Yurt odamdan çıkıp da Öğrenci İşlerine giden yolda kulaklığımı taktım, telefonumda kayıtlı şarkılardan birini seçmek üzereydim. Playlist (Çalma Listesi diye çevriliyor ya çok gülüyorum) içinden bir şarkıda kaldım: Desert Rose. Mezuniyet işlemlerinin son halkasını tamamlarken, kulağımda Asya’nın mistik topraklarında gezinen mağrur bir Batılı’nın şarkısı olmalıydı, evet! Elimde “Mezuniyet Formu” ve Diploma Parasını Yatırdığıma Dair Banka Dekontu ile tuttum Rektörlüğün yolunu. Bunca zamandır, Kafka okumuşuz, ne bileyim Terry Gilliam filmleri izlemişiz, 1984′ü biliyoruz, lakin hayatımızın orta yerinde o bürokrasi denilen sürece takılmadan edemiyoruz. Neyse ki bizim okulun “bürokrasi sınıfı” diyebileceğim pek sevgili öğrenci kaynakları çalışanları güler yüzlü insanlar. Ah evet, neo-liberal dünyada (ben böyle tabirleri sevmem aslında!) güler yüz, toplumsal baskının bir başka çeşidi diyeceksiniz… Siz de haklısınız.
Kendi mezuniyetimde dahi rahatsız olacak bir şeyler bulabilmek adına yazıyorum aslında. Picasso provoke edici bir ressamdır hani. Çizgileri oynatır, figürlerin yerini değiştirir, abuk sabuk yüzler çizer… Maksadı bakanı rahatsız etmektir. Varoluşsal sorular sordurur resimlerine bakan insanlara. “Ulan hakkaten suratım böyle olsaydı ne zor olurdu, çok şükür Ya Rabbim” demişliğim vardır mesela Mademesoille D’avignon’una bakarken. Böyle de insanı imâna yönelten bir sanatçıdır bir bakıma. Neyse geçelim bunları, ben mezun oluyordum. Evet, 5 yıllık üniversite eğitimime nokta koyarken (notlarım da açıklandı geçmişim bütün dersleri!) aklımda hâlâ okulda öğrendiğim şeyler var. İlkokulda “Hocam bu gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” derdik lakin üniversitede bir şekilde gelip yapışıyor öğrendiklerimiz. İlla ki bir işe yaramasa da, aklın bir köşesinde kalıyor.
Şimdi mesela Buena Vista Social Club’dan “Chan Chan” dinliyorum. Önümde vurmalı bir alet olsa misal, dizimde ritim atmak yerine onunla solo yapacağım. Hayır bu benim mutlu olduğum anlamına gelmiyor. Sadece bir rahatlama. Çok afedersiniz, tuvalette insanın başına gelen gibi bir şey. Diploma almanın, bu tarz bir rahatlama ile eşleştirilmesine bozulacaktır çok sevgili okulumun idarecileri. Lakin, mezun olmanın bir formalite, yemekleri yedikten sonra vücudun düzenli işlemesi için mecburiyetten gidilen o tuvalet gibi bir süreç olduğunu onlara da anlatmak istiyorum. Çünkü benim gibi bir öğrenci bile mezun olabiliyor bu okuldan. Asıl işi öğrencilikmiş gibi duran lakin öğrencilik haricinde her türlü işle meşgul olan bendenizi bile mezun edebiliyor okul. Bu nedenle, diplomadan önemli olan bu beş senede ne öğrendiğimizdir aslında. Keşke onu da ölçüp biçip bir diploma hazırlanabilse…
Mezuniyet hüzünlü bir süreçtir derlerdi de inanmazdım. Benim gibi duyguları pestil olmuş, artık hissettiklerinden zerre emin olamayan birisi dahi az çok hüzünlenebiliyor. Heyecanımı yitirdiğimi bile söylüyor bazıları. En son, Orhan Gencebay’ın “Ayşem” diye bildiğim bir şarkısının “Ayşen” olduğunu öğrendiğimde yaşamıştım heyecanımı. Bir yanlışımı daha düzeltmenin haklı gururuyla…
Şimdi mezuniyet töreni denilen o modern zaman ritüellerinden birisini bekliyorum hararetle. Ailem benden daha heyecanlı tabi. Bir çocukları daha üniversiteden mezun olup, hayata atılıyor ve “Ulan 3 çocuk da büyüdü be!” diyordur babam içinden (Babam böyle konuşmaz da, ben çok yakıştırdım bir an kafasından çıkacak bir düşünce bulutuna). Bu aralar siteye çokça yazı girdiğimden de anlamışsınızdır, boşluktayım. Hiçbir işim yok aşağı yukarı. En son bugün yaptığım bitirme işlemleriyle birlikte, neredeyse hiçbir işim kalmadı uzun bir süreliğine. Sigortası olan bir işte (Bütün ebeveynlerin hayali) çalışmaya başlayana kadar en azından. Sonra yine koşuşturma, yine asıl iş harici her işle meşgul olma dönemleri. Hani ola ki, Azrail olarak görevlendirilseydim bu dünyada, muhtemelen insanların canını alırken bir yandan, bir sürü lüzumsuz başka işle de uğraşırdım. Kafamdaki Azrail tipi en azından, ölmeden evvel insanlarla muhabbet etmektedir.
