Her 5 sene olduğu gibi bir beş senenin daha sonuna geldik. Bu 5 sene sonu da seçim telaşı, heyecanı, sıkıntısı vb. duygular görülmektedir.
Seçimde kimi A kimi C kimi M kimi de D partisine oy verecek. Bu vereceğimiz oyları şu benim babamın oğlu diye değil de. Bu adam veya kadın benim gibi düşünür ve hizmeti iyi yapar diyerek oy vermeliyiz kanımca.
Mesela başbakan bir ara benim dedemin arkadaşıydı. Ben bu yüzden vermem oy vereceksem o kişiye, ben o adamı görüşlerime ve onun hizmetine göre seçerim.
Seçeceğimiz siyasi görüşümüz bence sonsuz kalıcı olmamalı yani iyi hizmet edilmiyorsa görüş değiştirmeliyiz.
Ben seçeceğim partinin yapması gerekenlerden bahsedersem: İlk önce mahallemdeki sosyal faaliyetlerin artmasını ve daha düzgün yolların olmasını isterim. Şu an sosyal faaliyetler var ama yeterli değil. Yollar ise sürekli kırılıyor. Mutlaka bir yolda kazı çalışması oluyor. İlçedeki sosyal faaliyetlerin artmasını ve yapılan binaların belirli bir düzene göre olmasını istiyorum. İstanbul’daki kalabalığın artmamasını ve yolların daha düzgün, Kadıköy-Kartal metrosunun bir an önce yapılmasını, denizin daha temiz olmasını ve binaların daha düzenli yapılmasını istiyorum.
Türkiye’nin ise terörsüz, kavgasız, sağcı solcu gibisinden bölünmeyen, bilimsel, ahlaklı ve polemiksiz bir ülke olmasını istiyorum diyorum ve seçimin herkes için hayırlı olmasını diliyorum.
Not: Bu yazıyı Türkçe dersinde okumuştum ve 100 almıştım.
bugün 0, toplam 10 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- seçimle ilgili resimler
- seçimle ilgili resim ve yazı
- sakin ile ilgili metinler
- seçim ile ilgili şiirler
- seçimlerle ilgili şiirler













100 A++ :) henüz ortasonda olupta bu bilince sahip olmanı ayakta alkışlıyorum, umarım oy verecek olan BÜYÜKLERimiz bunların farkında olurlar yada yazını okuyup fark edebilirler (:
Sevgili Ortason, burada kaç tane yazar var hepsi 20-40 arası yaşlarda. Biri de benim.
İçimizden hiçbiri böyle bilinçli, demokrat, sivil bir yazı yazmayı akıl edemedi. Sen 14 yaşındaki bilincinle bunu yaptın. Seni tebrik etmeyim de ne edeyim gardaşım benim.
Biri siteye tavuk sokar, biri kaotik anarşist takılır, biri metalci, biri esnafa takmış, biri işe gidip gelirken cebinden bişey düşürmüş mü neymiş :) hadicanımsende!
sahiden 100′lük bir yazıymış ortason. senin oy verdiğin günler geldiğinde bu memleketin daha iyi bir yer olacacağına inanıyorum. tebrik ederim.
O’nun oy verdiği günler geldiğinde bile bu memleket iyi olmayacak. Çünkü onun oy vereceği gençlik şu anda yetişmekte ve görüyoruz kimi tenekeci kimi takul tukulcu. Ülkesini düşünen genç yok memlekette. Hepsi geleceğini kurtarma derdinde. Anarşik bir kaç tane arkadaşım var onlar da geleceğin sendikacıları olacak. O zaman geldiğinde sendika pastasından aslan payını onlar alacak. Bayrak yarışı misali. Gençliğinde cefasını çek yaşlanınca sefasını sür. Parti purti peşinde koşanların durumu zaten malum.
Şimdiye gelecek olursak da, ortada liderlerin ….. yarışı var başka da bir şey yok.
herhangi bir siyasal harekette “makam” sahibi olmak oldukça önemlidir. sonuçta insan bu “çıkarları” için çalışır hep…
Yorumlar için teşekkür ederim:)
Segah abiye sevgilerle…
Segah abi öle demişsin de ülkesini düşünen kimse yok diyosun ama bnce o gençler var ama bazı kişiler tarafından susturuluyor.
