Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Popüler Kültür’den İkonlar 1: John Locke

8 Ağu 09 (15:31) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 1 yorum

lost-john-lockeSondan başlamak istedim. Tarihimizde çoktur böyle “popüler” olmuş “ikon”lar. İkon; aslında Hristiyanlık geleneğinden gelen bir çeşit “fotoğraflama” meselesi. O fotoğraf o kadar çok eve girer ki bir anda, artık imgelediği şeyin ötesine geçmiştir. Şöyle bir sahne düşünün: Gökten Hz. İsa geliyor ve “Ey kardeşim, ben İsa’yım.” diyor. Fakat şekil itibariyle evinizdeki İsa portresine hiç mi hiç benzemiyor. Bu durumda, küçük İsa heykelciğini elinize alıp, gözlerinizi kapatarak, “Ey Lordum, ne diyor bu saçma adam?” diyeceksiniz. Sık tekrarlanan yalanın, nadir olan gerçeğin yerini alması gibidir biraz. İkonlaşınca artık, içinin boşaldığını hissedebilirsiniz. Bir nevi, Kitsch’leşme durumudur. Gerçeklik payı yok mudur? Elbette ki, her efsane bir gerçekten palazlanır. Lakin, ortaya çıkan şey, gerçeği içinde taşıyan bir hayalî balinadır. Onu yarıp içindeki inciye ulaşmak gerekir.

Bu yazı dizisinde, elimden geldiğince içerideki “inci”yi bulmaya çalışacağım yani. O “gösterişli görüntü”nün ardındaki “hakikat”, arayışımın son durağı olacak. Tabi benimle birlikte ararsanız, memnun olurum.

Neden John Locke? Kendisi Lost isimli harikulade dizinin, bana en çok hitap eden karakteri çünkü. Dizinin baş aktörlerinden. Hikayesi gibi ismi de enteresan. Meşhur Kuzey Avrupalı (İngiliz) filozof John Locke’la aynı isimde. “Tabula Rasa”nın babası. Çocuğun doğduğunda “boş bir levha” olduğunu savunur. Hayatın o levhayı doldurduğundan bahseder. Aydınlanma’nın ve akıl çağı’nın bir işaretidir. Deneyim dediğimiz şeyin önemine inanır. Tecrübelerin, insanı doldurduğunu düşünür. Düşünür; fakat yanılmıştır bazı noktalarda. Tabula Rasa fikri bugünlerde pek rağbet görmez. Fakat, başlattığı şey, empirisizm (deneyimcilik) bilimsel verinin, araştırmanın ruhudur bir nevi. O nedenle hâlâ önemlidir.

Dizideki John Locke da, aynı şekilde deneyimleri en çetrefilli insandır. Öyle ki, karakterini oluşturan şeyler, apayrı bir dizinin konusu olabilir. Lost’un sevdiğim yanıdır bu biraz da; sanki üç beş dizinin birleşimi gibi doyurucu gelir. Hikayeler, ardı ardına anlatılır ve her birinden bambaşka bağlantılar bulursunuz. Dizideki Locke, imanı her seferinde sınanan esrarengiz bir karakter. Hep “olağanüstü şeylere gebe” bir hayatı olduğunu düşünür. Fakat her seferinde, inancı sarsılır. Yeniden inanır. Yeniden vazgeçer. Bu salınımlar, onun ruhunu ortaya çıkarır. “İnancın adamı”dır. Hep hikmetli hikayelerin ortasında yer alır.

Bu kadar popüler bir dizinin içinde, insanları en çok rahatsız eden karakter aynı zamanda. Trajediyi temsil ediyor. Tıpkı Yunan Trajedileri gibi, her iyi şeyin ardından bir kötünün gelişini; her kazancın ardından büyük bir kaybedişin oynanışını, resmediyor. Bütün o avcılık hikayeleri, babasıyla yaşadığı sorunlar, annesini tanımayışı, sakat kalışı, adayla mistik bağlar kurması… Hepsi aslında, aynı şeye işaret ediyor: İnsanın kaderi. Her ne kadar İngiliz filozof olan John Locke, “aydınlanmacı” olsa da, buradaki John Locke, “kaderci” bir adam. Aklıyla yol bulamayacağına inanıyor. Aklın, tek başına yetersizliğine iman edip, hep bir “işaret” bekliyor. Fakat, gelen işaretler onu hep yanlış yere sürüklüyor. Kaybediyor. Mitolojide çok bilinen “Tanrılar benimle dalga geçiyor…” sendromundan müzdarip.

