sakinkafaatari oyunları

  1. Kopya Veren Arkadaş

    orta okul İngilizce genelde ezbere dayalı ders olduğu için sınavdan birgün önce çalışmaya başladım.Eksik olduğum konulara uzun uza göz attım ama eksik olmadığımı zannettiğim hastalıklar konusuna çalışmamıştım.Tabi yarın sınavda onun yüzünden tökezleyeceğimi bilmiyordum.

    Yattım ve Sabah kalktım.Servise bindim, okula gittim.İlk iki ders Matematikti.


  2. Bir stajyerin günlüğü… (3)

    Stajyer dediğin adam staja gidiyorsa bir anlam ifade ediyor aslında. Stajyer, kimliğini iş üzerinden kurmuş fakat bu işten para kazanmadığı için de (en azından ben kazanmıyorum) bir kimlik bunalımının ortasındadır. Peki stajyer işe gitmezse ne olur? O zaman stajyerliğin en alt mertebesine doğru yol alır. İnişin bir sonu yoktur elbette. Eğer staj defteri gibi sorunlarınız varsa (neyse ki benim yok!) gidip imza atan kişiye yalvarmanız lazım. Abi ben ettim, sen etme demeye alışmalısınız. Eskiler ne demiş? El öpmekle dudak aşınmaz…


  3. Başkaparmak’ın evlilik maceralarının birçok kişi gibi ben de müdavimi oldum. Neler çektiğini kendi gözünden içtenlikle ifade ediyor. Çok samimi, lafını sakınmıyor, kendisini de eleştiriyor, araya espriler katıyor… Daha ne olsun?

    Yanlız kadınlar konusunda biraz belaltı çalışıyormuşuz gibi geliyor. Başkaparmak’ın çalışmayan, evde de çalışmayan kadınına karşılık; hem evde, hem dışarda çalışan ve çevresindeki erkeklerden yakınan büyük bir kadın kitlesi vardır. (Evet, demokratik objektif bir adamım ben)


  4. Cinebonus & Pişkin EsnafTepe Nautilus , namı diğer Acıbadem Carrefour’un pek teknolojik sineması Cinebonus’ta günlerden bir gün “Dünyanın Merkezine Yolculuk” filmine gittik. İlk defa 3 boyutlu film izleyecek olmanın verdiği heyecanla, herşey tam olsun istiyorduk bu şenlik gibi aksiyon filminde. O yüzden salona girmeden önce yanaştık patlamış mısır satılan bölüme ve sordum kibarca satış yapan arkadaşa: “Mısır taze mi?”. Soruyu sorarken daha 1 hafta öncesinde Capitol Spectrum sinemalarında


  5. Cumhuriyet tarihinin de ilk esprilerinden birisi olan “meclis esprimi” bilmem okuma şansı elde ettiniz mi?
    Yıl: 1944
    Yer: Meclis binası
    Espri üstadlarının her yere girmesi son derece kolaydır. Gazetelere, özel toplantılara, devlet büyüklerinin yanına elimizi kolumuzu sallayarak girebiliriz. Zira gittiğimiz her yere espriler taşırız, herkes bizlere bayılır.


  6. Bir stajyerin günlüğü (2)

    Stajyer, henüz tanınmayan ve güvenilmeyen birisi olduğu için, bölümdeki birisine ‘emanet’ edilir. Bu emanet edilme sürecinde, stajyerin orada tutunmak için yapabileceği en önemli şey, o emanetçi kimseye yakınlaşmaktır. Yakınlaşmayı sağlayabilecek pek çok etken vardır tabi, fakat en kolay ve ucuz olanı sanıyorum bir şeyler ısmarlamaktır. İltifat edip vıcık vıcık görünmektense, çay ısmarlayıp cömert görünmek en makul yoldur.


  7. Birkaç filozof vardı ismini hatırlamadığım; insanoğlunun teknoloji dediği şeyin aslında doğayı taklit etmek olduğu tezini öne süren. Bir farkla; teknoloji insanın kendi yaratma eyleminin neticesidir diyorlar. Her neyse, güzel bir giriş olmadı, farkındayım… Mesaj kaygısına son deyip, anlatmak istediğimi anlatayım.

    Dün yeni açılan bir at çiftliğine gittim ve hayatımda ilk defa ata bindim. Çiftliğe gittiğimizde atı hazırladılar, getirdiler.