Segah abi sen de şu an genç değil mısın?? sen de o zaman Türkiye için çalış hataya önce kendinden başla. Bir fabrikaya giriyim de ne olursa olsun gibisinden düşünme. Mesela bn öle düşünmüyorum. Seçeceğim mesleğin ülkenin yararına olmasını istiyorum.
Segah abi ayrıca sen uzaktan görerekten konuşuyosun. Benim arkadaşlarım ülke yararına olsun diye meslek seçmeyi düşünüyor. Mesela birinin aslında çok iyi matematiği var ama siyasal okumayı düşünüyor…
Sevgili Ortason moral bozucu olmak kötü bir şey ama gerçekleri söylemek de br o kadar önemli:
Ben de şu an gencim ve ülkemin gidişi için üzülüyorum. Zamanı geldiğinde, güç sahibi olduğumda, ben de diğerleri gibi sistemin çarkları bahanesinin arkasına sığınıp ekmek parası deyip milyonlarıma milyon katacağım. Gayrimenkul üstüne gayrimenkul satın alacağım. Bu iyi ihtimal tabi. Kötü ihtimalse şu: istediklerini elde edememiş bir kaybeden olarak bizi yöneten siyasilere sövüp sayacağım.
Ya da bunların hiçbiri olmaz. Her şey çok güzel olur. Etrafta çiçekler açar küresel ısınma kayboluverir. ABD kendini fesheder, yeni gelen yönetim savunma sanayisine yatırım yapmaz. Artan paralarla Afrika’ya yiyecek, oyuncak gönderir. Bütün devletler ortak olur İsrail’e karşı ambargo bilem uygularlar düşünsenize süpeeeeeer:P:D:P
Gençlikteki idealizm ileriki yaşlarda segah’ın tesbitindeki gibi teslimiyetçiliğe, liberalizme döner,bu değişmez kuraldır.
Maalesef gençliğinde idealleri, ülküleri olanlar, hayatlarının akışını bu yönde değiştirenler, bunu ilerleyen yaşlarında da sürdürebilecek yaşlanamıyorlar(yaşayamıyorlar).
çünkü gençlikteki idealizm biraz da sorumsuzluktan kaynaklanan bir özgürlükten besleniyor..
nohut olaya bakış açısı getirdi. oley!!!
Yorumumun sonu çok depresif olmuş ondan bu kısım da da gülme işareti konarak bitirilecek bir yazı yazayım :)
Şu an bende gencim (32) ve söyleceklerim var. Hedefe ulaşmak konfordan feragat ederek olabilecek birşey ( ki şu saatten sonra bunu ben yapamayacağımm sanırım ) bence ve herkesinde harcı değil. Hayatımda ilk defa sanırım üniversitedeki ilk yıllarda tanıdığım değişik akımlardan insanlar sayesinde kafamda bazı siyasi görüşler şekillenmişti (ve o zamanki bakış açım devam etmekte hala),dünyayı değiştiremeyeceğimi anladım, içimde o ışık yoktu.
Ama sevgili ortason sen bu görüşleri daha erken yaşlarda( ben öyle olduğunu umuyorum, öyle değilsen şuan çok komik bir durumdayım :)) )
daha dolu bir şekilde özümsemişsin.
Hayatının ileriki dönemlerinde aynı bilinçte yürümeye devam et.
bilmeyenler için not: Sakin Kafa, segah ve Ortason hayatın ayrı düşürdüğü üç kardeştir. (işlerim dolayısıyla ortasonu çok az görebilmekteyim, segah da şehir dışında okuyor)
Ben (25) abi muhabbeti yapmak istemem ama tesbitim şudur:
Ortason yaşındayken (14)Ortason gibi düşünürdüm.
Segah (22) yaşındayken de segah gibi..
Şimdi tekrar Ortason gibi düşünüyorum. Zaman zaman gel gitlerim olmuyor diyemem. ama umutsuz da yaşanmaz be abi..
