şekilde, bunun yine 1 Nisan gününde olmasını planlıyor. (Tabi bu 1 Nisan hangi senenin 1 Nisan'ı olur kendisi de bilmiyor)

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 13 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • kuzenlerim yazısı
  • ince talaş sobası
  • teras için soba
  • teras sobasi
  • terasa soba

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Kuzenlerim ve Ben: Terasın Sobası” için 9 yorum. Var mı arttıran?

  1. her zaman | 21 Eyl 09 (11:53)

    yav bu ne arkadaşım bi soba yaktınız diye olay çıkardınız..

  2. Sakin Kafa | 21 Eyl 09 (16:45)

    Bu yazıyı yazarken bana yardımcı olan kuzenim bay Broker sanırım kendisine teşekkür etmediğim için alınmış. Şu yukarıdaki uyuz yorumu yazmış intikam olarak. teşekkürler broker

  3. faruk | 21 Eyl 09 (22:30)

    :*(

    değerli sakin kafa,

    büyüklerin elinden öpmediğin bir bayramda utanmadan oturup teras ve sobalar üzerine yazılar mı döşeniyorsun? halbuki ben de sana terasta harika çaylar demleyebilirdim. birlikte film seyredip, sana bir başkta tepeden baktım istanbul diyip kafayı sakinleştirebildik. ve fakat, heyhaaat.

    faruk uzunali- müstehzî marka.

  4. Sakin Kafa | 22 Eyl 09 (0:47)

    büyüklerimin alayının elinden öpmüşüm saygımı göstermişim. işlerimi yapmışım da çıkmışım bayrama. verdiğim sözleri yerine getirmişim. bana söz verenleri beklemekle ömrümü tüketmişim. vicdanım rahat ve -eşit ki- bel bağlayacağım bağlamayacağım insanları bir bir seçmişim. kuzenlerimle de keyfetmişim askere giderayak. kim ne karışır ve dahi ne hakkı vardır?

  5. faruk | 22 Eyl 09 (1:34)

    kimse karışamaz tabii dostum, haklısın.

    vijdanjör çağırdılar geçende su baskınında. yoksa çoluk çocuk boğulacaktı nerdeyse. dedim kimse dokunmasın bütün su çekilene kadar.

    yoksa, karıştığımdan değil, sevdiğimden takılayım istemiştim.

  6. Sakin Kafa | 22 Eyl 09 (2:09)

    alakaya musakka gel bize bazı bazı

  7. mayk | 24 Eyl 09 (23:47)

    sakin kafa inanması zor ama okudum la hepsini :D super olmus hoca yı fazla abartmısın ama :P :D

  8. Sakin Kafa | 25 Eyl 09 (0:01)

    ehehe mayk :) hoca duymasın. buralardadır bence ;)

  9. Aktivite Adamı | 27 Eyl 09 (23:39)

    Orda olmak isterdimmmmmmmmmm. Daha büyük aktivite yok :D

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • kısa döenm askerlikte telefon kullanımı
    • ışıklı çocuk ayakkabıları
    • orta okul
    • bir devlet ihalesi
    • yeni çıkan piknik mazemeleri
    • kitabe-i seng-i mezar şiirinin açıklaması
    • eski kafa
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.