
Monte Kristo Kontu en az iki kere okudugum favorim olan klasiklerden. Kardeslerimle okumaya doyamadigimiz, orasini burasini didikledigimiz eserlerden biri. Haliyle daha Ezel dizisi ortaya cikmadan yayilan ‘Monte Kristo esintili bir dizi cekiliyormus’ soylentilerine kayitsiz kalamadim. Okumayanlar icin hikayenin sonuna dair ipucu vermeden kitabi ozetleyecek olursak:
Edmon Dantes isimli genc, iyi yurekli bir denizciyi anlatiyor Monte Kristo Kontu. Ortacag Fransa’sinda Napolyon doneminde geciyor. Edmon gemide kaptan yardimciligina yukseldigi, sevgili nisanlasi ile evlenecegi dugun gununde bilmedigi bir nedenle tutuklanarak If satosuna hapsedilir. If Satosu gercekte de Akdeniz’de varligini surduren bir adacik. Kapatilanlarin bir daha gun yuzunu pek gormedigi bir hapishane. Edmon Dantes hayatinin en guzel gununde, nedenini bile bilemedigi bir sekilde kendini bir hucrecikde bulunca inancini, umudunu kaybeder. ‘Loser’a donusur. O halinde ona Dantes’e el uzatan Rahip Farya olur. Siyasi bir nedenle seneler once If satosuna kapatilmis baska bir hukumlu. Edmon Dantes bir bakar, kendisiyle ayni sartlarda, dar bir hucrede bir demir yataktan baska bir malzeme olmayan bir yerde Rahip Farya kitap yazmis, geceleri oturmak icin kandil yapmis, tunel kazmak icin muhtelif araclar olusturmus, bir ip merdiven bile hazirlamis: Kandili hapishane yemeklerinin yaglarini biriktirerek, kitabi carsaflara yazarak vs. Edmon Dantes hayranlikla “Sen disarda olsan, kimbilir neler yapardin” diye sorunca Rahip “Muhtemelen bunlarin hicbirini gerceklestiremezdim.” der; acinin, sıkıntının insandaki gizli kabiliyetleri aciga cikaracagini nazara vererek.
Gelelim hikayesi bu romandan kotarilmis intikam odakli Ezel dizisine:
Romanda yol gosteren yasli ve alim papazin yerini dizide mafya dunyasindan bir karakter, kumar aleminin babasi ramiz dayi almis.
Kitapta paranin kaynagi papazin zamaninda yaninda calistigi koklu bir ailenin hazinesi iken dizide kumar degirmeni besliyor.
Kitapta kont ahlak disi islere intikam pahasina da olsa girismeden -hakli/dogru bir sonuca haksiz/yanlis vasitalarla gidilmez dusturunca- karizmasini cizdirmeden yol aliyor, tam bir fiction karakter belki. Soguk kanli, asiri dakik, gayet duzenli, sozunden donmez.
Ezel intikamini almak icin evli bir kadini ayartiyor, hasta bir kizin duygulariyla oynamaktan cekinmiyor, zayifliklarina ic catismalarina sahit oluyor izleyici sık sık.
Modern uyarlama olunca biraz pislige bulastirmak mi gerekti gercekci olsun diye, mukemmel karakterlerden siyrilmak mi gerekti televizyon dunyasina ayak uydursun diye aldatma sosu eklemek mi gerekti bilemeyecegim. Yine de bunlara ragmen turk televizyon tarihi acisindan kayda deger bir yapim diye dusunmeden edemiyorum. Cekimler, yonetmenlik, senaryo uzerine emek sarfedilmis. Doksan dakikayi doldurmak icin muzik calarken yuruyen/kosan/dusunen karakter kolayligina kacilmamis. Bir yerde okudugum kadariyla senaristler bir sene uzerinde calismislar senaryonun, ama dogru ama yanlis.
Hasili turk dizileri acisindan guzel bir yerde duruyor eksigine gedigine ragmen. Once de basarili diziler cekilmisti evet; super baba, ikinci bahar gibi, ekmek teknesi sayilabilir belki. Ama tum bunlar aile, mahalle dizisi formatinda diziler. Aksiyon dizisi olarak bir sicramadir Ezel diyorum butun cirkefiyle.
Not: Resim If Satosunda bir hucreden, wikipedia sagolsun.
İlginizi çekebilecek başka yazılar
İlgili yazı yokmuş



















birkaç ay önce bir arkadaşım “show da yeni bir dizi başladı” dedi. senaryosu sıradışıymış.”nedir olay?” dedim. “şimdi bir çocuk var. iki çocukluk arkadaşı ile grup bunlar. sevgilisi de var tabi. evlenmek üzereler. ama bu kız ile çocuklar esas oğlana bir kumpas tertip ediyor. bir cinayeti bunun üzerine atıp bunu içeriye tıkıyorlar.kız da çocuklardan biri ile evleniyor. bizim oğlan içeride bir ihtiyar ile tanışıyor.” derken ben sözü kestim: “dur ben tahmin edeyim. bunlar kanka oldu. adam ‘bilge’ haliyle. bu çocuğu eğitmeye başladı. çocuk olgunlaştı. işlendi parladı. sonra bir hikaye ile dışarı çıktı. ihtiyarın parası vardı. geri kalanlardan intikam alıyor.” dedim. “aşağı yukarı” dedi bizimki de. “sıradışı diye sen buna mı diyorsun” dedim ben de.
şu “ihtiyar bilge” klişesi iyice baydı yani.
deliyürek te
kurtlar vadisi nde
prison break te bile
şimdi bi de ezel de…
fesuphanallah…
yalnız şöyle bir şey var:
“ihtiyar bilge” karakteri saydıklarınızda genelde “mutlak iyi”dir.
burda pek öyle değil… oyunu uzaktan yönlendiren değil, bizzat yöneten.
o şekilde kabaca bakmamalı bence :)