Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Uzak İhtimal: Wrong Rosary

10 Oca 10 (16:13) | persephone yazdı | Kültürel Köşe | 4 yorum

uzak_ihtimal 22

Ön not: Sevgili okur, izleyenler vardır hatta çoğundan duyduğum gibi izlediğinde hiç bir şey bulamayanlar, bir anlam veremeyenler de vardır muhakkak. Ancak, sanatsal kaygıdan uzak, şöyle yalın bir şekilde filmi anlatmak istiyorum, olduğu gibi. Filmi izlememiş ve izlemeyi düşünenler varsa okuyup da artık izleyemem zaten deyip bana kızmasın.

Uzak ihtimal filmini ve izlediğim günü olduğu gibi hatırlıyorum. Bir akşam vaktiydi, iyi değildim. Ani bir kararla apar topar giyinip çıkmıştım evden. Tramvayda insan manzaralarına tanık olurken, geriye doğru akıyor hayat diyordum içimden, ileriye dönen tekerlek ama geriye giden bir vasıta bu. Hava soğuktu, yağmur da vardı hafiften, böyle içini ıslatır gibi yağıyordu. Gideceğim yere vardım, biletimi alıp, salona girdim. Benden başka arkada iki çift vardı sadece. Beğendiğim yere oturdum. Ekranı tam on ikiden keseceğim yere.

Ve reklamlar bitti, film başladı. Uzak İhtimal. Bir hokusfokus filmi yazdı ekranda sonra, yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun. Hokusfokus dediğine göre filmin sonunda şapkadan ne çıkacak diye de bir beklenti içine girdim o anda. Kilisede açıldı film, bir rahibe dua ediyordu, mum dikerek kuma. Yağmurdan kaçıp kiliseye sığınan hamile bir kadının kapıyı yumruklamasıyla kamera rahibeyi takip edip, kapıyı açtı. Doğumu yaklaşmıştı kadının, oracıkta bebeğe doğum yaptı kadın. Bebek ağladı, annenin gözleri kapandı sonsuza. Ekranda tekrar Uzak İhtimal yazdı, flashbackten sonra yeniden açıldı film. Bir müezzin vardı, adı Musa. Masum yüzlü otuzlarında bir adam. Tophanede müezzinlik yapacağı camiyi vardı buldu, caminin müezzin evine yerleşti. Yan komşuları, Clara ve hastalıktan adeta hiç bir yeri kıpırdamayan vaftiz annesiydi.

Clara ve Musa. Neden Musa’ydı ismi ya da neden Clara? Aklmda bir sürü ayrıntı. Odamın duvarındaki afişte birlikte çektirdikleri o ‘beyaz’ fotoğraf ve Musa’nın kafasını hiç tereddütsüz çevirip Clara’nın yüzüne baktığı o dondurulmuş an. Filmden sahneler hala aklımda, Musa’nın camide kendi tesbihi yerine farkında olmadan Clara’nın düşürdüğü, ucunda haç olan tesbihi çekmesini ne kadar manidar buldumsa, Şile’de denizin karşında oturdukları vakit, Clara’nın “Ben rahibe olacağım.” dediğinde Musa’nın içinin titremesini de anlıyordum, çünkü içini titretir insanın ayrılık. Hamlet’i hatırlarsınız o vakit. Hamlet de zamansız gelen sevdiği kadın Ofelya’ya, elinden bir şey gelmediğinde “Git ve rahibe ol” demişti. Sevdiğini korumanın, vazgeçememenin, başkasına terk edememenin tek yolu buydu belki. Ancak, nehrin sularına kendini bırakıp gidecektir Ofelya. Rimboud Ofelya’ya ithafen yazdığı şiirde;

” Ve şair der ki, gece yıldızların altında
Gelip ararmışsın, kopardığın çiçekleri
Bir de bakar ki beyaz Ofelya, yatmış suda
Yüzüyor uzun tülleriyle, iri bir zambak gibi”

diyerek, Hamlet’in o an ki burukluğunu, pişmanlığını gözünüzün önüne getirir hemen. Vaftiz annesi öldüğünde, Clara gözleri dolu dolu gelip, Musa’ya “O öldü.” dediği sahnede vardır bu burukluk, çünkü başka kimsesi kalmamıştır. Balzac’ın, yarattığı karakteri öldürdüğünde “öldü” diye bağırması gibidir biraz da, çünkü o kadar gerçek olmuştur artık, inanamaz kendi elleriyle hazırladığı o ölüme.

