Tüketiyoruz.
Çünkü tükeniyoruz.
Tükenmez kalem var. Ama insan modeli çıkmadı daha. Ki çıksa bile o da lafta kalır çünkü tükenmez kalem de tükeniyor. Herkes bunu bilse de yine de ısrarla ona “tükenmez kalem” diyor. Aslında bir ümit sadece. Belki bu sefer tükenmez diye umutla tekrarlıyoruz aynı kelimeyi.
“Bana şu tükenmez kalemi uzatsana” gibi.
Ama kahretsin ki o kalemden bile önce “birbirimizi” tüketiyoruz. Çoğu zaman da hiç farkına varmadan. Ya da mürekkep akıp giderken öylece bakarken. Sonra tükendiğinin farkına varınca sadece yüklem içeren cümleler kuruyoruz.
“Bitti”
“Gitti” gibi.
Filhakika hiç böyle olmayacak sanıyoruz. O insanoğluna hislerimiz hep aynı kalacak. Ama olmuyor.
Seviyorsak sevgimiz bitiyor.
Güveniyorsak güvenimiz yitiyor.
Üzülüyorsak onun için üzüntümüz yok oluyor.
Umudumuz gidiyor.
Hatta nefret bile ediyorsak nefretimiz tükeniyor.
Bitiyor yani her şey. Hiçbir şey öyle pembe gözlüklerin şapşal görüntüsü gibi olmuyor.
Yoğunluk seyreliyor. Beyazlaşıyor. Sonra bir başka renk alıyor yerini. O da alacalanıyor, değişiyor.
Pazardan 1 kg ıspanak alıyorsun. Eve geliyorsun. Yıkıyorsun 3-5 defa. Sonra doğruyorsun ve pişiriyorsun. Tencere ağzına kadar dolu iken piştikten sonra tencerenin dibini anca kaplıyor. Hacmi tükeniyor. Sonra yiyorsun ıspanağı. Hem hacmi hem varlığı tükeniyor. O tükeniyor ki sen enerji üretebiliyorsun. Enerji üretebiliyorsun ki tekrar pazara gidip ıspanak alabiliyorsun.
Yani yazıya nerden girip nerden çıktığım karışık gibi olsa öz aynı. Bitecek her şey tamam kabul. Ama yiterken, biterken, giderken içim acıyor. Gerçi sonra acım da tükeniyor. Bu döngü böyle tükenmeden sürüyor. Sürerken kendi döngüsü içinde fark ettirmeden tükeniyor.
Tüketiyoruz.
Çünkü tükeniyoruz.
Nefesimiz tükeniyor…
bugün 0, toplam 5 defa okundu...













mevlana şöyle demiş bir yerde: “iyi insanın midesine giren yemek sevinir. çünkü hayırlı bir işte kullanılacağını düşünür.”
tükenmeye bir de bu gözle bakabiliriz belki :)
Çünkü bazen içimizi kemiriyorlar.
Sonra biz başkalarının içini kemiriyoruz.
Zincirleme gidiyor kemirmece harekatı.
tükenmiyor..
önemli olan ne kadar çabuk tükettiğimiz değil neleri sığdırdımız tüketilene,insan gençken anlayamıyor yaşamın yoğunluğundan,yaş ilerledikçe farkına varıyor,tüketilenler anı olarak en büyük serveti oluyor insanın…