Kesin kurşun döktürmem lazım. Artık geldi geldi tak etti. Son bir aydır o kadar yoğun, karmaşık ve hareketli yaşıyorum ki. Bir gün sonrasının planını bile yapamıyorum. Sürekli her şey değişiyor, bir aksilikler oluyor, yeni bir işler yükleniyor. Gece yattığım yataklar her gün değişebiliyor ve ben daha yeni yastığıma alışamadan bir başka odada buluyorum kendimi. Bugün balıklarımla beraber araba servisindeyken –evet radyatörü patlattım- gelen geçen güldü. Doktora yetişmeye çalışırken kaldırıma hafif bir sürtünmeden radyatörün nasıl delindiğini ve bana 1 milyar küsur hasar çıkarttıklarını anlayamadım. Arabada poşette bekleyen balıklarımı aldım ve klimalı bekleme odasında beklemeye başladım. Elinde bir poşetle iki balık görmeye alışkın olmayan yurdum insanlarına da tek tek açıklamalar yaptım. Bekledim, bekledim. Karnım acıktı, tost yedim. Bu radyatör çok muazzam bir parçaymış. Sipariş verdiler, iki gün sonra gelecekmiş. Ben de bavulumdan 2-3 parça bi kıyafet aldım ve balıklarımı da elime alarak arabama –ki benim arabam değil yasal olarak- elveda diyerek yola çıktım. Servisin yakınlarında oturan kuzenime balıklarımı bıraktım. Şimdi bir tencerenin içinde korku dolu bir şekilde sağa sola gidip duruyorlar. Onlar için kalacak bir yer bulduğum için rahatladım. Kuzenim umarım ben dönene kadar onlara iyi bakar, tencereyi ocağa falan koymaz, minnacık iki balık sonuçta, o kadar cani olamaz canım. Şimdi de iki gün için kendime kalacak bir yer bulmalıyım. Bu işi daha ayarlamadım. Vakit bulmuşken yazmak istedim. Belki birisi bana kurşun döktürebileceğim bir yer tavsiye eder. Bu nazar çok kötü bir şey. Her an tezahür edebilir. Böylece ilk kazamı da yapmış oldum, yani aslında sadece minik bir sürtünme ama çok isabetli ve başarılı bir şekilde hasar oluşturmuşum. Tekrar denesem olmaz. Zaten kaskonun hasarsızlık indirimine de elveda demiş oldum. 10 gün önce de zaten servisteydim, birisi ben uyurken sol aynamı götürmüş, çarpmış, kaçmış. Servis elemanlarıyla 10 günde bir buluşuyoruz yani. Hiç özlettirmiyorum kendimi. Artık çekici bir arkadaşım da oldu. İSKİ’deki arkadaşımdan hiç bahsetmesem daha iyi. Telefon listemde yok yok. Böyle minik ama baş ağrıtıcı işlerle uğraşıp duruyorum. Bu bir mesaj. Elbet daha kötüsü olabilirdi. Buna şükür. Ama nazara geldim sanırım. Hem telefonum da bozuldu. O da beni sevmiyor artık. Arabam bana küseli epey olmuştu zaten. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Şöyle her şeye toptan bir kurşun döktüreyim. Geçen ay yine bi talihsizliğime tanık olan polis memuru demişti zaten ‘sen bi falcıya görün’ diye. Biri büyü mü yaptırdı nedir. Hamamlara gideyim keseleneyim, kısmetim açılsın iş bulayım. Çiçekler açsın, böcekler gülsün, balıklarım da dans etsin.
Nazar boncuğu olan var mı?
bugün 2, toplam 125 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- kurşun nerede satılır
- kurşun nerde satılır
- nerede kurşun döktürebilirim
- nazar için kurşun nerede satılır
- nazara geldim













böyle durumlar karşısında içimdeki yetmişlik nine ortaya çıkıyor ve otomatiğe bağlanmış gibi hep şunları söylüyor:
“allah beterinden saklasın.”
“cana geleceğine mala gelsin.”
“her şeyde bi hayır vardır.”
“nasip,kısmet,mukadderat…olacağı varmış” vs vs vs :)
kurşun döktürmek şart. ama şöyle müsait bir türbe’ye “çaput” da bağlanabilir. tavsiyem, beşiktaş’taki “Yahya Efendi” türbesi :)