İnsana sormazlar mı haftalardır yazmıyorsun, kalkmışsın Uykusuz’daki gevşeklikten bahsediyorsun diye? Ama bahsedeceğim.
Bildiğiniz gibi Uykusuz Türkiye’nin (sanırım) en fazla satan ve okunan mizah dergisi. Penguen’deki yazar çizer bolluğu ve belki bilmediğimiz başka sebepler Uykusuz dergisinin doğmasına zemin hazırlamıştı. Benim en beğendiğim çizer ve yazarların kurduğu Uykusuz benim de yeni mizah dergim olmuştu böylece. Umut Sarıkaya başta olmak üzere Uğur Gürsoy, Ersin Karabulut ve diğer yetenek abideleri adeta müptela ettiler beni dergiye. Aklıma geliş sırasıyla küçük bir analizini yapmak istiyorum çizerlerin. Analizime dergide bu aralar kol gezen gevşekliğe de değineceğim.
Umut Sarıkaya
Favori çizerimdir Umut Sarıkaya, iddiasızlığın ve tevazunun, yeteneğin hesapsızca kullanılmasıyla nasıl bir büyüklüğe gittiğini gösterir umut bana. Saatlerce su saatini izleyen bir çocuğu resmetmek ve resimdeki duyguyla beni çocukluğuma döndürmek her babayiğidin harcı değildir. Herkes Yiğit Özgür diye delirirken, Umut’un samimiyetten öte yazı ve çizgileri beni benden aldı hep. O karikatürleri çizen birinin ne kadar sorumsuz olduğunu düşünürsünüz dergiyi sürekli alıyor olmasanız. Ama çalışkanlığından taviz vermeyen hep o oldu. Görünen o ki iş gibi görmüyor işini. Çünkü iş yapan insan, işini en az onda bir oranında savsaklar. Ne diyim sana umut. Cansın candan öte.
Uğur Gürsoy
Duygusal karakterlerin yaratıcısı Uğur; çalışkanlığı, yeteneği ve yumuşak çizgileri, basit ama duygusal tipleriyle o da ikincimdir. Ama son sayıda köşesini çizmemiş. Dergideki gevşeklik ve organizasyon bozukluğu onu da mı bozmuş acaba? Son sayıda Umut’un yazısını tamamlaması hoş olmuş ama yetmemiş hacı.
Fırat Budacı
“Bişeyler Duydum” ve “Kendimi Durduracak Değilim” köşelerinin efsane sahibi, samimiyetsizlikerimizi, kolpalarımızı en sert şekilde yüzümüze vurur durur. İyi de yapar bu işi. Modern & Yapay teyzelerin, ablaların, amcaların düşmanıdır. Hatta düşmanıdır desek, benim de şöyle yanlarım var deyip kendini yerden yere vurur alamayız kendini kendinden.
Ersin Karabulut
Ne güzeldi Sandık İçi. Yeni serinin tutmadığını kendi de biliyor. Evet farklı işler yapmayı seviyor. Ama Uykusuz gibi bir dergide yazıyorsan, okurlara istediğini vermek gibi bir sorumluluğun da oluyor. Bunun farkında olduğundan olsa gerek haftaya sonlandırıyor adını bilmediğim yeni seriyi. Bunalım ergen bir kızın aşk hayatı, o ciddiyetle ele alındığında pek de eğlenceli olmuyor. Belki dergininin en profesyonel çizgilere sahip çizeridir Ersin Karabulut, ama ne çizeceği konusunda biraz daha iyi düşünebilir.
Yılmaz Aslantürk
Başlarda yaşam tarzı çok hızlı geldi Otisabi’nin. Ama ne yalan söyleyeyim okuyorum. Kendi çizgisinde on numara iş. Gevşeklikten nasibini almayan usta çizer Yılmaz Aslantürk arka sayfanın mutlak sahibi olarak kalsın.
Barış Uygur
Eskiden severek okurdum. Ama artık sarmıyor nedense. Ya ben koptum, ya da bir özensizlik ruhsuzluk söz konusu.
Yiğit Özgür
Popüler çizerliğin en güzel örneği olan nadide çizer Yiğit Özgür, iyice bırakmış görünüyor bu işleri. Kendisinin zor zamanlar geçirdiğini falan düşünmeye başladım artık. Üzülüyorum da. Ha bana mı düştü ayrı, ama okuruz ne de olsa, Yiğit Özgür olmayınca birşeyler eksik kalıyor. Kendisinden muhteşem bir dönüş bekliyorum. Tek karelik karikatürleri de harika kuşkusuz ancak kendine ait bir karakter oluşturup ona ait bir seri çizse alır götürürmüş gibi geliyor.
Oky
Okuyorum Oky’yi, İpek ve Burak’ın gelgitleri yordu beni, Saftirikler de çok sarmadı ama okuyorum.