Sonunda gerçek umuda ulaşmak için ağır umutsuzluk süreçlerinden geçmek gerekiyor. O çaresizlikleri yaşamak. Ama sonunda yine biz karar veriyoruz ne olmasını istediğimize: umut veya karanlık.
su akacak yolunu bulacak, ama gerçekçi olup imkansızı başarmak umudu hep olmalı. teslim de olsan beraat umudu olmalı içinde insanın
Sakinkafa’ya…
Güzel yorumunu okuyunca şu geldi aklıma:
Bazı cümleler vardır, kelimeleri teker teker anlamlıdır, bir sırlı esrarın kapısını açmayı vaat eder bize. Ama tüm cümleye bakınca o kadar güzel kelime yanyana konur da hiç bişi anlatmaz mı be adam? demek gelir içimizden..
umutsuzluk, çaresizlik, karanlık, beraat, gel git…
ne düşündüğümü Nohut’un anlayacağı şekilde anlatayım bir de o zaman:
umutlu kalabilmek kolay değil ama çabalayın ve olun.
:) eleştirimi olgunlukla karşıladığın için teşekkür ederim.
Segah abiye sevgilerle…
Segah abi bnce sen işin ortasını bir türlü bulamıyosun. Bir diyosun çiçek böcek bir diyosun battık bittik mahvolduk:). Bunu perhiz bu ne lahana turşusudur.:)
Segah abi bu ülke bnce yıllardan beri tembellik ilkesiyle yönetilmekte. Yani bu ülkeden adam olmaz, kim gelse bu ülkeyi yönetemez. Düşüncesi hakim. Bence bunların hepsi Türkiye’yi geri bırakmak istiyenlerin bir oyunu. Türk insanının dünyanın ilk üç zeki ülkesinden birinci geldiğinden haberin belki vardır.
Bence artık zekiliğimizi kullanarak çalışkan olmalıyız. Bu ülkeden adam olmaz düşüncesiyle bakmamalıyız her şeye.
İlke dedim ama yanlış anlamayın düşünce manasında ilke.
Artık bence İtilaf Devletleri’nin bizi rencide etmesi ve önyargı karamsarlığı oluştrmasına kanmayalım.
Son sözüm Cevizkıran(Dikkat Şahan)da denildiği gibi ilerleyin artık…..:)
Ben o çiçek böceği kinaye mi ne diyorlar onun için dedim.
Bu üzerimizde oynanan oyunlar filan hepsi; tembelliğimizi örtbas etmek için bulunmuş bahaneler. Söyler misin Ortason üzerimizde oynanan hangi oyun bir atom bombasından daha büyük olabilir? Japonya örneğini hatırlatırım. Radyasyonla yetişen bir nesilden teknolojiye hükmeden bilimadamları çıktı. Çünkü inandılar. Bizim kalplerimizde başarının inancı olsa bu noktada mı olurduk.
Ona buna bok atmaktan başka işimiz yok. “Ulan bilmem kim geldi ülkeyi soydu soğana çevirdi. Biz işte süper devlet olcaz da dış güçler izin vermiyo…” Lafla peynir gemisi yürümez arkadaş, iş lazım. herkes kendi işinin müslümanı olması lazım. Goethe ne güzel demiş “Herkes kendi kapısının önünü süpürse sokaklar tertemiz olur”.
Daha tonla yazı yazarım ama, peynir gemisini de bir metre oynatamam.
İşte bn de diyorum inancımız bu tembeliz biz biz adam olmaz uğraşsakta düşüncesi yüzünden ortaya çıkmıyor.
Eğer bu inancımızın olmasını istiyorsak bu düşünceyi yok etmeliyiz. Atatürk’ün “Türk milleti çalışkandır Türk Milleti zekidir” ilkesini kullanmalıyız.
@ oktay usta
Nohut’a varolussal bi cevap geldi. bence artik iflah olmaz.
ya bu yazının yanındaki sayılar artıp azalıyor, n’oluyor?
[...] bizim nesil için, “bunlar apolitik nesil, davayı, siyaseti anlamazlar” diye. Oysa ki Ortason kardeşimizin yazdığı yazıdan da anladık ki, bizim nesil ve devamı “toplumun iyiliği” gibi önemli bir [...]
yorumumu alındığınız için sildiğinizi düşünüyorum, fakat bu durum harika tatlılarda tatsız duruşunuzu değiştirmez. halbuki art niyetli olmadığımı da yorumumda belirtmiştim. üzüldüm doğrusu.
saygılarımla.
benim yorum da havada kalmis bak boyle olunca. tuh.