Son günlerde gördüğüm acayip rüyalar gibi karmakarışık oldu bu yazı da. Mezun olmayı değil de, aslında mezun olmanın hayatta -neredeyse- hiçbir şeyi değiştirmediğini (en azından benim durumumda) göstermekti amacım. Büyük bir adım atmış gibi davranmalıymışım ama. Öyle buyurdu büyüklerimiz…
bugün 0, toplam 4 defa okundu...













Gercekten de büyük ve önemli bir adim bu…ve ne büyük bir mutluluk. Seni ve aramizda tüm mezun olanlari kutluyorum. Ve bundan sonraki meslek/is hayatinizda basarilar diliyorum.
(ay pek mi resmi oldu ne):)
feci resmi oldu hakkaten :) ben okurken sıkıldım, sen yazarken nasıl sıkılmadın? :P
biliyorum ki bu sıkıcı metnin altında gerçek hisler de mevcut; o nedenle “teşekkür ederim efendim” :)
Okuldan mezuniyet küçük bir detay dostum,detaylara fazla takılma derim-hoş henüz başımıza gelmiş değil ama bırakın gelmeden bir çift laf edelim-…Lakin, bu dünyadan mezun olmak gibi bir sorun var karşımızda…Azrail,sen olmadığına göre:)- biraz çalışmak lazım derim..ne dersin?
Not:Aya azrail olsaydı,dünyanın her yeri Çin olurdu!ve en kısa zamanda yeni bir iş bakmaya başlardı,sigortalısından:)
Kabul,kötü oldu..Önce tebrik etmek lazımdı.TEBRİKLER!!
ben, azrail ve Çin? bağlantı kursam bir şey söyleyeceğim ama :)
Yazının son kısmına şakayla karışık küçük bir referanstı,bazen galiba yazdıklarımı sadece ben anlıyorum…?
Doktora gidip bir çağrışım manyaklığı veya hayal gücünün sınırsız deliliği testi yaptırsam iyi olacak:)
şimdi sen yüksek lisans bişiler bişiler derken daha kopamazsın okuldan.
kopma zaten.
kopup gideceğin yer pek hoşuna gitmeyecek,
işe ilk başladığın gün emekli olunca yapacaklarının hayali inecek gözlerine. o hayalin peşinde çalışıp duracaksın…
adet üzerine tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim :)
ayasophia’cim,
kahvalti?
evet en çok onu özleyeceğim bu okulda :) sabah msn’de “günaydın, kahvaltı?” şeklinde bir ileti bulabilmeyi :))
insanoğlu hep bişeyleri başarıca onun zevkini yaşamak ister ama yaşanan zevk tükenince hep bir boşluk olur çünkü yeni bir fırsatın gelmesi bazem uzun sürebilir onun için mezuniyette böyle bi’şey insan ne kadar mezuniyetin zevkini tadabilir ki mesela hiç 40 yaşında ben üniversiteden mezun oldum diye sevinen bir adam gördünüz mü :)
gerçekten çok ama çok güzel muhteşem hazırlanmış aşırı derecede anlamlı ve duygusal