Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine vesile olan teorileri özetle;
“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” der.
Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
•Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
•Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
•Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
•Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Evet, büyüttüğüm ve çözümü olmadığını düşündüğüm problemin, malum mahallinden anlama vakasının, var olma nedenini buldum, CEHALET.
Bilgelik suyundan içtiğimi, zihnimin nitelik dolu olduğunu, arkadaşlarımın bana Dalai Lama dediğini, cehalete karşı herhangi bir yerimden aşı olduğumu, mahalledeki tüm çocukların babalarından önce beni örnek aldığını söyleyemem fakat yinede cehalet ordusunun uyuz bir ferdi olmadığımı söyleyebilecek birkaç kişi bulabilirim. Üyesi olmadığım dünyanın en kalabalık topluluğuna karşı duruşum, acımak ile nefret etmek arasında kapalı pişti oynamaktan başkası değildir.
Yanlış anlamaya izin vermemek adına, yazıya konu olanlar kişiler;
Cehaletin, bir veya birden çok parmağının arasında veyahut da avucunda yaşayanlara karşı vicdanımın nefret ile birlikte acıma duygusunu barındırması seri katil olamayacak kadar korkuları olan biri olmamdan kaynaklandığını söylemeliyim ki beni yanlış tanımayın.
- Yara bere ile elde ettiği alanını korumak için sudan çıkan hipopotam görüntüsünde ağzını açıp etrafına bu çamur benim hakkım boş bakışları savurabilenler,
- Kabaramazsın deyince kabarabildiğini tavus kuşu gibi gösterebilen, dolayısı ile böbürlenmeyi erdem sayanlar,
- Yalan makinesi yerine doğru makinesinin icadını gerekli hale getirecek kadar palavralarında dahi tutarsız olabilenler,
- İnanmadığım, maymundan evrimleşmiş olabileceğimiz bilimsel saçmalığına sadece onları gördüğümde önyargılı mıyım acaba dediğim, içerisinde olmadığımı varsaydığım fuzuliler familyasına mensupluğunu her iki kelimesinin birinde ispat edebilenlerdir.
Bunları tanıma amacıyla yazılmış bu cümleleri kendilerine söylendiğinizde, mutlaka iltifat zannedip teşekkürlerini bildiriler ama yinede iş bulmadan denememekte fayda var.
Kabul etmek gerekir ki bu familya bazen çok eğlencelidir. Burnunda ponpon, malum yerinde yamalı bol pantolon, ayağında 5 numara büyük ayakkabı olmadan varmış gibi davranıp gülmekten altınıza kaçırmanıza neden olabilecek kadar hayal güçleri kısırdır.
Alınabilecek önlemler ile ilgili fikir vermeyeceğim zira, “benim çalışanım işini bilir”. İtiraf etmeliyim ki cehaletle veya hoşlanmadığım bir durumla savaşacak kadar Zorro ruhlu değilim. Yaşımın iki haneli rakamlara geçtiği dönemlerde Görünmez Adam olmak gibi bir arzum vardı ki bu durum her iki beynimi de etkisi altına almış hormonlarla alakalı olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Şimdi ise kendimi Superman’ e yakın hissediyorum fakat olmazsa olmazlardan hem tayt hem slip don ile ayrı ayrı ve ikili olarak problemim var.
Bu açıklayıcı olmayan konuyu değiştirmek için yazılmış nedenlerden sonra, verilmesi gerekli olan savaşta birkaç öneriden başka bir şey şu anda yapamıyorum. Mutlaka çivili sopa, burma aleti, yağlı kazık gibi caydırıcılığı yüksek materyaller kullanılmalı, göz bebeği teması kurmak için zorlanmalı gerekiyorsa gözden ateş çıkarılması öğrenilmeli, yumuşak karnı bulunmalı ve gerektiğinde basılmak suretiyle pislikleri yüzüne sıçratılmalı, aranızda para toplayıp İsviçreli bilim adamlarından yardım istenmeli v.b taktikler işinize yarayacaktır.
İlginizi çekebilecek başka yazılar
İlgili yazı yokmuş



















bir fıkra anlatmanın vaktidir:
Adamın birisi, evcil hayvan satın almak için bir Pet Shop’a girer. Gözüne üç çeşit maymun ilişir. Kafeslerinin önünde fiyatları yazar: 3.000 dolar, 5.000 dolar ve 10.000 dolar. Görevliyi çağırır ve sorar nedir olay diye. Görevli başlar anlatmaya: “Efendim 3.000 dolarlık maymun, ingilizce biliyor. Bilgisayarda yazı yazabiliyor ve oldukça uysaldır. 5.000 dolarlık maymun, ingilizce ve fransızca konuşabiliyor. Bilgisayar hususunda diğerinden daha hızlı. Üstelik evde hiç sorun çıkartmaz.” Adamın merakı giderek artıyor; “Peki 10.000 dolarlık maymun?” Görevli: “Onun ne iş yaptığını henüz çözemedim. Ama bu ikisinin müdürü olduğu söylendi.”
Yakın zamanda gazetede görevi değişen bendeniz, kendimi böyle avutmuştum :)
Müdür olmadığını anlamış bulunduk Aya. peki ne oldu görevin?
kralın soytarısı :)
genel yayın yönetmeni asistanı deniyor profesyonel yaşamda da; ben yukarıdaki tanımı kullanıyorum daha çok :)