Aşağıda İngilizce telefon görüşmelerinde sıkça kullanılan İngilizce cümleler ve Türkçe anlamlarını sıraladım.
Hold on (Hold the line) please.
Hatta kalın lütfen.
Şuradaki yüz ifadesindeki canlılığa, ağızdaki rahatlığa omuz ve kollardaki kendine güvene bakın. Usta komedyen duruşu budur işte. Ya da usta demiyelim de, usta komedyen duruşuna sahip komedyen duruşu. Sanki kollarıyla sizi keklik gibi avlayacak bir çevikliğe sahip. Sanki bir o yana bir bu yana espri bombalayacak bir yanar dönerlik var halinde... İşte kabına sığmayan, komedyen budur...
Related posts:Dilbilgisi Dersi: “Dahi anlamındaki -de, -da ayrı yazılır.” ...


Ömrünün her safhasında aynı mekana gidip aynı pozu çektiren bir adamın fotoğraflarını biliyorum. Kronolojik sıra ile baktığınızda her fotoğrafta adamın saçının modeli, giysileri, hatta fotoğraf kalitesi bile çekildiği dönemi yansıtıyor. En güzeli de bir vakit sonraki fotoğraflarda önce eşini görüyorsunuz, sonra sırayla ilk ve sonraki çocuklarını, “an”ı ölümsüzleştiren o karelerde.
"Yıllar neleri götürmüş özünden, neleri değiştirmiş / sele mi kapıldın İstanbul yokuşunda" esprisini yapanlar olmuştu, lakin yaşadıklarınızı gülümseyerek anımsayanlardansanız siz de, “ şiddetin ne hoş/ne güzel şefkatin”i mırıldanırken bulabilirsiniz kendinizi. Değil mi ki geçmişin elemi gidiyor, lezzeti kalıyor?
Fotoğraf böylesi “süper” bişey işte. Hiçbişey “bitmiş gitmiş” olmuyor.
İmkân olsa da bulsak, paylaşsak o çalışmayı.
Elimizde ...


Sözüm, bu şehirde doğup büyüyenlere değil…
Burada doğup büyümemesine karşın, burada doğup büyüyenlerden daha yerli olanlara da, değil… Onlar bu şehrin boğazının, slüetinin, erguvanının, yedi tepesinin, kulelerinin, şarkılarının sahipleri… Bizler çok sonradan geldik, her şey sahipli ve yerli yerindeydi geldiğimizde. Sosyolojik anlamda olmasa bile aidiyet anlamında bu şehrin varoşlarındaydık…
* **
Dışarıdan gelip yerleşenlerin, sonradan gelenlere rehberlik ederken sıkça kullandıkları bir cümle vardır: “Bu şehir, önce nefret ettirir kendinden. Sonra da bağımlılık yaratır.” Evet bir çok insan “Uzun kalmayacağım.” deyip başlamıştır bu şehirdeki macerasına ve sonra çocuk, torun vs derken döneceği yere ya omuzlarda döner ya da arkadan gelen nesiller onu “Yakınımızda ...
"Bir miktar delilik, en kutsal zekadir.....ayirt edebilen göze"
(Emily Dickinson)
Aysel Gürel... 17. Subat 2008'de kaybettigimiz kadin...
I.Ü. Edebiyat Fakültesi, sanat tarihi mezunu, Türkolog, Edebiyat ögretmeni, tiyatro oyuncusu, sair ve sarki sözü yazariydi. Ünzile, Firuze, Sen aglama gibi, daha nice güzel sarkilarin sözlerinin de yazariydi.
Cok uzun yillar evvel TV'de kendisini ilk gördügümde "e yok artik, ucmus bu!" demistim...Ama zamanla bana, insanlara yüzeysel bakmamayi, bize cok farkli ve ters gelen özelliklere sahip olan insanlarin da, aslinda nekadar derin, degerli ve sevilmeyi hakeden insanlar olabilecegini... yargilamamayi ögretti.
Bizim toplumumuza hep fazla geldigini düsünmüsümdür... Kendisiyle dalga gecenlerle dalga gecen, hatta kendisiyle de dalga gecebilen, icinden geldigi gibi ...
Çocukken düşündüğümüz bir çok ayrıntı olur. Kafamızda ilginç mekanizmalar kurar, sistemler icat eder, senaryolar kurarız. Bu çeşitli hayaller ve düşünceler kimi zaman bir büyüğün gerçekçi planlarıyla son bulur, kimi zaman ise fiziğin ve en önemlisi termodinamiğin acımasız kurallarına çarpan bir devridaim makinası kadar acınacak halde olur. Aslında benim yazacaklarım tam da onlarla ilgili.
Related posts:Isı Yalıtımının Saplantıya Dönüşümü ...


