1. Youtube hala kapalı, fakat bir şekilde başbakandan, internet kafelerde ömür çürüten gençlere kadar herkes girebiliyor. Fakat resmi olarak dünyanın en popüler video paylaşım sitesinin kapalı kalmasının ülkece verdiği zararı hiç düşünmedik ve alıştık. Evet, artık pek kimse sallamıyor Youtube’un kapalı olmasını…
2. Ünlülerin kavgaları. Son vukuat İbrahim Tatlıses ile Yıldız Tilbe arasında. Bu arada Deniz Seki mahkum edildi. Günlük gazete okuyorsanız, yahut televizyonda zap yapıyorsanız bundan kaçma şansınız yok pek. Ama buna da artık alıştık. Sanatçı; biraz hırçın, pervasız, kendi bildiğini okur, marjinal, sorumsuz… mudur?
3. Seçim Salvoları; her seçim döneminde siyasi partilerin ve mensuplarının birbirlerine alabildiğine nefret içeren cümleler sallamaları. Siyaset böyledir herhalde deyip geçiştiriyoruz…
4. Başarısızlıklar. Ülkecek bu akşamki Galatasaray maçına kilitlenmiş durumdayız. “Hadi yenelim de Avrupa’ya kendimizi gösterelim” derdindeyiz. Oysa aynı takım değil miydi, UEFA kupasını alan? Bunun tek açıklaması sürekli başarısız olan bir toplumun, böyle şeylere bel bağlaması sanırım…
5. Üçüncü Sayfa Haberleri; bazı haberler çıkıyor ki “yuh, böyle bir insan nasıl yaşayabilir?” tepkisini ülkecek bekliyorum fakat bu haberler gazetelerde yayınlandıkça alıştık. En aşağılık insan formlarını bile, “vardır bir sıkıntısı” şeklinde inceleyecek kadar yapay hümanist olduk hepimiz…
Önemli Not: Bu yazı katkılarınızla büyüyecek efendim…




















Maalesef Alıştığımız Şeyler:
Sakinkafaya düzenli yazı girilmemesi. Önceden günde birkaç yazı olmazsa rahat edemiyorduk. Artık birkaç gün de bir yazı olsa şükrediyoruz. Ocak ve Şubat aylarındaki yazı sayısındaki düşüşte bu açıkça görülüyor.
Benim derdim de bu:)
ülkemizde neler olmyr ki.
gün geçmyr ki yeni birşey çıkmasın ortaya.
her kesin derdi bambaşka işte..
Maalesef alıştığımız şey: Ölüm
Genç yaşta kaybettiğim yakınlarım aklıma geldikçe üzülüyorum. Sonra günlük hayatta bu ölümler aklımdan çıktığı için, buna alıştığım için tekrar üzülüyorum.
İnsan alışmasa böyle acılara katlanamaz zaten biliyorum ama yine de alışmak nankörlükmüş gibi geliyor. O yüzden maalesef diyorum…
ölüm’den değil yaşlanmaktan ve hastalanmaktan korkmak…(Dücane Cündioğlu) bu ikisine talip olmaya iten alışma duygusu..