Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Ölümün anlamı

23 Haz 10 (1:58) | ayasophia yazdı | Hafakan | 10 yorum

angel_of_death-2largeHerkes ölür. Kimi bir kurşunla, kimi yolda başına düşen bir taşla… Kimine araba çarpar. Kimi bir binanın tepesinden atar kendini. Bıçakla, jiletle ya da neşterle kesilir kiminin damarları. Bazısı suda boğulur yahut ateşte yanar. Kalp kriziyle de ölen olur, bağırsak düğümlenmesiyle de, apandisit patlamasıyla da… Tıp geliştikçe, ölüm sebeplerinin çeşitlendiğini görüyoruz yalnızca. Teşhis biçimleri artıyor, tedavi imkanları yerinde sayıyor; hiç! Ölümün bir tedavisi yok, evet. Ölümler ancak belli bir zamana denk geldiğinde anlamlı oluyor. Ölüm bir mücadelenin parçası olduğunda manaya dahil ediliyor. Oyunda bir merhaleye dönüşüyor. Ölenler için değil gene; ölenler için aslında bitiyor oyun da, mücadele de. Ölüp gidenler, ölüp gittikleriyle kalıyorlar. Kimse onları artık gerçekten algılayamaz hale geliyor. En güzeli de bu değil mi; artık konuşamasın insanlar ki, onlarla ilgili nihaî hükümler verebilelim. Değişmesinler…

Şimdi çokça duyduğumuz ölümler de böyledir. Eski Avrupa’da vebadan ölenlerin umursanmadığı zamanlar geride kalmıştır. Şimdi ölümler önemli bir istatistiğin parçalarıdır. Misal şöyle diyecektir bir TV yorumcusu: “1984′ten bu yana efendim, şu kadar insanımız öldü.” Evet, o istatistik içinde anlamlıdır ölümler. Cenaze törenlerinde, kelimenin içini doldura doldura törensellik icra edilir. O törenselliğin de bir parçasıdır “ölü”. Bir başkasını öldürmek için teknolojiyi bu kadar keskin kullanmak da insana düşen bir “yaşama biçimi”dir olsa olsa. Taşla öldürmeye başlar insan, keskin taşlarla ve bıçakla, mızrakla ve kılıçla, gürzle ve ağır toplarla, ateşli tüfekler ve otomatik silahlarla, makineli ağır silahlar ve roketatarlarla, el bombaları ve füzelerle, uçaksavarlarla ve nükleer bombalarla… Hiç durmamacasına.

Bazı kavimlerin kaderinde hep ölmek vardır. Yaşadıkları coğrafyanın kan kokan topraklarında, adeta ölüm bir hayat alışkanlığı olmuştur. Bir hayat planının orta yerinde öylece, kapkara bir leke gibi duruyordur. Nasılsa öleceğini bilerek, hem de bu ölümün aniden gelip üstüne yapışacağını düşünerek, hep bir gözüyle ölüme bakarak yaşar. Mesela Filistin’de yaşanan “gündelik hayat” buna çok benzer. Gazze Blues isimli kitapta, birisi İsrailli diğeri Filistinli iki kıvrak zekalı yazarın öykülerine sinmiş “ölüm” berrak bir su gibi akıp gider kelimelerin arasından. Ansızın bir ölümün “kader” oluşu, sadece tevekkül getirmez, yaşama biçimini değiştirir. Patlayan bombalar, delik deşik olmuş binalar, harabeye dönmüş şehir manzarası, “kurtuluş” türküleri söyleyen yığınlar… Değişmeyen, dönüşmeyen ve böylece kurtuluşa hep mesafeli kalan bir hayat.

Bazı coğrafyalarda ölümler sıradandır. Büyülenmiş gibi ölüme gider insanlar. Çölde susuz kalmış gibi kan akıtırlar. Tek çare ölmek ve öldürmektir. Gücü yettiğince, gücü yetmeyenleri vurmaktır. Silahla, bıçakla… Artık bir de sözle, anlaşmayla, köşe yazılarıyla, kitaplarla… Ölüm bazı coğrafyalarda inceldikçe incelir, görünmez olur. En önemli istatistik değerleri de buralarda işlenir. Ölümler birer bilgidir. O bilgiler, kütüphaneleri doldurur, gazete sayfalarını, manşetlerini, köşe yazarlarının içtenlikli analizlerini, yorumlarını. Ölüme ağlayanlar, aslında ölümü anlamayanlardır. Ölümler, kendi başlarına da bir şeyler anlatırlar ve ağladıkça aslında sağır olmak kaçınılmazdır. Ve öldürenin en büyük kaçamağı o sağır anlarda yaşanır. Ölümle kör ve sağır ettiği insanların arasında yaşamaya devam eder öldüren. Katil, içimizde bir yerlerde ağıt yakan vicdanımızın da içine saklansa, onu duymak, görmek ya da hissetmek artık imkansızdır.

