Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Şiir Kalsın İstersen Sadece Otursak…

1 Ara 09 (17:31) | herangibiri yazdı | Gönül İşleri | 5 yorum

Huzursuz diz bana geçti ve dünyaya hızla yayılıyor. Buldum bi virüs bu, ama emin değilim zararı konusunda.
Eksik kalan sıfatlar şuydu: Yo yo isimle sıfatı karıştırırsam nedenle sonucu da eşitlemiş olurum biliyorum: Evet evet sabahtan beri saçmaladığımız şey buydu işte: O şiir!
O şiir hariç, kalbim necis mi? Bu bu yoksa o hani şey gibi mi ‘zinası ağlamakla temizlenen bakış’?
Biliyorum buna da cevap vermiceksin, ‘yanıt sendromu’na bırakıcak yerini huzursuz dizin, ben bunu bi kitaptan pasajlıcam, sen hı diceksin ben içimde saklıcam neye benzettiğimi, meğer sen hep ‘o rüyalar’daymışsın saflığıma gülüceksin, belki kabustaymışsın tam kaçacakken, ve o kocaman böcek… O kocaman korkunç ve simsiyah böcek seni bi anda yakalamış ve gözlerini açtığında soluna üç kere tükürmüşsün, sonra dizlerini ovmuşsun, belki de güzel ismi söyleyerek…

GİR İÇERİ USUL USUL
Hani şifadır demiştim. Dene gör demiştim. Kafanın en ağrılı yanına… İstersen hicranla dolu kalbine… Acıdan dökülen saçlarına… Fersiz gözlerine… Ve en önemlisi dizine… ‘Üsküdarın o yokuşu’na çıkarken söylemek zorunda kaldığın acılı dizine sür!

geçermiş
yeminle
geçermiş
TAMAM SUSTUM
Biliyo musun kalbim ağrıyor. Bu hangi sendrom peki? Peki “sonra” mı söylicen? Hep sonraya attın zaten!
Biliyo musun o akşam tramvayında kafamı yaslayınca cama, ne düşünmüştüm? Sağdaki dörtlü koltuktan ve karşımızdaki dörtlü koltuktan sanki bizim dışımızdaki kalan bütün koltuklardan ‘bir isyan sesi’ yükseliyordu çünkü söyleyememiştim!
Sense kafanı çevirmiş yansımamdan habersiz ‘şiir kursu’ndan hocanın tatlılığından ve diğer o hani bol sıfatlı televizyon dünyasının yeni yükselen
yıldızından vs. bahsediyodun!
Bahsim olmadı hiç. Ve isyan sesleri dindi. Zaten o dörtlü koltuktaki temiz yüzlü çocuk da bu anı gözledi. Kalktı gitti.
Bunun benimle ne alakasımı var? Yüzünün renginde bi temizlik vardı. Sanki bizi dinliyodu. Ve o da karanlıkta yansıyan yüzüme bakıyodu. Durumumu anlayınca ondan bi işaret almiş gibi oldum, bana ‘şimdi zamanı diil’ dedi buna yeminim!
Yeminle böyle ki şimdi geçen onca zamana bakıyorum da yanımda sadece tarçın kokusu kalmış. Parfümün.

EVET ÖYLE: SARI LALELER
Şimdi sana ne zaman baktığımda… Akşam vapurunda söyleyemediğin o ‘on kelime’. Hani telaffuzunu en sevdiğin! Şimdi ne zaman baktığımda sana… Kulaklıkları bas bas bağırtamadığımız “You come to me took my breath away”! Şimdi ne zaman baktığımda sana, o iç geçirmesi üf deyişin…
“When I was so lost, so lonely”
Biliyorum utanç yeter anna işte!