Çok ufak yaşlarımdan beri doğaüstü hikayelere, korku filmlerine bayılırım. Tek çocuk olmam hasebiyle odamda gözlerim faltaşı gibi açık, yatmadan önce annemlerin eş dostla konuşurken anlattığı gizlice dinlediğim perili korkunç hikayeleri tasvir ederek çok zaman geçirdim. Uzun süre annemle babam beni bunlardan uzak tuttular, ama önce halamlardaki beta sonra bize alınan vhs video ile kuzenimle beraber bu çemberi yardık. İlk bilinçli izlediğim korku filmi "Evil Dead" oldu ki başarılı bir film olmasına rağmen beni sarmadı. Daha sonra oldukça iddialı filmleride izledim ama beklediğim gibi olmadı hiçbiri, taa ki "Hayvan Mezarlığı" filmini izleyene kadar.
Related posts:İzlenesi Uzak Doğu Filmleri-1 Bir Kim Ki Duk ...
Ocak ayında güney İspanya'ya gitme fırsatım oldu, yeyip içtiklerim benim olsun gördüğüm güzellikleri anlatayım istedim.Öncelikle şunu söyleyeyim, eğer Avrupa’da schengen sınırları içinde yaşıyorsanız, böyle bir geziye çıkmanız çok kolay. Zaman ve para sorunlarınızı çözdüğünüzü varsayarsak tabii. Avrupa içinde çok yaygın olarak uçuşlar düzenleyen ryanair bu iş için biçilmiş kaftan diyebilirim hem de İspanya’nın birçok şehrine sefer düzenliyor. Uçuşunuzdan bir iki ay önce bilet alabilirseniz çok ucuz miktarlara bulabilirsiniz. Hiç ilgili yazı yokmuş, ne ilginç di mi?


90lı yılların başı. Her şeye karşı en meraklı olduğum zamanlar. Bir şarkı var her yerde duyduğum. Artık nerelere takılıyorsam o dönem. Aman bir şey sanmayın bakkal çakkal yani, öteye gidemiyorum. Belki servis şoförü amcamız da çalıyordur arabasında. Oradan buradan duymuşum işte. Ipod yok o dönemler, acele etmeyin daha çok var icadına. İşte o şarkıyla okuma bayramında mı yoksa öyle özel bir gecede mi şimdi tam hatırlamıyorum bir gösterimiz vardı. Herkes çok mutlu, dans ediyorduk. İlkokul çocuğu neşesiyle, sorgusuzca...
“çoolaabenito marianna luiz albertooo…”
Öyle saf saf söylüyorduk. Her teneffüste tren olur,
Related posts:Güzel Kardeşim Emergency ...Cümbeci Yaşar ...Küçüklüğümün Çizgi Filmi Ninja Kaplumbağalar ...


Madem ki kuantum fiziği ile felsefe dünyası büyük bir nefes aldı, cevabımız şudur: Hem evet, hem hayır. Çünkü, bu iki zâtın arasındaki "muhabbet" bizim dünyamızın kriterleri ile bir "aşk" değildi. Fakat, aynı muhabbet, çok ileri düzeyde, belki "hayret makamı" içinde bir aşk'tı. Bunu anlamak için, önce "muhabbet" kapısı açılmalı, ardından "hayret makamı" ve Mevlana felsefesinin temeli olan "tevhid" esasları açıklanmalı, son olarak "aşk" bahsine tasavvufî bir giriş yapılmalıdır. Başka türlü, bu işin içinden çıkmanın en kestirme yolu şu oluyor: Mevlana ile Şems arasında eşcinsel bir aşk vardı. Yahut, Şems aslında hiç yoktu veya bir kadındı. Bu çözümlemeler bana hep "basit" ...


