Ridley Scott’ın yönettiği American Gangster için “Zenci Godfather” yakıştırması yapılmıştı. Filmin bir “baba” hikayesi olması dışında, her iki filmde de ortak olan şu yön var sadece: “Baba”lar istemeseler de girdikleri bu yolda, prensiplerini çiğnemek durumunda kalıyorlar. Ömürleri de bunun pişmanlığı ile son buluyor çoğunlukla. Bu nedenle de “dönüşüm” filmleri kategorisine giriyor benim açımdan. Karakterlerin, yaşadıkları olaylara bağlı olarak yaşadıkları dönüşümü oldukça düz bir üslupla ve güçlü imgelerle anlatması bir yana, bazı diyaloglarıyla insana “ulaaaan!” dedirtiyor. Ben ne zaman, “ulaaaan!” derim? Uzunca bir zamandır farkedemediğim bir şeyi farkettiğimde.
İspanya’nın güneyinde bir gezinti
Ocak ayında güney İspanya'ya gitme fırsatım oldu, yeyip içtiklerim benim olsun gördüğüm güzellikleri anlatayım istedim.Öncelikle şunu söyleyeyim, eğer Avrupa’da schengen sınırları içinde yaşıyorsanız, böyle bir geziye çıkmanız çok kolay. Zaman ve para sorunlarınızı çözdüğünüzü varsayarsak tabii. Avrupa içinde çok yaygın olarak uçuşlar düzenleyen ryanair bu iş için biçilmiş kaftan diyebilirim hem de İspanya’nın birçok şehrine sefer düzenliyor. Uçuşunuzdan bir iki ay önce bilet alabilirseniz çok ucuz miktarlara bulabilirsiniz. Hiç ilgili yazı yokmuş, ne ilginç di mi?
İstanbul; çekilmezliklerine (bile) mersiye…


Sözüm, bu şehirde doğup büyüyenlere değil…
Burada doğup büyümemesine karşın, burada doğup büyüyenlerden daha yerli olanlara da, değil… Onlar bu şehrin boğazının, slüetinin, erguvanının, yedi tepesinin, kulelerinin, şarkılarının sahipleri… Bizler çok sonradan geldik, her şey sahipli ve yerli yerindeydi geldiğimizde. Sosyolojik anlamda olmasa bile aidiyet anlamında bu şehrin varoşlarındaydık…
* **
Dışarıdan gelip yerleşenlerin, sonradan gelenlere rehberlik ederken sıkça kullandıkları bir cümle vardır: “Bu şehir, önce nefret ettirir kendinden. Sonra da bağımlılık yaratır.” Evet bir çok insan “Uzun kalmayacağım.” deyip başlamıştır bu şehirdeki macerasına ve sonra çocuk, torun vs derken döneceği yere ya omuzlarda döner ya da arkadan gelen nesiller onu “Yakınımızda ...
Mevlana Şems’e Âşık mıydı?


Madem ki kuantum fiziği ile felsefe dünyası büyük bir nefes aldı, cevabımız şudur: Hem evet, hem hayır. Çünkü, bu iki zâtın arasındaki "muhabbet" bizim dünyamızın kriterleri ile bir "aşk" değildi. Fakat, aynı muhabbet, çok ileri düzeyde, belki "hayret makamı" içinde bir aşk'tı. Bunu anlamak için, önce "muhabbet" kapısı açılmalı, ardından "hayret makamı" ve Mevlana felsefesinin temeli olan "tevhid" esasları açıklanmalı, son olarak "aşk" bahsine tasavvufî bir giriş yapılmalıdır. Başka türlü, bu işin içinden çıkmanın en kestirme yolu şu oluyor: Mevlana ile Şems arasında eşcinsel bir aşk vardı. Yahut, Şems aslında hiç yoktu veya bir kadındı. Bu çözümlemeler bana hep "basit" ...
