Lise dönemimde çok sessiz bir çocuktum. Bazı öğretmenlerin hoşuna gider, bazı öğretmenlerde de bu kadar sesiz olmam merak uyandırırdı. Sıranın en arkasında oturuyorum yanımdaki arkadaşım durmadan konuşuyordu. Bana birşey sordu ben de cevap verdim. O anda da benim hep sesizliğimi merak eden öğretmenim “arka taraf çay kahve ister misiniz?” dedi. Sıra arkadaşım: Yok hocam ben kahvaltı alayım. Bugün okula geç kaldım da dedi.
Öğretmenin hep gözü üstümdeydi bana sık sık soruyor senin bir sorunun mu var diye. Ya sesiz olmak suç mu? Birgün veli toplantısında teyzeme bu çocuğun problemleri var demiş. Problem falan yok sadece suç, dersi sessiz dinlemem.
Birgün hastaydım dersi yine sessiz sedasız dinliyorum. Öğretmenim beni tahtaya kaldırdı. Ne olduğumu şaşırdım. Bütün sınıf bana bakıyor çok utandım. Yaptığım bir şey yoktu. Öğretmenim bana yönelerek ne düşünüyorsun beyaz atlı prensinimi düşünüyorsun dedi. Çok utandım ve sinirlendim de. Hayır hocam ben siyah atlı prensimi düşünüyorum dedim. Bütün sınıf gülmeye başladı ve öğretmenim ne olduğunu şaşırdı. O günden sonra da benim hakkımda saçma şeyler düşündüğünü sanmıyorum. Çünkü o günden sonra bana neden sesizsin sorusunu sormadı.
İlginizi çekebilecek başka yazılar
İlgili yazı yokmuş


















