yazan: pascal
Bugün bir kez daha gördüm ki, sabit fikirli ve ucuzcu insanlarla karşılaşınca köşe bucak kaçmak yapılacak en mantıklı iştir. “Nerden çıktı şimdi?” denmesin, arz edeyim:
Daha önce mevzu bahis olmuştu zat’ımın diş hekimi olduğu. İşte geçenlerde bir hastamı gördüm, dolgusunu yapmıştım 5 ay kadar önce. Sordum “bir problem var mı” diye. “Sızlıyor, geçenlerde kırıldı sanki” dedi. Dedim “Telefonum var sizde beni arayın mutlaka, bir randevu vereyim
bakalım ne olmuş”. “Tamam” dedi.
Pazartesi günü aradı, ona döneceğimi söyledim ve uygun olan perşembe gününü seçip tekrar
arayarak randevusunu verdim. Bugün kliniğe geldi. Bu arada, hasta annemin yakın bir arkadaşının
eşi oluyor. Yakın olmasından dolayı hal hatır sormalar oldu haliyle. Sonrasında koltuğa aldım
ve ağız aynamı çıkardım. Baktım ki benim yaptığım dolgu sapasağlam duruyor ancak yanında
daha eski olduğu belli olan başka bir dolgulu dişi var ve o kırılmış. Dedim ki “Abi orda iki tane
dolgulu dişin var. Arkadaki benim yaptığım sağlam duruyor, önde eski bi dolgun varmış ve o kırılmış.”
İşte sayın arkadaşlar bant burdan sonra kopuyor…
U.H(ucuzcu hasta): Hayır orda 1 tane dolgulu dişim var onu da sen yapmıştın.
P(pascal): Bakın yanyana iki dişinizde dolgu var, bir değil. Ben o gün sizin tek dişinize
dolgu yaptım, diğeri eski dolgunuz.
U.H:Hayır benim orda tek dolgum var. 15 yıl önce bir kez dolgu yaptırdım o başka taraftaydı,
oraya tek dolguyu sen yapmıştın.
P: Abi görüyorum işte gözümün önünde. Yanyana iki dişte dolgu var. Yanlış mı görüyorum yani?
U.H: Valla ben iyi hatırlıyorum tek dişte dolgu vardı, o da kırıldı.
Fesuphanallah…….
P:Buyrun içerde ağız kamerası var onunla fotoğrafını alıp göstereyim.
İçeri geçtik ve ağız kamerasını alarak ilgili bölgedeki iki dişinin görüntüsünü kaydedip
ekrana yansıttım.
P: Bakın, arkada sağlam duran benim dolgum, yaptığım dolguyu tanırım. Hem zaten bunun yeni
olduğu belli. Öndekini ben yapmadım benim yaptıklarıma hiç benzemiyor ve belli ki
eski bir dolgu. İşte bakın öndeki kırılmış.
Şimdi mantığını kullanan ve işi yokuşa sürmek istemeyen her insan burda çark eder değil mi? Sonuçta kamerayla gösteriyorum. Adam kabul ediyor tek dolgu yaptığımı ve ben kamerayla yanyana iki tane dolgulu diş gösteriyorum. Ne diyebilir sizce?
Devam ediyoruz…
U.H: Ya ağzımın içini ben bilemem tabi ama orda tek dolgu var. Başka bir yerde hiç dolgu yaptırmadım
ben oraya.
Zıvanadan çıkma sürecinin başlangıcı…
P: Ağzımın içini bilemem diyosunuz, üstelik size gösteriyorum iki dolgu olduğunu. Hem bakın bana çok denk geldi, hasta unutabiliyor ağzına ne yapıldığını. Yapılalı 15 sene oldu diyorsunuz. Demek ki unuttunuz. Hem hala nasıl tek dolgu var diyosun? Gösterdim ya işte.
Sessizlik… (Şimdi ucuzculuk burda devreye giriyor. Anlıyorum ki hasta şunun peşinde; “Ben dolgu yaptıralı
4-5 ay oldu. 50 ytl ücret almıştı. O dolgu kırıldıysa ücret almadan yapmak zorunda”. Ama
işin öyle olmadığını ve aslını söyleyince vereceği 40-50 liranın hesabını yapıyor ve
aklın, mantığın tersine sürüyor arabasını)
U.H: Bilmiyorum ama oraya tek dolguyu sen yapmıştın. O da kırılmış…
P: Ya yapmadığım dolguya “Evet ben yaptım kırılmış” mı demem lazım şimdi?
