Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Öfkeyi kaybetmek…

30 Tem 09 (22:32) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 5 yorum

namkkemalam0Bazen kendimi 19. yüzyıl Osmanlı’sında sanıyorum. Sorunlarımız en nihayetinde benzerdir diyorum. Öfkeleniyorum tıpkı o zamanki insanlar gibi. “Biz bir zamanlar, Avrupa’yı titretirdik. Heyhât şimdi sıkıştık şu gündelik sıradan hayatımıza.” Oysa ki ancak cılız tarih kitaplarında okumuştum anlı şanlı tarihimizi. O dönemin entelleri gibi düşünüyorum; “Bu Frenk milletlerinden alalım treni ama vagonlara kadın erkek karışık binerse halimiz nice olur?” Ve benzeri bir sürü soruya hâlâ cevap üretemeyişimize yanıyorum. Bir türlü uyuşamadığımız bir medeniyetle karşı karşıya oluşumuzu hatırlıyorum. Uyuşmak zorundaymışız gibi, o elbiseyi her daim giymemiz lazımmış gibi, giyemezsek çıplak kalacakmışız gibi… Namık Kemal gibi öfkeleniyorum bazen, Ziya Paşa gibi… Hatta yer yer Mehmet Akif gibi. Cemil Meriç gibi, Tevfik Fikret gibi…

Öfkelenmek bu tip durumlarda en doğal hâl. Andre Gide okursunuz, Dünya Nimetleri’ne dokundurmayan kiliseye öfkelidir. Dante aslında öfkeyle çıkıp yola, tasvir etmiştir Cennet’i ve Cehennem’i. Bütün o rönesans artistleri, bütün o aydınlanmacı adamlar, bütün o bilim süvarileri öfkelidir. Önce kiliseye ve siyasi otoriteye, sonra onların ardında “var gibi duran” tanrıya. Ama hep öfkelidirler. Sıradan insan öfkesini bağıra çağıra dile getirir. İlkel benliğin dışavurumudur. Normaldir, yıkar geçer. Savaşlar, büyük felaketler, yıkımlar… hep sıradan insanın öfkesini gösterme biçiminden doğar. Aslında sıradan demeyelim, bir çeşit dışavurumdur diyelim.

Sanatçının öfkesi, roman olur. Resim, müzik, heykel, şiir… Hepsi olmasa da çoğu eserin altında bir öfke sezebilirsiniz. Yukarıda birkaçını anlattım. Öfkelidir çoğu sanatçı ve “dışarı” çıkar. Benliğini paylaşır. Öfkesi kendine görünse de hep “öteki”nedir. Ötekinin davranışları rahatsız eder onu. Kendisi en doğru olduğu için, öteki’nin yaptığı aptallıklara kızar. Namık Kemal, yer yer halkın anlayamadığını düşünmektedir. Yakup Kadri, “bilinçsiz” köylünün cahilliğine öfkelidir. Halide Edip, ki bir kadın olarak daha şefkatlidir, “bunlar eğitilmelidir” diye düşünür. Oğuz Atay, bir yerde “Biz çocuk kalmış bir milletiz” der, öfkesini kusar. Kendi “tutunamayan” haline acısa da, bir yerden sonra “anlatılan kendi hikayendir” diyecektir muhattabına.

Öfkelidir Ahmet Hamdi Tanpınar, hem de “iç medeniyetimiz” dediği şeyi ararken. Bulamadığına değildir öfkesi, gizlendiğine kızar bütün o kubbealtı’nın. Bir medeniyetin izlerini sürerken, kapatılan yollara kızar. Ve iyi bakın oralara bir yerlere, en ironik yazarlardır öfkelenenler. En masum öfke gibi görünse de onlarınki, bütün öfkeler gibi yıkıcıdır. Hatta belki daha da yıkıcı. Kara Kitap’ı okuduğum zaman, bir daha asla âşık olamayacağımı düşünmem gibi. Yahut Yeni Hayat’ta bütün “anlam” yüklü kelimelerimin izini kaybetmem gibi. Ne vardı bu kadar öfkelenecek? Diye düşündürmüştü uzun uzun.

On dokuzuncu yüzyıldan bugüne, öfkelenmenin nedenleri o kadar benzer ki, bazen diyorum bu ülkede hiçbir şey değişmiyor olmalı. Yahut değişiyormuş gibi yapıyor yalnızca. Hani bazen yıldızlar da yüzüyormuş gibi olur ya gökyüzünde. Öylesine bir sabit hâl üzere, devam ediyoruz sanki. Fakat dış dünya sürekli değişiyor da, bizdeki öfke sabit olabilir. Öfkelidir modern insan yüzyıllardır. Faust, şeytana çok kızmıştı zira. Şehirler öfkelendiriyordu insanı. Taş binalar, yollar, arabalar… Onunla uzlaşmaya çalışan Futuristler dahi öfkeliydi. Fırça darbeleri tuallerde keskindi, sertti, nutuk gibi yüze vuruyordu.

