Şakirin Camii – Karacaahmet

camiiMutlaka görülmesi gereken yerler serimize devam ediyoruz. Geçen hafta açılışı yapılan Şakirin Camii’ye  gittik gördük beğendik. Bir kadının tasarladığı ilk cami unvanına sahip yapının iç mekanını Zeynep Fadıllıoğlu tasarlamış. Fadıllıoğlu’na şimdiden altı ülkeden teklif geldiği söyleniyor. Mimarı da Hüsrev Tayla.

Cami Semiha Şakir Vakfı tarafından yapıldı. İngiltere’de yaşayan Ghassan, Gazi ve Ghade Şakir kardeşler bir olup böyle bir karar vermişler. Karacaahmet mezarlığının girişine yapılan caminin yapımı 4 yıl sürmüş. 500 kişilik kapasitesi var. Caminin 3 tarafı camla kaplı, bol ışık alabiliyor. Açık renk halılardan oluşan alanda refahlık ilk önce hissediliyor. En çok beğendiğim yerlerden olan mihrap ve minberin tasarımı çok farklı ve etkileyici. Ana kubbenin ortası Fatır Suresi ve etrafı Mülk Suresi ile çevrilmiş. Bu güzel eserin sahipleri nakkaş Semih İrteş ve hattat Hüseyin Kutlu.

İç avluda küçük bir havuz var. Tasarım William Pye’e ait. Kubbe şeklinde sular akan yüzeye baktığınızda tüm avluyu ve iki minareyi görüyorsunuz. Mükemmel bir açı.
Tuvaletlerin ve abdesthanenin temizliği özel bir şirkete verilmiş. Böylece sürekli temiz tutulması planlanıyor. Ayakkabılar açık raflara diziliyor. Çalınmayı ve kokuyu önlemek için bir şey düşünülmemiş. (Kapalı kilitli dolap bunu bir çözüm olur mu bilemiyorum. Gelişmiş bir ayakkabı saklama sistemi nasıl olur acaba?)

Böyle şık, modern, ferah ve temiz camiler yapılsın bol bol.

Huzur, huzur, huzur…



İlginizi çekebilecek başka yazılar

İlgili yazı yokmuş


“Şakirin Camii – Karacaahmet” için 10 yorum. Var mı arttıran?

  1. Tevfik Tek | 14 May 09 (12:38)

    o değilde anladığım kadarıyla “şakirin camii”nden kasıt şakir’lerin, şakir ailesinin camisi gibi bir şey anlatılmak isteniyor. hatta sanırım doğrusu şöyle yazılıyor: Şakirîn Camii.

    hayır aklıma takılan bu değil, şu: her okuduğumda aklıma şakirin kalemi, şakirin silgisi, şakirin camisi şeklinde bir şeyler geliyor gözümün önüne…

  2. ayasophia | 14 May 09 (14:11)

    Şakirîn Camii aynı zamanda “şükredenlerin camisi” gibi bir anlama da gelebilir sanırsam…

  3. Tevfik Tek | 14 May 09 (17:29)

    bu duvara karşı gibi oldu hacısofya :)

    yani gayet sert bi’çarpışmaydı. yüzeye takılma, gel aşağıda ne güzellikler var diyosun di mi? eh işte insanın basireti bağlanıyor bazen. mihmandar gerek o vakit.

    teşekkür ederim çokça.

  4. ayasophia | 14 May 09 (18:47)

    vallahi maksadım, “duvar” olmak değildi :) benim direk aklıma “şükretmek” fiilinin gelmesi, yaptıranların isimlerini bilmemekten :)

  5. kabasakal | 15 May 09 (21:55)

    şakirin camii herkesin görmesi gereken bir yer…müslüman lığın aydınlık modern yüzünü bizlere gösteriyor..Bizlerde aydın ve modern olalım çevremizi aydınlatalım :)

  6. negerek | 16 May 09 (10:17)

    Oncelikle mor paspas, yazilarinizi takip ve taktir ediyorum. Tesekkurler,

    Diyecegim gelince, birisi “Melkede’yi Kurtarmak” isimli bir yazi yazsin istiyorum. Kendisinin yazilarini yeniden gormek istiyorum. Birisi bu yaziyi yazsin, onu anlasin ya da anlar gibi yapsin, bu yazilan yazi ona dokunsun, o yeni mutluluklar acilar yasasin, ama kaybolmasin, kaybolsunda yok olmasin, her daim donsun istiyorum, hic durmasin istiyorum. kendine sasirsin, hayret etsin istiyorum.

    Ne alaka demeyin, sen yazsana demeyin. Haydi hayra yordum.

  7. mor paspas | 17 May 09 (22:37)

    ben teşekkür ederim efendim.
    su gibi akıveren isteklerinizi anlıyorum, dürtme çalışmalarına başlayacağım, az kaldı ;)

  8. ayasophia | 18 May 09 (0:49)

    öss’den sonra geri dönecek diye biliyorum ama :) öyle mi ablası? :D

  9. Röportaj | Şehriderya | 18 May 09 (17:52)

    [...] 1 2 [...]

  10. mor paspas | 18 May 09 (22:40)

    ya yaa :)

Yorum yazmaca