2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası yine basketbol maçı izlemenin keyfini hatırlatmışken bana, farkına vardığım bir şeyleri de paylaşayım diyorum.
Bunlardan en acıklısı şudur: Maçta 1-2 sayı farkla geridesinizdir ve sizin için son atak, daha doğrusu sallama şansıdır. Çünkü 2-3 saniye kalmıştır maçın bitimine. Topu uzaklardan sallamanız gerekmektedir artık. En iyi ihtimalle koçunuz mola almıştır ve yarı sahadan sallamanız gerekiyordur. NBA olsa umudunuz 10′da 1 olurdu belki ama bu coğrafyalarda umut 100′de 1 civarlarında olsa gerek.
O topun girmeyeceğini bilirsiniz, ama topun sallandığı andan itibaren geçen1-2 saniyelik zaman dilimi efsanevi duygular yaşatır size. Biletinize büyük ikramiye çıkacağı heyecanıyla televizyonda numaraları beklerkenki heyecanla aynı. Girmeyecek çünkü o basket. Maçın son anda bir ikilikle veya üç sayı çizgisinin hemen dışından atılan bir basketle çevrildiği çok olmuştur ama yarı sahadan veya kendi sahanızdan bunun yapıldığı pek nadirdir Avrupa’da, Türkiye’de. O yüzden böyle durumlarda basket olmayacağını bilin diye sizi bilgilendirmek istedim naçizane.
Tabi yine de böyle durumlarda ben yine heyecanlanacağım. Belki de girer. Ama zor işte. Ama yine de ihtimal var.
Gördüğünüz gibi boşu boşuna ümitlendiriyorum kendimi yine. Çünkü bu böyle bir durum. Artık 0′a yakındır olumlu sonucun olma olasılığı ama yine de umut edersiniz. Ama olmaz büyük ihtimalle. Neyse, siz yine de ümidinizi yitirmeyin. O girdap duyguyu yaşayın1-2 saniye.
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













Çok ince bir noktaya değinmişsin. Harbiden o anki his tarif edilemez bir umut ile doludur. Umut= Son saniye basketini bekleyen insanın hissi…
Bir umuttur yaşatan insanı
Aldım elime sazımııııııııı
bunun aynisini dun sirbistan macinda 3.4 saniye kala yasadik. cok da guzeldi. .1 saniyeyle mac uzatmaya gitse de, alinan haz ayni tarifteki gibin.