Ender Yıldızhan
Çizdikçe buluyor yolunu. Maşallah.
Memo Tembelçizer
Üzgünüm abi, okumuyorum. Sarmıyor.
Yavuz Öztürk
Bir insan bu kadar espri gibi olmayan espriyle bu kadar sempatik çizebilirdi, onu da Yavuz Öztürk başardı.
Vedat Özdemiroğlu
Saygım sonsuz, ama okumuyorum artık. Sıkıldım iyice.
Alpay Erdem
Penguen’deyken arada bir okurdum. Dergide okunacak birşey kalmadığında okurum heralde artık. Uykusuz’da başlamış görünüyor. Başarılar dilerim.
Cihan Ceylan
Yine o adam :). Seviyorum Cihan Ceylan’ı deha beklemiyorum, gülüyorum serbest serbest.
Uykusuz
Derginin ruhu kayboluyor gibi. Çizerler hevessiz gibi… Ben geri döndüm. Onlar da döner inşallah.
bugün 0, toplam 17 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- uykusuz dergi karakterleri
- cansın uykusuz karikatür
- insan gittiği her yere kendini de götürürmüş
- penguen dergisi karekterleri
- sorumsuz her insan gittiği her yere içindeki hapishaneyi götürürmüş













umut sarikaya bigun kendine hayran olanlari karikaturlestircek. Tam karikaturluk cunku… Umut!!! Ayni bnm cocukluum die depisenleri hancerlicek sanki.. Ama yapcak bisi yok dier karikaturistleri gilumsemeyle okurken umutu okurken alkisliorum.. Yanliz su da var ki hicbiri bomba esprilerim seviyesine ulasmadi bana kalirsa..
nohut, sen bu aralar msn’de fazla muhabbet ediyorsun galiba :) türkçe’yle ilişkilerin iyice zayıflamış. karikatürize mi oldun nedir? :))
Yok ya iphonedan yazdım yukardaki yorumu. “yea i have one” orda yazması biraz zor. hata yapınca düzeltmek istemiyorum o yüzden öyle kalıyor. Dikkat edersen bu yorumum düzgün.
yahu okuyan yok mu Uykusuz? Bu adamlar neden bu kadar saldı, bilen var mı? Bi sıkıntıları mı var?
Başlarında büyük yok abisi…
Yok be sakinkafa özel olarak salma yok, bu elemanlar Penguendeyken’de böyleydi. Ersin Karabulut mesela bir vardı bir yoktu.
Disiplinli mizahçı da olunmuyor be abi, olunca vedat özdemiroğlu gibi oluyorsun. O da koca adam artık disiplinli olsun artık.
Bence Umut Sarıkaya disiplinli. Yani çalışma koşullarını bilmiyorum ama her hafta gülüyorum adama.
uykusuz’un saldığına dair haberleri uzun zamandır ben de alıyorum (okumadığımı örtmek için bu kadar kelime çok oldu sanki).
öte yandan, ben mizah dergisi konseptini pek tutmuyorum. ne bileyim, okumadım zaten bugüne kadar hiç. ama eğlensin çocuklar :)
umut sarıkaya bence de disiplinli. her hafta güldürecek bir detay buluyor. cihan ceylan da öyle. fırat budacı favorim. kitabı çıkmış bu arada hadi hayırlısı. ben bi yiğit özgür de gariplik hissettim.bi de ersin karabulut sandık içi yerine acayip şeyler yapıyor okumadım hiç ama şöyle bi bakmıştım sarmamıştı.ve bi de uğur gürsoy fırat’ı bazen ihmal ediyor.diğer dergilere bakıyorum gene uykusuz diyorum.
geçenlerde sevdiğim değerli bir sahsiyet elime bir dergi tutuşturdu, aylık bir mizah dergisi. adı cafcaf, dönüşte tramwayda okurken kendi kendime fazla kıkırdadım, söylendim galiba, etrafımdakilerin ne yazıyor ola ki orda diye göz ucuyla seyrettiğini çok sonra fark ettim:) insan tek başına da gülebiliyormuş:))
bu arada mizah dergileri bile fena politik olabiliyor aslında, yani sadece kıkırdamak için değil o çizgiler, bu anlamda dikkate değer görüyorum, bir derdi var yani onların da.
cafcafi bende okudum.. Buyuk bi hevesle kizarkadasima gosterdim o begenmeyince bnmde hevesim gitti.. Mizah sevdiklerinle paylasinca guzel..
ilk önce bana göstermedin mi sen onu? önce kız arkadaşına mı gösterdin?
hoş ben de pek beğenmemiştim :)))
caf caf’a ben de bakmıştım ama olmamış demiştim. :( keşke tam tersi olsa da alsak okusak.