(Ayasophia’nın 21 Şubat tarihli yazısı)
İkonografi 90′lar başlığını sakinkafa.com için önerdiğimde aklımdan, 90′lı yıllara damgasını vurmuş fakat 2000′lerin trendi içinde yok olmaya başlamış şeyleri gündeme getirmek vardı. Meselenin ekonomik ve siyasi dönüşüm içinde değil de, kültürel ve sosyal anlamda gerçekleşen değişimler ile daha da gerçekçi bir biçimde anlaşılacağını hep düşünmüşümdür. Zira, ekonomik ve politik değişimler sadece başlangıçtırlar ve hiçbir zaman önünü göremezler. Sonuçlar, kültürel ve sosyal değişimlerle ilgilidir hep. Zira nihayet bütün kağıt işleri, bürokratik göstergeler, istatistik kurumları… hepsi de nihayet gelir ve insanda sonlanır. İnsanın bu kültürel çorba içinden neleri yiyip, neleri yemeyeceği bir şekilde ortaya çıktığında, değişimler daha net ortaya çıkar. İnsanın doğasının, rakamlarla yahut modellemelerle kuşatılamayacağı gerçeğini de anladığımızda, İkonografi 90′lar başlığında yazılan şeylerin aslında sadece o dönemin sürekli değişen şartlarında insanlığa dair alınmış notlar olacağını bir kez daha hatırlatayım.
Gene uzattık girizgah olayını. Oysa ben Michael Jackson üzerine konuşacaktım. Kendisini 2000′lerin çocukları, bir korku öğesi olarak biliyorlardır muhtemelen. Oysa o çocukların abileri, ablaları hatta belki anne-babaları için Michael Jackson, pop müziğin lorduydu. Şimdilerde, küçük çocuklara yaptıklarına dair iddialarla, yahut estetikten düşen burnuyla, hatta Dubai şeyhiyle yakınlaşıp Müslüman olmasına dair söylentilerle yer yer medyada görünen ve kaybolan bir düşkün kral kendisi. Oysa ki zamanında, Woody Allen kendisi için; “fakir, siyah ve erkek olarak doğdu; muhtemelen zengin, beyaz ve kadın olarak ölecek…” demişti. O derece gündemi meşgul eden, tam da 90′lı yılların küresel çapta değişime uğrattığı popüler kültürü tek başına ifade eden bir şahıstı kendileri. Her klibi televizyonlarda olay olur, adeta kısa film havasındaki klipleri, hiç kimsenin birebir taklit edemediği dansları, bir anda herkesin diline dolanan hit’leri, şimdiki insanlara hiçbir şey ifade etmese de, 90′larda yaşamış, gençliğini yahut ilk-gençliğini oralarda harcamış insanlar için çok şeydir.
Çünkü Michael Jackson’ın konser kayıtlarını izlediğinizde, bir pop-starının nasıl insanların gözünde “tanrıların yeri”ni alabileceğini görürsünüz. Pop müzik ikonu olan bir adamın, seyirciye her yaklaştığında nasıl çığlık atıldığını gördüğünüzde, insanların sanki bekledikleri Mesih gelmişçesine nasıl heyecanlandığına şahit olacaksınız. Sonrasında, kendi elleriyle tahta oturttukları o yarı-tanrı pop kralını, nasıl şimdilerde medya aracılığı ile yerin dibine soktuklarını göreceksiniz. 90′lar, bir başka yanıyla da tüketim denilen nesnenin zirve yaptığı zamandı. Ürettiği şeyi önce maksimum zevk alacak biçimde yüceltiyor, sonra da obur bir çocuk gibi döke saça tüketiyordu insan. Michael Jackson’ın bu tüketimden sıyrılması imkanı yoktu zaten…
Neden beyaz olmak istediğine, neden onca estetik ameliyat geçirdiğine dair söylentiler mevcut hakkında. Önce, siyah olmanın ABD’de hiçbir zaman bir avantaj olmayacağını düşündüğü için ve siyah-beyaz ayrımına bir protesto olması için yaptığı söyleniyor. Fakat kendisi bu kadar politik idealleri olan birisi mi emin değilim. Gerçi şarkıları arasında oldukça “mesaj kaygılı” olanlar mevcut. Bir diğer teori de şu yönde: Michael Jackson’un çok güzel bulduğu bir kadın şarkıcıya benzemeye çalıştığı, aynen onun gibi bembeyaz tenli olmak için uğraştığı ve yüzünü de ona benzetmeye uğraştığı söyleniyor. Bir başka insanın ne yapacağını ya da ne yapmayacağını söylemek madem karşımıza “ahlakî” meseleleri yığacak, sadece şunu demekle yetineceğim: Michael Jackson’ı siyahtan beyaza çeviren şeyi, onun rüyalarından, psikolojik varlığından, kafasının içinde dönüp duran şeylerden, çocukluğundan… hasılı bizzat kendisinden ayrı düşünmenin hiçbir faydası yok tabi…
Neyse fazla uzatmadan, Barack Obama’ya değdirip bitireceğim. Evet, Michael Jackson’ın Obama’nın başkanlığı hakkında ne düşündüğünü, en az Martin Luther King Jr. yaşasaydı ne düşünürdü kadar merak ediyorum. Keşke bir gazeteci kendisine sorsa meseleyi. Siz beyaz oldunuz ama şimdi siyahlar başkan oldu, ne düşünüyorsunuz dese. O zaman sanırım, neden beyazladığının sebebi de çıkar ortaya. Şimdi siz sevgili okuyuculara tavsiye olarak birkaç şarkı ismi söyleyeceğim. Youtube’a girip, dinleyiniz, dinletiniz… 90′lı yılların pop-ikonu olan bu zâtı tanıyınız efendim…
Smooth Criminal (kişisel favorim), Black or White, Thriller, Billy Jean, Beat It, They Don’t Care About Us, You Rock My World, Bad, Ghost…
bugün 1, toplam 29 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- michael jackson kime benzemek istedi
- michael jackson cocukları neden beyaz
- michael jackson neden tenini beyaz yaptı
- michael jackson şarkılarını başka kliplerle taklit edenleri izle
- michael jacksona benzemek













Remember da iyilerindendir kendilerinin.
