yazan: Skywalker
Evet, hepinizin coğrafya dersinden bildiğiniz gibi taş kömürüyle meşhur Zonguldak’ımdan bahsediyorum. Tatil dönüşü ne getireyim diye her sorduğumda insanlardan “Oranın neyi meşhurdu? -Ha evet taşkömürü!- Gelirken taş kömürü getir.” şeklinde cevaplar almama sebebiyet veren memleketim.
Aslında önemli ölçüde doğru bu tespit; çünkü Zonguldak’ta dağ bayır taş kömürü! O nasıl oluyor derseniz en iyisi coğrafi özellikleri tek tek inceleyelim: ilk özellik olarak taş-toprağa bakarsak, asfalt ve yeşillik dışındaki her yer kristalinden kayasına kadar her boyutunun bulunduğu kara taşlardan oluşur. Öyle ki var olan tek sahil de bu taşların kumlaşmış formu ile kaplıdır. Bilmeyen birini bunların taş kömürü olduğuna inandırmak -tecrübeyle sabittir- da hiç zor değildir…
İkinci coğrafik özelliğimiz; denizimiz de topraktan hiç aşağı kalmaz. Yapılan araştırmalar(ım) sonunda tespit edildiğine göre güneyden kuzeye gidildikçe denizlerin tuzluluk oranı azalırken tozluluk oranı artmaktadır. Yine aynı sahilde sudan çıkmış kuruyan insan grubu incelendiğinde melez oranının İspanya sahillerini aratmadığı gözlenir.
Hava koşulları da yine memleketimin kendine özgü özelliklerinden biridir. Aerosol tipi karışımın tipik bir örneği olan atmosferimizdeki kurum oranı doygunluk noktasına ulaştığından çözeltiden ayrılıp bulduğu en yakın beyaz kıyafetlerimizin üstüne heyecanla yağmaktadır. Bu “kurum”sal sorun vatandaşlarımızı kimya bölümlerinde okuyan Zonguldaklı çocuklarımızı şehrimize yatırım yapıp, kurum tutmayan boya üretmeleri için desteklemeye yöneltmektedir. Ayrıca dört mevsim grinin her tonunu yakalayabileceğiniz havasıyla şehrimiz Londra’yı aratmamaktadır.
Özetle siz siz olun yolunuz dişerse memleketime bir uğrayın. Havası, suyu, taşı, toprağı kömür karası bir başka diyar Zonguldak sizi 60ların siyah-beyaz dünyasına davet ediyor.
Bu metinde geçen kişi ve kurumların bir kısmı hayal ürünüdür. Ama genel çerçeveye bakıldığında yaklaşık 1 – 1,5 metre uzaktan görünen tablo gerçektir, acıdır, ama yine de güzeldir.
(Bu yazı 16 Mayıs’ta yani grizu patlamasından bir gün önce yazılmıştır. Kazada hayatını kaybeden madencilerimizin yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Keşke birilerinin bir şeyleri anlaması için masum insanlar hayatlarını kaybetmemiş olsaydı. Artık biz söylemekten yorulduk ama onlar dinlemekten yorulmadılar. Umalım da bu son ders olsun.)
bugün 0, toplam 35 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- karaelmas taşı
- karaelmas taşı nedir
- karaelmas tası nedrır
- zonguldağın meşhur olan taş kömürünün resmi













“1955-2009 yılları arasında yaşanan kazalarda toplam 2 bin 687 işçi öldü.”
‘Kara’ olduğu doğru, peki ‘elmas’ mı gerçekten…
Bu griliğin insan psikolojisindeki yansımalarının araştırılması gerektiği kanısındayım. Zira benim antidepresanlara olan meyyalimin bu şehirde yaşadığım yıllara tekabül etmezi tesadüf olmasa gerek.