
Sultanahmet şu sıralar gidip gezilesi bir sergiye ev sahipliği yapıyor: 1001 İcat Sergisi.
İslam medeniyetinin 7. yüzyıldan 17. yüzyıla kadarki bin yıllık süreçteki bilim ve teknolojik gelişmelerin aktarıldığı serginin açılışı geçtiğimiz Çarşamba günü yapıldı.
İlk olarak Londra’da sergilenen ve 500 bin kişi tarafından ziyaret edilen sergi açılışında Bilim Teknoloji ve Medeniyet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Salim Al-Hassani, “Lagari’nin roket gücüne dayanan uçuşları, El-Cezeri’nin pilli su saati, Hazerfen’in yaptığı kanatlar ile uçuşu, Mimar Sinan’ın mimari dehası ve birçok bilimsel eser sergide yer alıyor. Ziyaretçiler, bu sergide İslam medeniyetinin dünyamıza ne denli önemli miraslar bıraktığının farkına varacaklardır” demiş.
“1001 İcat” ile bilim ve teknolojinin bin yıllık serüvenini aktaran ve 5 Ekim 2010 tarihine kadar ücretsiz olarak gezilebilecek sergide, bilimsel konulu oyunlar ve filmler interaktif faaliyetler şeklinde aktarılıyor(muş).
4 yıl içinde 5 kıtada 30 önemli şehirde tekrarlanacak olan projenin İstanbul’dan sonraki durağı New York olacakmış.
Ayine, Sakinhaber, İstanbul :)
bugün 0, toplam 7 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- Bilim Teknoloji ve Medeniyet Vakfı
- müslüman bilim adamlarının sultanahmet













:)
Çok sağol böyle etkinlikler kulağına çalınırsa lütfen paylaş haberim bile yoktu.
Hatta bu akşam gidiyorum buraya. Yazın direkt sonucunu gösterdi.
hadi bakalım, sonrasında yorumlarını bekliyoruz.
Şirin bir sergi olmuş. Ama bizim de kafamız çalışıyor, biz de iyiyiz kompleksi var sanki biraz sergide. Batının pek çok icadının müslüman bilim adamları tarafından gerçekleştirilmesinin sürekli altı çiziliyor.
Gözün görme biçimini bulan bilim adamı çok şirindi. Eğlenceli bir tip. Yaşasa o adam sakinkafaya yazar olabilirdi ama hiç yazı yazmazdı çünkü kafasında hep bilimsel şeyler dolaşırdı.
Oyunlar, minik aletlerle de desteklenmiş sergi oldukça güzel. İftara 20 dakika kala çıkın sergiden dibinde bedava yemek dağıtılıyor onun sırasına girin. Bedava yemek, bedava sergiden sonra biraz da para harcayın ve yakın mevkideki Ramazanda Caz’a katılın çok verimli bir akşam geçirmiş olursunuz.
Bir program da benden:
Akşama daha çok varken Beyazıtta kitap fuarını gezin, fuarın kalabalık olmadığı o saatlerde. En beğendiklerinizden bir kaç tane alın, merak ettiklerinizin bir kısmını merak etmeye devam edin, kendinizce bahaneler bulun almamak için, “hiç indirim yapmamışlar” filan deyin. (aynı anda cok kitap alınca kenarda köşede kalıyor çoğu.)
Sultanahmete yürüyün. Sergiyi gezin. Çıkışta vaktiniz varsa vapur sefası yapın Eminönünden Üsküdara. Sahildeki Şemsi Paşa Kütüphanesinin bahcesindeki banklarda takılın. O kadar vaktiniz yoksa yakınlardaki başka bir cami avlusunda bulun kendinizi. Aldığınız kitaplardan tadımlık okumalar yapın, heyecanla sıranın ona gelmesini bekleyerek: Yalsızuçanların yeniden basılmış ilk hikaye kitabına. Açın, okuyun, alsın götürsün sizi hiç gitmediğiniz Karadeniz’in küçük bir kasabasına. Bol sıfatlı tanımlamalarını kıskanın, en çok ta 1. tekil şahıslı cümleleri böyle rahat kullanmasını.
Ama telefon hiç çalmasın, akşam olmasın.