Musa’yı bir sahafta görürüz sonra, eline aldığı kitabın ismini sahaf “Bukowskiii, kadınlarrrr” diyerek tekrarlar. Hemen geri bırakır kitabı çünkü Bukowski’nin açık seçikliğine, erotizmine öyle uzak bir yerdedir ki. Garip bir şekilde korkmak mıdır bu? Bilemedim.

“Bir yanda
istediğin
her şeyi
söyleyebilirsin.
Öte yanda
mecbur
değilsin.
Ben bir şekilde
ikisini de
yapmayı
becerdim”

der Bukowski bir şiirinde. İşte bunu hiç yapamayacaktır Musa, hiç bu kadar açık seçik olamayacaktır. Asansörde mahsur kaldığı gibi kendi parmaklıkları ardında kalacak ve bekleyecektir hep ve belki sadece Clara duyacaktır sesini ve bir mumla gelip açacaktır kapısını. Clara’nın yaşadığını ise mutfakta içtiği sigara ve kahve anlatacaktır yalnız.

Her ayrıntı belleğime yerleşirken, son sahnede şapkaya elini atar yönetmen, Clara trene biner, Musa son bir hamleyle Clara diye seslenir, dudakları kıpırdamaya başlar ancak yönetmen hokus fokus der o sırada. Oysa, Musa’nın ağzından çıktı çıkacaktır kelimeler, gitme kal demek isteyecektir. Ama cümlenin devamını getiremez, trenin kapısı kapanır, yavaşça hareket etmeye başlar. Ve sen kuş olur gidersin bir trenle derken senarist, Musa’nın söyleyemedikleri gözlerine dolar, dudakları titrer. Ve aşk, dile gelmedikçe insanın kalbini kazır, gözlerine bulutları indirir. Öylece bakakalır olduğu yerde, sadece bakar giden trenin arkasından. Şapkadan ayrılık çıkar. Ekran kararır ve uzun süre koltuğumdan kalkamam, Musa’nın söyleyemedikleri içime dert olur. Sonra ben de kuş olur giderim.

Oysa sergimize kuşlar gelir uzanır…

Bu yazı persephone tarafından yazıldı;

persephone – yayınlanmış 36 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 0 defa okundu...

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Uzak İhtimal: Wrong Rosary” için 4 yorum. Var mı arttıran?

  1. sahidüş | 12 Oca 10 (14:14)

    çokca öznel bir yaklaşım olmuş bay/bayan persephone.
    ama uzak ihtimal ile ilgili okuduğum filmi en (kardeş kontenjanına rağmen ahmet hakan dan yahut hıncal uluç tan dahi) kendi güzergahına paralel olarak yorumlayan yazı oldu bu yazı.
    elinize (ve bu yazıyı yazdıran yalnızlığınıza) sağlık.

  2. ayasophia | 12 Oca 10 (14:25)

    filmi izlememiştim, ama izlemiş kadar oldum. gerçekten eline sağlık persephone.
    yalnız bir şeye takıldım ben, her zaman takıldığım gibi, bu “müezzin” ile “rahibe” aşkı çok matematiksel değil mi? yani buradan çıkan aşk, aşırı anlamlandırılmış ve bu nedenle de bağını yeryüzünden koparmış bir hikaye olmuyor mu? oysa ben buradaki değil, “sil baştan” (eternal sunshine of the spotless mind) filmindeki “banyodan çıkarken sabunu temizle. çünkü kılların yapışıyor üzerine” derkenki gerçekçiliği arıyorum…
    ya da ben aşktan çok uzaklaştım.

  3. ayine | 12 Oca 10 (15:12)

    evet Aya, filmi izlemediğin belli oluyor.

    sahiden kahramanlarını ilk duyduğumda benim de klişelerle dolu, ne bileyim bir “hidayete erdirme çabası” filan gibi olacağını düşündüğüm Uzak İhtimal’in, ömrümce izlediğim en sahici filmlerden olduğunu söyleyebilirim.

    Kahramanlarının “söyleyemedikleri” ile güzeldi herşey. “şefkatin aşktan daha şiddetli ve fakat daha selametli” bir yol olduğunu biliyorken, birini şefkatle sevmek (şefkat “acımak” gibi bişey değildir, aman dikkat) ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Ne bir dramdı izlediğimiz, ne de romantik komedi tadında eğlencelik bi film. Ve fakat işte o sahicilikti sanırım film boyunca izleyenlere tebessüm ettiren.

  4. ayasophia | 12 Oca 10 (16:00)

    madem ki fırçamızı yedik, izleyelim bir ara :P

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • dük filmleri
    • facebook grup kurma
    • ingilizce sik kullanilan cumleler
    • atari salonu oyunları mustafa
    • clint eastwood
    • israil
    • mabel matiz merak ediyorum şarkı sözü
  • sohbet muhabbet

    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.