İlginç Bir Fotoğraf Çalışması: “Feet First”


Ömrünün her safhasında aynı mekana gidip aynı pozu çektiren bir adamın fotoğraflarını biliyorum. Kronolojik sıra ile baktığınızda her fotoğrafta adamın saçının modeli, giysileri, hatta fotoğraf kalitesi bile çekildiği dönemi yansıtıyor. En güzeli de bir vakit sonraki fotoğraflarda önce eşini görüyorsunuz, sonra sırayla ilk ve sonraki çocuklarını, “an”ı ölümsüzleştiren o karelerde.
"Yıllar neleri götürmüş özünden, neleri değiştirmiş / sele mi kapıldın İstanbul yokuşunda" esprisini yapanlar olmuştu, lakin yaşadıklarınızı gülümseyerek anımsayanlardansanız siz de, “ şiddetin ne hoş/ne güzel şefkatin”i mırıldanırken bulabilirsiniz kendinizi. Değil mi ki geçmişin elemi gidiyor, lezzeti kalıyor?
Fotoğraf böylesi “süper” bişey işte. Hiçbişey “bitmiş gitmiş” olmuyor.
İmkân olsa da bulsak, paylaşsak o çalışmayı.
Elimizde ...
Komedyen Duruşları
Şuradaki yüz ifadesindeki canlılığa, ağızdaki rahatlığa omuz ve kollardaki kendine güvene bakın. Usta komedyen duruşu budur işte. Ya da usta demiyelim de, usta komedyen duruşuna sahip komedyen duruşu. Sanki kollarıyla sizi keklik gibi avlayacak bir çevikliğe sahip. Sanki bir o yana bir bu yana espri bombalayacak bir yanar dönerlik var halinde... İşte kabına sığmayan, komedyen budur...
Related posts:Dilbilgisi Dersi: “Dahi anlamındaki -de, -da ayrı yazılır.” ...
Tasolarımla Hayat Ne Güzeldi…


Küçükken bilgisayarı şimdi kullandığım kadar kullanmıyordum. Genelde dışarı çıkıp akşama kadar top oynuyor,bisiklete biniyor,yerden yüksek gibi oyunlar oynuyordum.Onları oynuyordum ama bana Tasolarla oynaması daha bir neşe, bir sevinç ya da hüzün katıyordu.Çünkü ya yeniyor ya da yeniliyordum.Şimdi ise bu tasoların bir espirisi kalmadı.Kartlar,bilgisayar ve playstation oyunları çıktığı için bu tür tasodur,yerden yüksektir, hatta dışarı çıkıp top oynama bile kalmadı.
Related posts:Gündelik Hayat Yanılgıları ...M. Bison’un Hayat Hikayesi ...Hayat Dersi 3: Başlarsan Biter ...
Aysel Gürel’i anmak… ya da delilige övgü
"Bir miktar delilik, en kutsal zekadir.....ayirt edebilen göze"
(Emily Dickinson)
Aysel Gürel... 17. Subat 2008'de kaybettigimiz kadin...
I.Ü. Edebiyat Fakültesi, sanat tarihi mezunu, Türkolog, Edebiyat ögretmeni, tiyatro oyuncusu, sair ve sarki sözü yazariydi. Ünzile, Firuze, Sen aglama gibi, daha nice güzel sarkilarin sözlerinin de yazariydi.
Cok uzun yillar evvel TV'de kendisini ilk gördügümde "e yok artik, ucmus bu!" demistim...Ama zamanla bana, insanlara yüzeysel bakmamayi, bize cok farkli ve ters gelen özelliklere sahip olan insanlarin da, aslinda nekadar derin, degerli ve sevilmeyi hakeden insanlar olabilecegini... yargilamamayi ögretti.
Bizim toplumumuza hep fazla geldigini düsünmüsümdür... Kendisiyle dalga gecenlerle dalga gecen, hatta kendisiyle de dalga gecebilen, icinden geldigi gibi ...