Ölümleri artık anlamsızlaştıracak kadar “parça-bütün” ilişkisi içinde tanımlayanları susturun. O aşırı-anlamlılık halini matah bir şey sanan ‘vicdan’ üretim merkezlerinin seslerini de yok sayın. Ölenleri, “bizim” ve “onların” diye ayıklamayı da boşverin. Politik nedenleri, bireysel hırsları ve başkalarını çarpıştırarak ölümler üzerinden istatistiksel oyunlar oynayanları geçin. Bir nehirde boğulup ölen, kazara çıkan bir yangında yanıp kül olan, tren yoluna atlayıp intihar eden bir yakınınıza davrandığınız gibi davranın ölümlere. O zaman tam manasıyla anlaşılır olacaktır o “kara leke”. Ve coğrafya ancak böyle vazgeçecektir kaderinden. Çünkü insanlar birbirlerini binyıllardır öldürüyor… Ölenlerin “ses”lerini duyun!

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 18 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • çölde herkes ölür
  • dünya üzerinde yaşayan her canlı tek başına ölecek
  • dünya üzerinde yaşayan her canlı tek başına ölür
  • Leyl-i zahire cenap şehabettin
  • ölüm anlami

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Hakkari’de bir gecede sonen 24 hayat uzerine (0)
    Bir ekim gecesinde, kucuk cocu...
  • Ben Araksi, Dua Niyetine Bir Ölüm Senaryosu Kurguladım (10)
    Büyük yastıklı kahverengi kane...
  • Ölü Evi’nden Anılar (9)
    "Kayseri'ye iner inmez, cenaze...
  • The Godfather: “İnsan her yerde insandır.” (4)
    Aşağı Yukarı her yaz başın...
  • İtiraf Etmenin Dayanılmaz Hafifliği (7)
    Edebiyat hocamız demişti ki he...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Ölümün anlamı” için 10 yorum. Var mı arttıran?

  1. ayaz | 23 Haz 10 (13:05)

    Ölüm dedinizde Canan Tan ‘Cenazeler,riyakârlığın,ikiyüzlülüğün kol gezdiği yerlerdir.’ diyor Söylenmemiş Şarkılar adlı kıtabının Veda adlı hikâyesinde.Tam Tan’ın bu satırlarını okuduktan sonra “Ölenlerin ses’lerini duyun!’ tuz biber oldu açıkcası yarama…

  2. humour | 24 Haz 10 (21:44)

    Ölüm hakkında konuşanların onu hiç tatmamış olanlar olması ilginç değil mi sizce de?

  3. ayasophia | 24 Haz 10 (22:44)

    o halde ölüm hakkında en doğru sözü Beşir Fuad mı söylemiştir? sanmam. ölüm hakkında konuşmak değil mesele…

  4. kuzeydeki güney insanı | 25 Haz 10 (1:55)

    40 güzel di mi.

  5. ayasophia | 25 Haz 10 (3:07)

    güzel galiba. ama ben 15′imde öleceğimi düşünürdüm hep. üzerinden 8 sene geçti. 40′ın üzerinden de geçerse yıllar, ölmeyi unuturum diye korkuyorum.

  6. Revizyon | 25 Haz 10 (14:48)

    Filozof güzel demiş; ”Ölüm varsa biz yokuz, biz varsak ölüm yok, korkmaya konuşmaya ne gerek var?” diye.

  7. humour | 25 Haz 10 (15:04)

    Zaten hep ölümü unutmak değil mi yaptığımız, uykudan kaçmak da ölüm korkusundan, hayata bağlılıktan ötürü olsa gerek…

  8. yulimeka | 27 Haz 10 (20:55)

    Konuya değişik bir bakış açısı için

    bkz. http://www.sakinkafa.com/alti-cizili-satirlar-2-dussel-varliklar-kitabi/

    (Sanki siteye bir sözlük havası kazandırmaya çalıştım ve kendime güldüm)

  9. yulimeka | 27 Haz 10 (21:05)

    Necip Fazıl’ın muhteşem dizelerini de eklemek lazım konuya;

    Hep ayrılık; isteğe erince istek ölür
    Bir anda ölseler de insanlar tek tek ölür…

    Daha da ilginci Donnie Darko isimli filmde 100 yaşını aşmış Gidici Nine’nin Donnie nin kendisiyle dalga geçmesinin ardından kulağına “Dünya üzerinde yaşayan her canlı tek başına ölür.” diye fısıldamasıdır.

  10. ayasophia | 28 Haz 10 (1:53)

    donnie darko hakkaten hoş oldu şimdi… evet, her canlı yalnız ve sessiz ölür.

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Sakin Kafayan (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Siyasetçiye bel altından vurma.. (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Böyle gelenek ne gerek? (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
  • google & sakinkafa

    • rüyalari kontrol etmek
    • mavi balina
    • 90 lıların dinazor ailesi çizgi film izle
    • kaf dağı nerede
    • yemekte dinlenebilecek müzikler
    • age of görüntü
    • nasıl kitap okunur
  • sohbet muhabbet

    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.