Malum filmi pek çoğunuz izlemiş ve bünyede yarattığı heyecan dalgasıla “I am Edmond Dantes” diyerek dolaşmışsınızdır. Öyle ki, Guy Fawkes maskelerini takıp, sokaklarda yürümek isteği dahi oluşmuştur. Evet, Wachowski biraderlerin Matrix’ten sonraki en önemli yapımı V for Vendetta, efsanevi bir çizgi roman uyarlaması olarak farklı bir yerde duruyor. Hugo Weaving’in bütün film boyunca maske arkasından yankılanan sesi de, sinema sahnesinin unutulmaz kahramanlarından birine hayat veriyor.
Filmin hikayesi aslında çok yabancı değil. Daha önce George Orwell’in 1984′te anlattıklarına benzer şekilde, totaliter rejimin ağına düşmüş bir İngiltere distopyası. Tek bir liderin mutlak hakimiyeti altında, bir nevi Sovyet polit bürosuna benzer bir yapılanma ile ülkenin yönetildiğini görüyoruz. Fakat devlet dev ve yenilmez bir organizmaya dönüştüğünde, devletin açıklarından faydalanan dev ve yenilmez bir “birey” ortaya çıkıyorsa bilin ki o kahramanımızdır.
Filmin “V” kod adlı kahramanı, aslında bir “devrimci” kolajı şeklinde sunulabilir. Edmond Dantes’ten başlayıp, filmde hep doğrunun yanında olan ve değişimden korkmayan karakterlere atıfta bulunarak V’nin kimliğini açıklayan Natalie Portman da bunu teyit ediyor. V de, bir 5 Kasım akşamından başlayıp, diğer bir 5 Kasım akşamına kadar süren bu devrim süreci de, maske ardından aslında “fikirlerin” ete kemiğe bürünmeye ihtiyacı olmadığını vurgulayarak gerçekleştiriyor.
Bütün bu rejimi yıkma girişimleri, devletin en aciz olduğu noktalardan vuruluyor elbette. V’nin resmi statüde bir hiç kimse olması, yanıp kül olmuş bir toplama kampından sağ kurtulabilen tek denek olması ve eylemlerini yaparken oldukça planlı davranması, aslında devrimin şiddeti de içerebileceği görüşünün günümüz uyarlaması. Fakat, bu filmde yapılan ekstra bir şey şudur ki, kahramanımız filmin kadın kahramanı Evey’den (Natalie Portman) yaptıklarının canavarca olduğu ayarını alıyor. “İyilik için şiddet kullanılır mı?” sorusu da böylece akıllarda kalmış oluyor.
Son tahlilde, büyükler için bir çizgi roman olması yanında, her devirde izlenip devletin varlığı ve konumu adına izlenebilecek, yorumlar çıkarılabilecek bir “başucu filmi” oluvermiştir V for Vendetta. Devletin, dini ve milli duyguları, otoritesini tamamen ortaya koyabilmek için nasıl manipüle edebildiğini ve korkuyu son darbe olarak nasıl halkın üzerine indirebildiğini görmüş oluyoruz. “Halklar devletlerinden korkmamalıdır, asıl devletler halklarından korkmalıdır” diyerek de, soruna parmak basıyor.
bugün 0, toplam 281 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- v for vendetta maskesi yapımı
- v for vendetta maskesi
- film maskeleri
- vendetta maskesi yapımı
- vendetta maskesi













Remember, remember.. filmden sonra bu takılır ağza. izleyip de anneyle karşılaşıldığında anne sorar:
- yemek yer misin?
-remember, remember! karalahanayı remember..
“bu sokaklar, bu duvarlar, nice lanetlerle nice gözyaşlarıyla dolu, farkında değiller mi? bir kan gölü üzerinde oturuyoruz, nasıl görmezler, nasıl rahat nefes alabilirler nasıl kahkaha atabilirler?”
kelebekler sonsuza uçar’dan avukat ferit