Lambada’yı özlüyorum… /Yassak kardeşim özleme/


90lı yılların başı. Her şeye karşı en meraklı olduğum zamanlar. Bir şarkı var her yerde duyduğum. Artık nerelere takılıyorsam o dönem. Aman bir şey sanmayın bakkal çakkal yani, öteye gidemiyorum. Belki servis şoförü amcamız da çalıyordur arabasında. Oradan buradan duymuşum işte. Ipod yok o dönemler, acele etmeyin daha çok var icadına. İşte o şarkıyla okuma bayramında mı yoksa öyle özel bir gecede mi şimdi tam hatırlamıyorum bir gösterimiz vardı. Herkes çok mutlu, dans ediyorduk. İlkokul çocuğu neşesiyle, sorgusuzca...
“çoolaabenito marianna luiz albertooo…”
Öyle saf saf söylüyorduk. Her teneffüste tren olur,
Related posts:Güzel Kardeşim Emergency ...Cümbeci Yaşar ...Küçüklüğümün Çizgi Filmi Ninja Kaplumbağalar ...
Tırsmanın ötesinde “çocuklu korku filmleri”


Çok ufak yaşlarımdan beri doğaüstü hikayelere, korku filmlerine bayılırım. Tek çocuk olmam hasebiyle odamda gözlerim faltaşı gibi açık, yatmadan önce annemlerin eş dostla konuşurken anlattığı gizlice dinlediğim perili korkunç hikayeleri tasvir ederek çok zaman geçirdim. Uzun süre annemle babam beni bunlardan uzak tuttular, ama önce halamlardaki beta sonra bize alınan vhs video ile kuzenimle beraber bu çemberi yardık. İlk bilinçli izlediğim korku filmi "Evil Dead" oldu ki başarılı bir film olmasına rağmen beni sarmadı. Daha sonra oldukça iddialı filmleride izledim ama beklediğim gibi olmadı hiçbiri, taa ki "Hayvan Mezarlığı" filmini izleyene kadar.
Related posts:İzlenesi Uzak Doğu Filmleri-1 Bir Kim Ki Duk ...
Mühendisliğin Saplantıya Dönüşümü
Çocukken düşündüğümüz bir çok ayrıntı olur. Kafamızda ilginç mekanizmalar kurar, sistemler icat eder, senaryolar kurarız. Bu çeşitli hayaller ve düşünceler kimi zaman bir büyüğün gerçekçi planlarıyla son bulur, kimi zaman ise fiziğin ve en önemlisi termodinamiğin acımasız kurallarına çarpan bir devridaim makinası kadar acınacak halde olur. Aslında benim yazacaklarım tam da onlarla ilgili.
Related posts:Isı Yalıtımının Saplantıya Dönüşümü ...
-
Sinema Sanattır 2: American Gangster
29 Oca 10 (12:39) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 2 yorum
-
Onlara Göre Reklam, Bana Göre Çikolata
29 Oca 10 (11:31) | ayine yazdı | Bilgi Davarcığı | 3 yorum
Belki başka yerlerde de vardır, ben portakal ağacında gördüm. Fare ile bir şekil çiziyorsunuz, vee …
Çok cici bir reklam olmuş. Çekinmeyin, siz de deneyin :)
-
Age Of Empires’ta Rush Yapmak
29 Oca 10 (8:55) | Nohut yazdı | Hayattan Detaylar | 5 yorum
Bu yazı Age Of Empires oynayanları ilgilendiriyor. (Oynamayanlar içinde biraz açıklama yaptım) Ekşideki bir entry’i direk copy paste ediyorum:
-
Altı Çizili Satırlar – 3 (Biz ve İkbal)
29 Oca 10 (7:49) | yulimeka yazdı | Kültürel Köşe | 0 yorum

…
İnsanlar cansız ve soğuk mankenlere dönüştüler; cansız mankenler gibi değişip duran modalar sırtlarına ne giydirirse giydirsin, “hayır” diyemiyorlar.
-
Arkadaşlar manşetler güncellensin, site güzel eğlenceli olsun…
E peki nasıl olacak?
Şu manşetler neden güncellenmiyor arkadaşım diyenler olabilir.
İşte onlara bunu değiştirme fırsatı! Üstelik hiç bir ücret ödemeden.