Kuantum fiziğiyle ilgili hoş bir anekdot vardır: Hz. Meryem heykeli sana el sallamış olabilir. Bunun -artık- bilimsel bir izâhı var. Evet atomların hareketlerine dair bilgimiz genişledikçe, Peygamberlerin, ermişlerin, evliyaların, aziz(e)lerin, yaşamlarındaki “mucize” artık “açıklanabilir” hâle geliyor. Perde arkasında işleyen bir “makine” fikri gelişiyor. Makineleşme son hızıyla devam ediyor…

John Locke’un ve dahi biz Locke mizaçlı kimselerin bilmediği şey, sihirli değneğin aslında olayların ardı ardına eklemlenmesinden doğan müthiş bir “kurgu”da saklı olması. Meryem Ana heykeli bize el salladığında, onun akılla açıklanabilir olması, bizim ihtiyacımız olan “işaret”in verilmediği anlamına gelmez. Bu yalnızca, meseleyi bilimsel metodu yadsımadan ortaya koymakla ilgilidir. Ta ki, inanç sorgulanmaya devam edebilsin… Bu nedenle seviyorum John Locke’un hikayesini, sadece zaman içinde gezinen bir maceraperest/seyyâh olduğu için değil, aynı zamanda “deneyim”lerinden ortaya çıkan trajedide saklı olan insanlık hikayesinden dolayı…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 52 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • filozofların hikayeleri john locke
  • j locke ile ilgili ilginç hikayeler
  • j locke ilgili hikayeler
  • john locke hakkında hikaye
  • john locke ile ilgili hikayeler

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Popüler Kültürden İkonlar 5: Tarkan (6)
    Üniversitedeki bir hocamla, ga...
  • Popüler Kültürden İkonlar 4: Coca-Cola (16)
    Her şişeden aynı tadı alabilme...
  • Popüler Kültürden İkonlar 3: Mariyln Monroe (3)
    Şimdi bu kadın güzel mi? Bence...
  • Popüler Kültürden İkonlar 2: Madonna (10)
    "Asi kadın" denilen şey, tarih...
  • Bilinçaltı (8)
    Bilinçaltı bodrum katı gibidir...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Popüler Kültür’den İkonlar 1: John Locke” için 1 yorum. Var mı arttıran?

  1. persephone | 9 Ağu 09 (1:32)

    Popüler kültür denilen şey modernitenin bir uzantısı aslında, her türlü kutsallığın, etik değerin saydamlaştırılması ve bir kılıf uydurma meselesi, bir yandan da kötülüğün renginin değişmesi sanki… Diğerleri gibi Locke da bu illüzyona dahil edilmiş olduğuna göre ne diyelim, bir hayli modernleştik demektir(!)

    Lock aslında dini bağlamda metafiziğe inanmayan biri, hatta dinin mucizevi boyutunu tamamen reddeder, ama biliyoruz ki incil İsa’nın mucizeleriyle doludur, ölüleri diriltmesi, kör, hasta adamları iyileştirmesi gibi…Evet, Locke’un yanıldığı kısım burasıdır, yani gerçek olanın sadece akılla veya beş duyuyla algılanması durumu – Tanrı inancını geçelim- dinin sadece ahlaki boyutunu kabul eder kendileri.
    Dediğin gibi aya, şimdi artık metafizik olguların bilimsel açıklaması da var, Locke yaşasaydı eğer diye düşünmeye başladım bile:)

    Lost’tan kopalı uzun zaman oldu ama izlerken oradaki bir çok karakterin isimleriyle bağlantısını düşünmedim değil ki zaten daha başında çarpıyor izleyiciyi Said falan, aslında Locke’un kaderci bir adam olmasına şaşırmıştım ilkin, yani kafamdaki feylesofla ters orantıda seyretmişti kullandığı ‘destiny’ kelimesi, ayrıca pagan kaderciliğine değil de ben düpedüz Hristiyan kader anlayışına atfetmiştim yaşadıklarıyla kurduğu bağlantıyı, hatta söylediklerini yani büsbütün aklı ve sebepleri ortadan kaldıran pagan bir anlayışa değil…

    Yoruma yazı şeklini vermeden:) hayra yoralım en iyisi, güzel hatırlatmaydı aya, kalemine sağlık!

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • 1. Kaffa Lympics: “İlk t.. (1)
    • Time’ın İkinci Sakinkafa.. (1)
    • “derdest” (1)
    • Güdümlü Terlik ve Fikirlerin B.. (1)
  • google & sakinkafa

    • 90 lar çizgi film atv
    • çizgi film adları 90lar
    • filistin haritası
    • facebook ta gruplara reklam verme
    • israil
    • biyik birakmak icin
    • celal tan ve ailesinin aşırı acıklı hikayesi indir
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.