Son birkaç gündür, gündemi meşgul eden bu olay benim de epey sinirimi bozdu. Genelde polisi eleştiren insanlara karşı polisi savunurdum. Ama polis yelekli kişilerin bir restauranta girip, bir kadını kaçırırken kimsenin gıkını çıkaramamasını kendi gözlerimle gördüğümde, içime oturdu olay. Peşine polise kimlik sordu diye, ya da polis kendisine hakaret ederken ailesini ve kendisini korumaya çalışan kişilerin burunlarının kırıldığı, dayak yediği hatta öldüğünü dinlediğimde daha da sıkıldı içim. Sonra da kendi kendime düşündüm. Ne güzel medya var, böyle olaylar alanen tartışılıyor, örtbas edilemiyor.
Ancak bugün okuduğum bir yazı olaya medyanın dahlini farklı bir açıdan görmemi sağladı. Evet, kadının yerde sürüklendiği görüntülerde yüzü buzlanmamıştı. Günlerce tekrar tekrar ekrana getirilen görüntüler sayesinde, kadın deşifre oldu. Artık bu olayı atlatmak onun için çok daha zor. Hele uğradığı tecavüzden bile kadının cezalandırıldığı, sorumlu tutulduğu, ayıplandığı bu ataerkil sistem içinde mağdur olmaya bile hakkı yok bu kadının. Evet tehşir etmek, kadının yüzünü göstermek olayı daha izlenesi kılıyor ve medyada bunu kullanıyor. Olay kapanana kadar birkaç gün daha bu haberlere devam ederler, sonra olay bayar ve kadın kendi kaderiyle başbaşa kalır.
Belki suçlular çok basit bir cezayla paçayı yırtacaklar, ama medya olayı çoktan unutmuş olacak. Belki kadının akrabaları yüzünün buzlanmadığı görüntüler sayesinde kadını tanıyıp gerekli(!) cezayı verirler. Belki ev sahibi, tecavüze uğramış kadına ben evimi vermem der, evinden çıkarmak ister. Ya da mahallesindeki esnaf alışveriş yaparken kadına bıyık burar, imalı imalı güler, asılmaya çalışır…
Son not: Cezalar caydırıcı olmalı. Tecavüz eden adamlar içinde, kadının yüzünü buzlamayan medya içinde…
bugün 0, toplam 2 defa okundu...













çok haklısın. olayın vehametinden dolayı polis yeleği giymiş insan müsvetteleri arka planda kalıyo ama bunların hakettiği ceza kadar medyanın da bu teşhir olayında hatası var.