Uzun bir ayrılıktan sonra gecenin bir vakti aniden yazmak, nasıl desem bilmiyorum böyle nasip imiş işte… Daha ilk cümleden sıkıntılı başladığımın farkındayım, cümlenin öğeleriyle bol bol içli dışlı olmanın bir felaketi olur mu?
Garip belki tatlı bir duygu hiç tanımadığınız insanların ve yine dünya gözüyle hiç karşılaşmadığınız insanların sayfasına dimağına ortak olmak…Ama yine de ezel tanışıklığının ya da ne bileyim irrasyonel bir şekilde ruhun bir şeylere bürünme ihtiyacı belki… Evet uzun bir aralıktan sonra bunu fark ettim… Ama şunu da fark ettim ki kapı hiç kapanmamış!
Zaten kapanmasın da, belki ara sıra rüzgar sallasın dursun kapanacak gibi olsun. Canımız isteyince de sonuna kadar açalım, bir sakinlik dolsun… Bilmem işte dedim ya daim sığınma ihtiyacı olsun lakin bir “selam” deyip kafamızı uzatırken bu açık kapıdan belki yine haşin bir rüzgarla eyvallah deyip geçip gidebilelim de…
Çok uzatmadan şöyle belki: daim -korku ve ümit- arası!
Evet güzel gecenin sertliğine(!) karşı içimi ısıtacak sıcacık bir ıhlamuru ellerimde tutmak isterdim ama herkesler uyuyorken ve ben burada tık tık odanın sessizliğini bölerken evet evet kaç günden beri hiç de şarkı dinlemiyorken(!) şuna karar verdim: acaba mutfağa girsem tepsiye bir şeyler koysam sonra size selamımı zarflayıp postaladıktan sonra geçip…(nereye geçeceğime karar vermediğim için bu cümlenin sonunu lütfen beklemeyin)
Balkon soğuktur boş verin… ımm bu odada kalırım ama kalacağım odada aradığım ilk şart şu gördüğünüz ekran vb. şeylerden arınmış olmak..Çok zor bir şey bu, ama alışkanlıklar insanı yorarsa da yorsun napalım elimizde ıhlamur önümüzde kara gün dostu kitap:) kıvrılırız bir köşeye değil mi?
Son olaraktan hadi selam dua.
Hepsi bu!
Not: ”Susma” derken “susma!”yı kastetmemiştim, yer alacağı varmış şarkıya eşlik edelim madem:)
http://www.youtube.com/watch?v=1dUygIFlMT4
bugün 0, toplam 36 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- SUSMA