  8. Dev Mehtap ProjesiProje no : 0001
    Projenin adı : Dev Mehtap Projesi
    Projenin amacı : Ay ve dünyayı birbirlerine yaklaştırmak.
    Gerçeklik payı : %0.0000017 (Her zaman bir olasılık vardır)

    Öncelikle ekvatorda yaşayan dünya vatandaşlarını evlerinden barklarından ve yurtlarından tahliye ediyoruz. Neden mi?


  9. Oyuncak Müzesi

    Sıkıcı müzeler istemiyoruz demiştik. E bari sıkıcı olmayan müzeleri tanıtalım da, bir işe yarasın bu çağrımız. Sunay Akın’ın gayretleriyle İstanbul’da bir oyuncak müzesi kuruldu. Neler var bu müzede? Eski oyuncaklar. Benim dönemimin ucundan yakaladığı, ama tam olarak da yaşamayadığı, tenekeden, tahtadan yapılma süslü oyuncaklar…
    Dünyanın 4 bir yanından gelmiş oyuncaklar var bu müzede.


  10. Bir stajyerin günlüğü… (1)

    Çok sevgili SakinKafa okurları ve değerli mesai arkadaşlarım,

    İşbu yaz’ımı değerlendireyim, diğerleri gibi boşa gitmesin projemin ikinci ayağı (ilki SakinKafa’dır) bu staj meselesiydi. Çok zamandır dillendirdiğim fakat bir türlü mekana gelip de başlayamadığım bu staj vesilesiyle, sizleri ofis hayatının sıkıcılığını katmerlendiren bu staj hadisesinden haberdar etmek isterim.



  11. The Crow: Gotik Canlar

    Alexis Proyas’ın gotik filmlerinden daha karanlık atmosferi sanıyorum Tim Burton bile oluşturmaya dayanamaz. Burton’ın ahenkli filmlerden, gotik filmlere geçişi belki de bu süreci imkansız kılıyor. Fakat Proyas, The Crow filmini kült hale getiren bir gotik ustası. İyi de nedir bu gotik? Nedir bu The Crow?

    Gotikle ilgili olarak söylenti çok fakat sokakta gördüğümüz kadarıyla her şeyin siyah olmasıyla ilgili bir durum.


  12. Zeki, saf, biraz kıt akıllı, ne söylense oturup dinleyen, inanan yurdum delikanlısı. Metin, akıllı, delikanlı, Zeki’yi korumak ve kollamakla görevli, mahallelinin başı sıkıştığında koştuğu bitirim. Bu ikilinin gerek tiyatro sahnesinde, gerek filmlerde çizdiği karagöz-hacivat vari tiplemeler bir döneme damgasını vurmuştu sanıyorum.

    “Bu adamlar nereye bakıyor?” diye reklam yaptıkları filmi hatırlarsınız. Aslında o film, bir anlamda oyuncuların yaptıkları işle oldukça bağlantılıydı. O zamanlar televole olsaydı mesela, en çok konuşulacak ünlüler Zeki-Metin’di. Soyadları zaman zaman karıştırılsa bile, onlar bir şekilde Karagöz Hacivat’tan sonra çıkmış en önemli ikililerden birisiydi.


  13. Bir kelime bir işlem

    Rastgele ekranda beliren harflerle hecelenen kelimeler ve yine rastgele sayıların el ele tutuşup büyük sayılara ulaşması… Bir Kelime Bir İşlem, televizyon ekranlarına büyülü bir türkçe-matematik soru bankası gibi düşmüştü. Belki de televizyon tarihinin en sade ama en çok seyredilen programıdır.

    Kolay değil, önce bir kelime sonra bir işlem soruluyor.


  14. Size bol bol avanta sunan 2 siteden bahsedeceğim, böylelikle belki internette kaybettiğimiz vakitlerin bir kısmını kazanca dönüştürebilirsiniz.
    1) www.promosyonkap.com (artık yayında değil)
    2) www.hergunkampanya.com

    promosyonkap.com’da sitede bir tane promosyon ürün oluyor, sen siteye kaydolup çekilişe katılıyorsun. 120 saniyede bir, bir katılma hakkı daha kazanıyorsun. Ne kadar çok çekiliş için tıklarsan şansın o kadar çoğalıyor.


  15. Pekin Olimpiyatları açılış töreni

    8 sayısının uğuruna inanan Çinliler, 8. ayın, 8inde, saat 8i 8 geçe; Olimpiyatın açılış törenini başlattı. Bilmem izleyebildiniz mi? Böyle bir görsel şov izlememiştim doğrusu. 91 bin seyirci kapasiteli, “Kuş Yuvası” diye bilinen stadyumda gerçekleştirildi açılış.