Nasıl mı değiştiriliyor… Zor bir şey değil anlatılır. Sitede 3-5 ayını doldurmuş ya da en azından eski yazıları okumuş vakıf arkadaşlar. Zevkinize göre manşete taşıyacağınız yazıları seçin, afişleri hazırlayıp koyma fırsatı!
Not: Düzenli manşet girecek deyince gözünüz korkmasın. Haftada 1 kere değişecek, 20-25 dakika yeterlidir. Çıksın bir gönüllü yoksa “vallaha sataram siteyi haa!!”*
*Züğürt Ağa
-
İnsan Matematiği
28 Oca 10 (23:58) | ereces yazdı | Akıl Defteri | 0 yorum
Kadim zaman tespitleri, yakın gelecek tahminleri\beklentileri\planları içeren insanın gençlik döneminin haritası. Hikaye 14 yaşında başlar. Çocukluğun oradan oraya koşturan, kırsa da dökse de en iyi ihtimal bir sille ile işin içinden çıkabileceği ama içerisinde zerre parçası kalmayan umursamaz tavırları vücut üzerine yapılan fikir mesailerinden sonra artık gençlik çağına adım atıldığının müjdeleyicisidir. Tam da buradan sonra kritik yaşlar 17, 21 (REDD’e selam ederim), 24, 27, 30 ve 35′tir. Her biri kendi içerisinde alengirli, her birinin dönüm noktası bir o kadar sancılı ama insanın öğrenebileceği kadar öğrendiği, eğlenebileceği kadar eğlendiği ve her zaman hasretle anacağı çağlarıdır.
-
Çok Lâzımdı Bu Tatil
28 Oca 10 (23:42) | segah yazdı | Hayattan Detaylar | 1 yorum
Beş gündür tatilimin keyfini sürüyorum. Dört ay boyunca stresin hasını yaşayıp, sürekli sürekli ders çalışmanın zorunluluğunu yaşamış biri olarak çok da hakettim bunu. Afyonkarahisar Dinar’da kardeşim “ortason” ile kendi çapımızda bir tatil geçiriyoruz. Kendi çapımızda derken, gerçekten, tam manasıyla kendi çapımızda bir tatildeyiz.
-
Altı Çizili Satırlar – 2 (Düşsel Varlıklar Kitabı)
28 Oca 10 (11:56) | yulimeka yazdı | Kültürel Köşe | 3 yorum
CHUANG TZU’NUN DÜŞÜ
Chuang Tzu düşünde bir kelebek olduğunü gördü ama uyandığında düşünde kendini bir kelebek olarak gören bir insan mı, yoksa düşünde kendini bir insan olarak gören bir kelebek mi olduğunu bilemedi.
.gif)
Chuang Tzu’dan (1889), Herbert Alen Giles
Düşsel Varlıklar Kitabı, Jorge Luis Borges
-

Arkadaşlar böyle sağdan soldan gelen şeyleri yayınlamam ama Garanti’nin son reklamı çok ilgimi çekmişti ve kimseden bir tepki gelip gelmeyeceğini merak ediyordum. Beklenen tepki bugün mailime düştü. Önce reklamı izlemeyenler için:
-
Sakin Kafayan
28 Oca 10 (0:02) | Nohut yazdı | Afacan Köşe | 14 yorum
Böyle bir espri gelmişti aklıma pek de anlamı yok aslında. Nedense içimden geldi de neden geldi anlamadım. Bizim site meğersem Ermenilerin kurduğu bir siteymiş, kurucusunun adı da Sakin Kafayanmış. Osmanlı tebasından bir adammış, fotoraftakilerden sağdan 3. falanmış diyesim geldi işte. Bu adam gizli bir Ermeniymiş, sonra Rusya’ya kaçmış, Sakinkafa.com’da Rusya’nın emellerine hizmet ediyormuş. Bence bu gerçek.
-
Şiirler, hikayeler ve masallar okudum.
Müzik dinledim. Sözlere kulak verdim. Melodiyi içime hapsettim.
Aşk’a baktım. Benim tanımımla uyuyor mu acaba diye. Yanılıyorum bazılarında cok haklı cıkıyorum. Benim tanımım mı ne? Biraz heyecan iyidir sona sakladım.