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Farklı olması ve ailesinden çektiği kadar;
Çirkin(?) yaratıldığından
O kadar müteessir idi,
ki ondan oynayıp durdu yüzüyle;
Medya gelişine vurmadığı zamanlarda özel hayatına
Anmazdı ama Allah’ın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.
Yazık oldu Michael Efendi’ye
Bad albümü hayatımda aldığım devasa kartonetli ilk kasetti. Blue jean dergisinde Bad klibinin dansı nasıl yapılır diye ayak hareketlerini gösteren sayfalara bakıp, Bad çalarken dans edebilcem mi bakalım diye denemişliğim çoktur. Herşeyi bilmek isterdik hakkında fakat olmazdı bir türlü hep efsaneler vardı ortada. Kaburgalarını aldırmış, kendini dondurmuş falan filan….Bana hep fazlasıyla naif gelmiştir, sahnede süpermendir, ahlaksızdır fakat gerçek yaşamda naiftir. Hayatını nev i şahsına münhasıran yaşamak istedi, fakat karakterinde ki çocukluktan, ailesinin star olmaya zorlamasıyla kalan hasarlar, onu mütemadiyen vurdu. Kendi çocuk istedi, yaptı fakat severken, balkondan sarkıttı tepki aldı vs. Birçok eleştirmenin zamanında vurguladığı gibi “Moonwalker” belki kendi kurduğu fantastik dünyasının yansıması idi. Öyle yada böyle King Of the Pop gitti, şarkıları kaldı yadigar.
Şimdi gidip bir Dirty Diana patlatayım da abimizi en güzel haliyle bir daha hatırlayalım.
Bu yazının üzerine Black and white klibini mutlaka izleyin daha çok bir filmi andıran bir klip aslında,muhteşem…şarkı da öyle.
Yanlış yazmışım Black or white,klipte çok içiçe gördüğümden ya da diye düşünememden kaynaklandı herhalde…
dün geceden beridir şarkılarını dinliyorum. bu yazıda da bahsettiğim gibi, insanlar unutmuştu neredeyse. artık daha çok hatırlanacak. ben de az önce kahvaltı yaptığım mekanın jukebox’ında michael jackson şarkıları için 1 tl’ler atarak katkıda bulundum :) siz de sevdirin kendisini insanlara… bilhassa gençler, bir “yıldız” nasıl olur öğrensinler.
michael jackson için çok üzüldüm
editör’ün notu: biz de çok üzüldük.
Michael Jackson “vitiligo” hastalığı yüzünden beyaz bir ten rengine sahiptir. Bunu kendisi isteyerek yapmamıştır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Vitiligo
Michael Jackson hakkında detaylı ve doğru bilgi için: http://www.MJTurkFan.com
evet sonunda çocuk taizcisi diye iddialarla hayatını kararttınız,tenini beyazlattığını söylediğiniz,bir türlü rahat bırakmadığınız o nefret ettiğiniz adam öldü! sevmeyenler umarım şimdi kına yakarlar! hala arkasından iddialar atmaya devam ediyorlar bn onunla büyüdüm,ilk örendiim şarkı oydu. dünyada en çok sewdiim insanı kaybettim! bari artık bırakın da kralım rahat uyusun..
BUNDAN SONRA SENİN YERİNE GELEN BİRİ OLMAYACAK.ZATEN OLSA DA GELEN KİŞİ SEN OLMADIKÇA BU UMURUMDA DA OLMAZ.SENİ ÇOK ÖZLEDİM.UMARIM GİTTİĞİN YER DÜNYADA ÇEKTİĞİN TÜM ACILARI UNUTTURACAK OLAN YERDİR…RAHAT UYU KING OF POP…
MICHAEL sadece iki kez estetik ameliyati gecirdi VE tenini beyezlatmadi vitiligo hasataligina yakalandi ve ayrica o cok yakisikli bence dunyada en yakisikli erkek ti o maymun olan sizlersiniz palyacolup yapip insanlari guldurmeye calisiyorsunuz MICHAELi seviyorum MICHAELi beyenmeyenler ondan nefret edenler siz once kendinize bakin ne yani yakisikliysaniz iyi biri oldugunuz anlamina mi geliyor soylesenize kim o nun gibi o cok iyi biri dunyadan grlmis gecmus en iyi insan o bence onu olesiye seviyorum ona omrumun yarisini veririm elimde olsa ve siz kalkmis onun hakkinda boyle konusuuorsunuz onunla ilgili konusurken once bo arastirin
Neslihan, pardon neslihan, haklı. Önce bo araştırmak lazım…
Michael’ı sevmeyen ölsün!