U.H: Peki ben de yaptırmadığım dolguyu mu kabul edeyim?
Sessizlik…
P: Açıkça söyler misin sizin derdiniz nedir? Neyin kavgasını yapıyoruz burda? Yani benim yapmadığım dolgu kırıldığı için vereceğiniz ücret mi?
(Biraz düşündükten sonra “evet” diyemeyeceği için geri adım atıyor.)
U.H: Ya parayla ne alakası var? Ama o dolguyu siz yapmıştınız.
P: Ya siz bana güvenmedikten sonra benim diyecek birşeyim yok. Ben düzgünce söylüyorum, anlatıyorum.
Gösterdim halen aynı şeyleri söylüyosun.
Aslında iş buraya varmadan “Kardeşim git nerde ne yapıyorsan yap” derdim ama annemin tanıdığı
ya güya ondan dolayı sabrediyorum.
U.H: (montuna doğru uzanarak) İyi neyse ya tamam bla bla…
P: (benim beklediğim hamleyi yapar) Tamam gidebilirsiniz. Sözüme güvenmedikten sonra neyin hesabını yapıyorsun ki? İyi akşamlar size…
3′ ün 5′in hesabını yapıyordu ve çıktı gitti. Elimden geleni yapmıştım, ama hep derler ya “insanla uğraşmak zordur”. Gerçekten de öyle. Herkes farklı bir dünya. Bazen işte böyle ucuzcu ve sabit fikirli
insanlar da karşınıza çıkıyor. Akşam akşam canımı sıktı ama sakinkafa üyesi bir
yazar olarak hiçbirşey olmamış gibi klinikten çıktım ve gayet rahat bir şekilde
arabaya atlayıp uzaklaştım. Dedim ki kendi kendime” Hayat böyle olayları kafaya takacak
kadar uzun değil. take it easy”
Şimdi de yazarın ana fikrine geliyorum sevgili okurlar: Siz siz olun hayatta ucuzcu insanlarla
iş yapmayın. Sakın “Aman müşteri kaybetmeyim” diye düşünmeyin. Ne bu müşteriden ne de bunun
getireceği insandan hayır gelmez. Unutmayın ki hayatta her şey para değil. Mesleki onurumu kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ediyorum ben. Umudunuzu yitirmeyin, Eğer işinizi düzgün ve hakkıyla yapıyorsanız mutlaka kıymetinin bilineceği bir vakit gelecektir…
bugün 0, toplam 4 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- ucuzcu














anafikri en sonda vermişsin iyi olmamış, yazı çok uzun baydı meselaaaaaaa
:p zuhahha güldüm.
Şaka bir yana, diş hekimi olmak isteyen öğrencilere has bir kinaye durumu vardır : Milletin ağız kokusunu çekmece…
süper yazı olmuş abi.. çok akıcı..:)
kolay gelsin valla..
karar verelim baydı mı? akıcı mı?
daha kısalttım ben. adam 15 dakka uğraştı hem kendini hem de beni olmayan birşeye inandırmaya.
Çok güzel olmuş…
Hayatta böyle insanlara rastlamak çok mümkün. Hele ki bu devirde…
Sonunda benim gibi anafikir vermişsin(iz).
Siz siz olun siz siz olun. puahhaaha:))
Kardeşim yalan söyleme işte tek dolgu varmış orda. Adamın ağzını ondan daha iyi mi bileceksin. Hem ne malum diş fotoğrafında montaj yapmadığın.
slm arkdaşlar.adam çok güzel yazmış bence niye her şeyin arksında bişiler arıyoruz.bence kaliteli iş
karşılığıda kaliteli olmalı diş bu kardeşim 3 lira verirsin 3 defa gelirsin 10 lira ver bir sefer gel:))hem zamndan kazan hemde haytın kabus olmasın.byy
Valla bugün benimde canımı birisi sıktı , sinirden burnumdan solurken sizin yazınızı okudum. Evet takmamak kararı aldım ama hala takmaktayım. İçki iyi gelecek sanırım. Yarında işe gitmiycem. Cuma da lay lay lom.