Ateizm diyordu yazar, aslında insanın tanrıyı reddetmesi değil, tanrının insanları bırakmasıydı. Öfkelenmenin sebebi bundandı. Godot bir türlü gelmiyordu. Bu nedenle Godot “yok” oluyordu. Halbuki biz zorda kalınca denizi ortadan ikiye yaranları özlemiştik. “Deus Ex Machina” deyince, yanımızda biten Hızır’ı bekliyorduk. Gelmiyordu. Öfkeliydik. Susmak da olmazdı. Beklemek çok uzun sürebilirdi. Hem demiş ya bir Arap şair, “beklemek ateşten daha azaplı”ydı. Ama biz “bekleyen” nesildik. “Şüphe” doğuruyordu uzun bekleyişler ve “şüphenin çocukları” oluyorduk.

Bir anda sihirli değnek gelsin, her şeyi düzeltsin istiyorduk. Ruhunu şeytana satan bizler değilmişiz gibi, gözümüzün önünde şeytan taşlansın istiyorduk. “İlk taşı günahsız olan atsın” diyeni unutmuştuk. Kavramlar kurup, kavramlar yıkıyorduk felsefenin dehlizlerinde, yahut herkes kendini “en doğru” sanıyordu. Öfkeliydi, değişmeyen kalabalıklara. Öfkeliydik, her gün aynı şeyi aynı şekilde yapan yığınlara. “Değişin!” diye bağırıyorduk; ki bütün devrimler bu nedenle yarım kalıyordu. Kimse değişmek istemiyordu…

En nihayet, öfkeli insanlar olarak, sinirimizden ölüyoruz. On dokuzuncu yüzyıldan bu yana, biriken öfkemizi “kafkaesk” tuallerle süslüyoruz. Her gün, dünyanın her yerinde yeniden yapılan oyunlarla sarkastik güldürüler sergiliyoruz. Ve bu konuda Doğu’nun da Batı’nın da eşdeğer olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim… Aslında öfkemi kaybettiğimi beyan etmekti amacım. Alttan alta öfkelendiğime vardım. Değmez mi bir kez daha “öfkelenmeyin” demeye…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 6 defa okundu...

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Öfkeyi kaybetmek…” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. einsah | 30 Tem 09 (22:46)

    Yine mükemmel bir yazı. Birkaç husus da benim aklıma geldi. hergün dinlediğimiz müziklere dikkatle bakarsak onlarda bir öfkenin – isyanın- dışa vurumu değil midir? Hatta neredeyse her cümlemizde birini düzeltme tabiri diğerle “edit” leme gayreti içinde değil miyiz? Yazı çok güzel bir tespit yapmış. kaleminize sağlık…

  2. Cawën | 31 Tem 09 (2:59)

    …you always surprises me with your writing skills : )
    i can’t understand 100% but i see a very complex construction and i think it is difficult not only for me…deep ideas and evolution.

  3. herangibiri | 31 Tem 09 (10:34)

    ‘öfke’ni(!) soluksuz okudum aya. Aslında bize soluksuz öfkeler lazım, samimi öfkeler.. Baktığında gözlerimiz alabildiğine uzakları görebilsin diye.

    Belki yeryüzü o zaman kazanacak, attığımız her adım buna şahit olacak:
    “Ve devrim; yeryüzüne yalın bir bakıştır”(T.Tufan)
    samimi öfkene, kalemine sağlık!”

  4. persephone | 1 Ağu 09 (0:15)

    öfkemizi kaybetmemiz için dünyanın cennet, insanların melek olması lazım gelir , ancak böyle yazılar okumak da insanı bir güzel durultabilir :) teşekkürler.

    bir küçük not: öfkeyi yutmak veya gömmek yerine sonucundaki ağır ‘sorumluluğu’ kabullenip öfkeyi kusmaktır aydının yaptığı iş, bu bağlamda aslında herkes kendi yuttuğunu bir şekilde çıkarmakla mükelleftir.

  5. Dua Eden Donald Duck:) : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 8 Eki 09 (16:49)

    [...] maskotlar da var ve iki kültür tam bu karede birbirine karışıyor.  Ayasophia’nın bu yazısını çağrıştırdı neden bana bu video. Ayasophia’nın yazısının postmodern bir şekilde [...]

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Sakin Kafayan (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Siyasetçiye bel altından vurma.. (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Böyle gelenek ne gerek? (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
  • google & sakinkafa

    • türk yemekleri
    • türk reptilian
    • rüyalari kontrol etmek
    • mavi balina
    • 90 lıların dinazor ailesi çizgi film izle
    • kaf dağı nerede
    • yemekte dinlenebilecek müzikler
  • sohbet muhabbet

    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.