-
Gözlem Numarası: 2
27 Oca 10 (23:01) | Ortason yazdı | Bilim ve Teknoloji | 3 yorum
Tarih: 26/01/2010
Yazılım/kitap/atlas: Stellarium
Başlangıç Zamanı: 18.40
Bitiş Zamanı: 19.20
Yer: Balkon/Ev
Optik: Dürbün Konus 2110 20×80
Işık Kirliliği: 3-4
Bulutlar: Hafif
Rüzgar: 8 km/sa
Sıcaklık: -2.5 C
Malzemeler: Pusula, mont, ayakkabı, bere(şapka), laptop
-
Sigara Yasağı
27 Oca 10 (22:57) | MelkeDe yazdı | Hayattan Detaylar | 6 yorum
Hiç açıklama yapmadan göndermemi yapıyorum kendi halimde.
Buyrun istediğiniz yerden yakın.Birisilerine;
26 Ocak 2010 tarihi itibariyle sigara yasağının gerçekten var olduğunu anlamış bulunmaktayım. Evet, böyle bir yasak varmış. Gerçekten kapalı mekânlarda sigara içmek yasakmış. Bana bunu bizzat elime verdiğiniz bir A4 kâğıtla kanıtladığınız için sizlere teşekkür etmeyi borç bilirim. Lakin anlamadığım bir nokta var. O da şudur ki; bahsettiğiniz 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39.Maddesi’nin 1. Bendi mi artık neyse orada yer alan bu 70TL’yi bana geçirmenize imkân sağlayan cümlenin tam olarak
-
Excel İle Gelen Ferahlama
26 Oca 10 (23:10) | segah yazdı | Bilim ve Teknoloji | 2 yorum
Finallerini yeni bitirip huzura kavuştuğum dönem içinde, haftalardan bir hafta, Enerji Dönüşüm Sistemleri dersinden bir ödevim vardı. Rüzgar türbini tasarımı ile ilgilenenenler bilirler, türbin kanatçıklarını tasarlarken yaklaşık 25 tane ayrı denklemin kökünü çıkarkam gerekir. Bu denklemler de öyle (a^2+2ab+b^2) cinsinden değildir. Çok karışıktır ve muhakkak bilgisayarda nümerik yöntemler kullanılarak çözülmesi gerekir.
Bu sebeple, Matlab kullanarak ödevimi yapmaya karar vermiştim. Birden çok denklemin olması sebebiyle hepsini ayrı ayrı hesaplamamak için ufak bir kod yazmam gerekti.
-
Gözlem Numarası: 1
26 Oca 10 (17:29) | Ortason yazdı | Bilim ve Teknoloji | 4 yorum
Tarih: 25/01/2010
Başlangıç Zamanı: 18.15
Bitiş Zamanı: 18.35
Yer: Balkon/Ev(Afyon)
Optik: Dürbün Konus 2110 20×80
Yazılım/kitap/atlas: Stellarium
Işık Kirliliği: 3-4
Bulutlar: Yok denecek kadar az
Rüzgar: 18 km/sa
Sıcaklık: -6.5 C
-
Tarifi zor duygular içerisindeyim efendim. İçerisinde bulunduğum durumu adlandırmak için uygun bir kelime bulmaya içim elvermiyor. Çünkü hüzünbaz bir haldeyim; ne hayretler içerisinde sevinebiliyorum, ne de doğru dürüst konsantre olup üzülebiliyorum. Her harükarda kendimden utanıyorum.
Sebebini şöyle izah edeyim. Perşembe akşamı bir dost meclisinde bir maçtan bahis açıldı. Söylendiğine göre Benfica ile oynamak için dünya yıldızlarından oluşan bir takım Lizbon’a gelecekmiş. Aslında konu Hagi geliyor ile açıldı. Sebebini öğrenmeye niyetlendiğimde ise, bu tür organizatörlerin baş mimarları olan “Zidane ve Ronaldo’nun arkadaşları” isimli takım Haiti’de meydana gelen depremde zarar görenlere yardım etmek için buradalarmış.
















