Şiirler, hikayeler ve masallar okudum.
Müzik dinledim. Sözlere kulak verdim. Melodiyi içime hapsettim.
Aşk’a baktım. Benim tanımımla uyuyor mu acaba diye. Yanılıyorum bazılarında cok haklı cıkıyorum. Benim tanımım mı ne? Biraz heyecan iyidir sona sakladım.
‘…
Aşk eski bir palavra!
Artık burdan geçmeyecek…
İnanmak bir yol,
Kimse yürümeyecek
…’
Çekmiş acısını, haykırıyor sitemini,matemini Cem Adrian. O zaman ‘Aşk’ neymiş? ACI.
‘Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
Her şey bir anda başladı
Yaşandı
Ve bitti…
Yan yana gidip de bir süre
Ayrı yönlerde uzaklaşan
İki tren gibi… ‘
Aşk yaşanmış ve bitmiş, yeni duraklara gidildiğini yansıtıyor Ataol Behramoğlu. Burda ise ‘Aşk’: AYRILIK.
‘…
And love is blind and that I knew when
My heart was blinded by you.
I am a dreamer but when I wake.’
Aşkın sarhoş kişiler tarafından içkinin yanında güzel bir meze olarak gidildiğini anlatıyor, Cake. Yani ‘Aşk’: MANTIKSIZLIK, SARHOŞLUK bir nevi.
“Kavuşamazsın, aşk olur.”
Tek taraflıymıs Aşık Veysel’e göre. O zaman ‘Aşk’ için; TEK KİŞİLİK diyebiliriz.
“….
Aşk var mıdır yureği acıyla doldurmayan
Aşk var mıdır dikeni sararip soldurmayan
Aşk var mıdır aşığı kahredip öldürmeyen
Hele de senden senden daha cok ey yurt aşkı!
Senden daha çok gözyaşını
Seven aşk var mı
Mutlu ask yoktur
İkimizin aşkından söz ediyorum.”
Yüzü düşük olurmus Aşk’ın, Louis Aragon’a göre. Yani aşk: MUTSUZLUK
için varmış cihanda.
“En bitirim acılarda en dayanıklı büyüyendir.”
diyerek tanımlamış aşkı Edip Cansever. ‘Aşk’ı yaşamakta yaşatmakta ZOR.
“Aşk, birlikte saçmalamaktır.”
Buyurmuş Paul Valery Amca. Birbiriyle uyum içindeki BÜTÜNLÜK, ‘Aşk’.
“Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına, duvar ördükleri
için yalnız kalırlar.”
Demiş Newton. Günümüzde insanoğlunda zor bulunan ender duygulardan yani; FEDAKARLIK.
“Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; Sevdiğimiz insana doğru yayılır,onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; İşte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin geri dönüşüdür; Bizi gidişten daha fazla etkilemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.”
Dalgalı kelimelerle aktarmıs bize Marcel Proust. Demek ki ‘Aşk’; KARŞILIKLI.
Bana gelince Sayın Okuyucu.
Ben daha yolun başındayım. Kendilerini pek de tanımam böyle şiirlerden,müziklerden,arkadaşlardan duymuşluğum vardır. Ama bir uğradı geçenlerde,laf lafı açtı bir baktım çekmiş gitmiş, saygısızlıktan öte bir şey değildi bu yaptığı.Çok kızgınım o yüzden kendilerine.
Ama ‘Aşk’ denilen arkadaşımız bana göre müebbet yemiş bir mahkûm. O yüzden göremiyoruz günümüz şartlarında. Ama arada çocukluk yapıp gökkuşağını yakalayacakmış gibi kovaladığımızda oluyor kendilerini.(Yakalayamadığımızda da gözyaşları cabası ama bir şeker nafile bu gibi durumlarda.)
Peki ya siz için AŞK nedir?
bugün 0, toplam 2 defa okundu...













“yüreğin gücü…
enteresan olan bu yazacağım bir yazının başlığıydı:)çok vecize gibi dursa da “yüreğin gücü aşktır”
aşk’la sevgi arasında bağ kuramayan bir gencim ne yazık ki. bana sorarsanız sevgi bağları yüreğin gücü, aşk sevgi barındırmaz içinde.
bir tanım da haybeden gerçek üstü aşk’tan gelsin.
elma şekeri gibiymiş ya aşk, elinde sopayla kalana kadar yiyorsun işte.