ANLA
Şimdi kızacaksın ama ne öğreniyosunuz dediğin o ders şöyle diyodu ‘yusufun dili’yle “ukgıl munu”. Hatırla!
Ama karıştırmıştık biz. ‘Anna kim’di ‘anla kim’di. Keşke bizim yerimize de birisi anlasaydı, o günah çıkarsaydı, niye bakıyosun dediğinde Karaköy
taraflarından gelen tramvay imdadıma yetişip beni tasdiklediğinde hani…munı da sanga ukgılsaydı…üf bi sürü şey işte!
Şimdi ben sorabilir miyim neydi okuduğun bugünkü o şiir? İpucuların da kurtarmadı! Sonra sana ‘karakoncolos’ nedir diye sormuştum mesajla,
‘gündüzü hiç yaşamamışsak’ dedin… Nedir gündüz?
İyi tamam o zaman rüyanda ‘ii bursalar’!
Ha unutmadan tamamlanması için yazıyorum!
Ben o ‘on kelime’yi UNUTMADIM, hafızam da yanıltmayacak:söyleyebiliyorum: Listen to me!
Kafanı çek o vapurdan, o gürültülü yalnızlıktan, iyi dinle beni!!
Korku’. Yersiz değil! Gerekli bazen! ‘Aşk’ı hatırlatır!
‘Reddetmek’. Gereksiz değil! Anılmayı sağlar! Bazan suçlasa da!
‘Niye’ ise kaygının adı! İhtimal ki uzak değil bundan sonra!
Ve ‘insaf’; ‘korku’nun yarattığı ve hızla koşturduğu ve dizinin ağrısını daha çok hissettirdiği… O bizi az daha geç kaldıran duygu!
İyi ezberlemişsin doğrusu: “İnsan karşılıksız bir aşk yaşar ve dünyada olduğunu anlar!”*
Yeterli mi?

İÇİMDEN BÖYLE ŞEYLER DE GEÇİYOR

“Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. Şiir kalsın istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle,sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
Yüzüme bak ama anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.”**

Bu yazı herangibiri tarafından yazıldı;

herangibiri – yayınlanmış 20 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 12 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum
  • gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum şiir kalsın istersen sadece otursak
  • gitmek istemezsen bir şiir miktarı
  • gitmek istemezsen bir şiir miktarı otursak diyorum şiir kalsın istersen sadece otursak oturmasan da olur benimle sadece ellerimi tut ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak yüzüme bak ama sevgilim yüzüme bak gözlerime bak gözlerimin içine bak
  • sadece şiirler kalsın

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Şiir Kalsın İstersen Sadece Otursak…” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. ayine | 1 Ara 09 (19:46)

    Şiir; onca kelamı üç-beş sözcüğe sığdırmak. Hatta sığdırmak ve daha yer kalması.

    “Kalbimi Allah’a kadar fırlattım”

    İnsan en çok bu “şair milleti”ni kıskanıyor.

  2. ayasophia | 1 Ara 09 (20:45)

    şiir üzere yazmaya çok cüret ettim, hatta şiir yazmaya da…

    lakin hiç o milletten olamadım. kıskanmak değil benimkisi, şaşırmak artık :)

  3. Nohut | 2 Ara 09 (10:45)

    her şiir bir yalandır desem ben de…

    “Kalbimi Allah’a kadar fırlattım.”

    Yalan bu yalan.. Yazan da biliyor okuyan da…

    Ortason’un sitedeki şiirleri bence daha güzel…

  4. persephone | 4 Ara 09 (4:05)

    huzursuz diz,
    yürümenin hakikatiyle dizin içten içe çatlaması..

    bir de “güzel çocuk”, ukgıl munu! bu Anna’dan daha ağır bir kayıp.
    …

    şiire “yalan” demek ise kolaycı bir kaçış yoludur, çünkü şiir ve gerçeklik arasındaki paradoksu çıkarsamış birine rastlamak zordur, şiirin “okuduğunu anladın mı” kıvamında olmadığını, “okuduğunu yaşadın mı” ya yakın durduğunu anlamış birine, “biricik” olması hasebiyle herkesin şiirle kurduğu o bağın “başkalığını” kabul edebilenine de…

    bu paradoksla ilgili bir makalesi vardı Hilmi Yavuz’un eskilerden, şiirdeki gerçekliği irdeleyen, yardımcı olur sanıyorum.
    hatta buyrun buradan,

    http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=545626

  5. Yalan Da Olsa… (Kendini Şiirden Aşağı Atamayanlar İçin)* : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 30 Haz 10 (9:16)

    [...] şiirin gerçekliğinin sorgulandığı bir yazı üzerine, biraz gecikmiş kenarda köşede kalmış bir [...]

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • 1. Kaffa Lympics: “İlk t.. (1)
    • Time’ın İkinci Sakinkafa.. (1)
    • “derdest” (1)
    • Güdümlü Terlik ve Fikirlerin B.. (1)
  • google & sakinkafa

    • israil
    • biyik birakmak icin
    • celal tan ve ailesinin aşırı acıklı hikayesi indir
    • 90lar çizgi film isimleri
    • al pacino sözleri
    • lugano
    • türk yemekleri
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.