Küçükken bilgisayarı şimdi kullandığım kadar kullanmıyordum. Genelde dışarı çıkıp akşama kadar top oynuyor,bisiklete biniyor,yerden yüksek gibi oyunlar oynuyordum.Onları oynuyordum ama bana Tasolarla oynaması daha bir neşe, bir sevinç ya da hüzün katıyordu.Çünkü ya yeniyor ya da yeniliyordum.Şimdi ise bu tasoların bir espirisi kalmadı.Kartlar,bilgisayar ve playstation oyunları çıktığı için bu tür tasodur,yerden yüksektir, hatta dışarı çıkıp top oynama bile kalmadı.
Related posts:Gündelik Hayat Yanılgıları ...M. Bison’un Hayat Hikayesi ...Hayat Dersi 3: Başlarsan Biter ...
10 Nis 08 (22:03) | Sakin Kafa yazdı | İş yaşamı | 6 yorum
Aşağıda İngilizce telefon görüşmelerinde sıkça kullanılan İngilizce cümleler ve Türkçe anlamlarını sıraladım.
Hold on (Hold the line) please.
Hatta kalın lütfen.
9 Nis 08 (6:59) | Sakin Kafa yazdı | Çözüm merkezi | 2 yorum
Bu eklenti sitemap dediğimiz site haritasını oluşturur. Site haritasının amacı sitenizi ziyarete gelen arama motoru botlarına yol göstermektir. Onlara göstereceğiniz yol kendi hayrınıza olacağından önemlidir.
Eklentiyi buradan indirebilirisiniz.
Eklentiyi indirdikten sonra yapmanız gereken şey, google-sitemap-generator isimli klasörü, serverınızdaki “/public_html/sakinkafa/wp-content/plugins” isimli dizine göndermek.
9 Nis 08 (5:16) | Sakin Kafa yazdı | İş yaşamı | 0 yorum
Ticarette “Acceptence” – “Kabul” ne demektir?
1) Borçlunun ödemeyi kabul ettiğini “kabul edilmiştir” imzası ile gösteren ve ödemenin hangi tarihte yapılacağını bildiren poliçeye denir.
2) Belirli şartlarla mal alım-satım sözleşmesine denir.
3) Malın sorumluluğunun nakliyeciden çıktığını ve malın alıcı tarafından alındığını gösteren ve alıcı tarafından kabul edilen belge.
Kabul Acceptance Örnekleri
9 Nis 08 (1:56) | Sakin Kafa yazdı | Çözüm merkezi | 0 yorum
Blogumun headerını olduğu gibi resim olarak ayarlamak ve header resmini tıklanabilir olarak kullanmak istedim. (Tabiki anasayfaya link vererek.) Bunun için yapmam gereken şey çok basitti.
Kullandığım wordpress temasının header.php dosyasındaki şu kodu buldum:
<div id="header">
Ve yerine aşağıdaki kodu yapıştırdım:
<div id="header" onclick="location.href='http://www.sakinkafa.com/';" style="cursor: pointer;">
9 Nis 08 (0:04) | Sakin Kafa yazdı | Çözüm merkezi | 2 yorum
Favicon nedir?
Bilmeyenler için kısaca şöyle anlatalım. Favicon, bir web sitesi ile ilişkilendirilen logoya denir. Mesela bazı ünlü sitelerin faviconları soldaki resimde görülmektedir. Ortadaki faviconda benim siteminki. Ünlü değiliz tabiki. Kıyak geçtik sakin kafayla =).
Neden favicon kullanmalı?
Çünkü favicon sitemizin tasarımında küçük ama önemli ayrıntılardan biridir ve sitemizin markalaşmasına katkı sağlar. Favicon, amatör veya profesyonel tüm web sitelerinde kullanılmalıdır.
2 Nis 08 (12:44) | Sakin Kafa yazdı | İş yaşamı | 1 yorum
Eskiden çalıştığım bir iş yeri için ilk defa İngilizce konuşma yapacaktım telefonla. Günlük hayatında o kadar rahat bir insan olan ben, elin Çinli’si ile görüşeceğim diye ne kadar da heyecanlanmıştım. Ama dikkat edilmesi gereken başka bir noktayı kaçırıyordum. Sanki benden daha iyi biliyordu İngilizce’yi karşımdaki…
Aşağıda bahsi geçen 10 maddeye dikkat etseniz de Microsoft’un Ceo’su olamayabilirsiniz, ama yine de bu küçük ayrıntılar yüzünden sıkıntı çekmemek gerek:
1 Nis 08 (17:14) | Sakin Kafa yazdı | Hayattan Detaylar | 26 yorum
Açılışı Gülben Ergen’in şarkı söylemediği bir ana denk getirmek isterdim. Nasip değilmiş.
Neyse artık, an itibariyle blogumu açmış bulunuyorum.
3, 2, 1 yayın…
Edit (1. yaş günü sebebiyle – 1 Nisan 2009 Çarşamba) : Sakinkafa.com’un bu ilk yazısını editlerken kendimi tarihi bir eserin bir parçasını bozuyormuş gibi hissettim. O yüzden fazla kelam etmeyeceğim bu sene. Belki bir dahaki yaş gününde zaten yazıyı daha önceden bozmuş olduğum için daha uzun birşeyler yazarım. İşlerin bu noktaya geleceğini kestirememiştim hiç… Sakinkafa.com’a en az benim kadar emek vermiş olan sevgili dostum Nohut’a ve tüm kafalara selam. Okuyucularımıza da hepimizden selam… Nohut ve beni burada yalnız bırakmadığınız için teşekkürler. Biz çok eğleniyoruz. Nice yıllara kafalar…