İnsan ölür…
Steve Jobs yazısı değil bu. Tanımam zira kendisini. Ekranlardan gördüğümüz kadarıyla işte. Ürünlerini kullanınca, onunla bir ilişki kurduğumuz hayali, bence asılsız. Gerçi rivayet odur ki, kendisine giden mail'lerin önemli bir kısmını cevaplıyormuş merhum. Gene de ama, Steve Jobs'tan ziyade, insanın ölümlülüğü ile ilgili bir yazı olsun istiyor gönlüm. Bakalım becerebilecek miyim... Aslında her şey güzel başlar. Saygılıdır insanlar birbirine karşı, yeni ve yabancı bir ortamda. Herkes birbirine tebessüm eder. Nazik olunur: "Pardon şunu yapabilir misiniz?", "Afedersiniz vaktiniz varsa bir şey rica edebilir miyim?", "Çok özür dilerim, şunu uzatabilir misiniz?" Sonra? İnsanlar ikili ya da üçlü gruplar halinde ayrışır. Herkesin "en iyi ...
Uykusuz ve Gevşeklik
İnsana sormazlar mı haftalardır yazmıyorsun, kalkmışsın Uykusuz'daki gevşeklikten bahsediyorsun diye? Ama bahsedeceğim. Bildiğiniz gibi Uykusuz Türkiye'nin (sanırım) en fazla satan ve okunan mizah dergisi. Penguen'deki yazar çizer bolluğu ve belki bilmediğimiz başka sebepler Uykusuz dergisinin doğmasına zemin hazırlamıştı. Benim en beğendiğim çizer ve yazarların kurduğu Uykusuz benim de yeni mizah dergim olmuştu böylece. Umut Sarıkaya başta olmak üzere Uğur Gürsoy, Ersin Karabulut ve diğer yetenek abideleri adeta müptela ettiler beni dergiye. Aklıma geliş sırasıyla küçük bir analizini yapmak istiyorum çizerlerin. Analizime dergide bu aralar kol gezen gevşekliğe de değineceğim. Umut Sarıkaya Favori çizerimdir Umut Sarıkaya, iddiasızlığın ve tevazunun, yeteneğin hesapsızca kullanılmasıyla nasıl bir ...
İşe/okula gidip gelirken ipod şarkı listesi
Sabahları gıy gıy şarkılarla güne başlanır. Uyanık ve ayakta gibi gözüksen de aslında ruhun halen uyuyordur ve sen kendini güne hazırlarken geçiş aşamasındayken bu şarkılar sana yardımcı olur. Evden çıkarken türküler, klasik müzikler, damar şarkılar gibi geneline “slow” müzik dediğimiz ninni kıvamında ve sözlerinin çok önemli olmadığı ve hatta bazen İsmail Y.K.’nın bile araya sıvışmasının söz konusu olacağı ve fark edilmeyeceği yavaş şarkılar dinlenir. Tabi ipod şarkı listesinde kimin İsmail Y.K. şarkısı var onu da bilemem ama geçen gün bindiğim dolmuşta tam 6 kere art arda “bomba bomba, 90-60-90…..” diye bir şeyler dinledim ve 7. kere başa sardığında şarkı kendimden ...
Erkeklerin Derinlikli Sex and the City’si; Losers Club
"Caddeye çıktı. Ağır ağır. İçinde kabaran kederi bastırmak için bir yıldırım zaferi kazanan şüphenin gururuna sarılmak istedi, nafile. Simeranya kızlarını düşündü, faydasız. Kadınlar orada güzel, ince, saf, leylidir. Nafile, nafile.” (Prolog, Yalnızız, Peyami Safa) 1951’de bir kaybeden olmak nasıl bir şeydi? Peyami Safa, Yalnızız’da Samim’in iç karartılarını, yalnızlık duygusunu, insanlardan / şehirden / dünyadan kopuşunu, bunlara paralel olarak kendi küçük dünyasında yarattığı Simeranya’yı o kadar derinlikli anlatırken “kaybeden, kaybedenler” kavramları hiç aklına gelmiş miydi acaba? Bir çeşit erkek muhabbeti içeriği taşırmış filme ismini veren radyo programı. İki kafadar, “birbirinin muhabbetini seven” iki kafadar sanki kamuya açık bir yayında değil, kendi günlük yaşamlarında ...
Yabancı görünümlü şarkılar
Şu an kulaklığımda Arapça bir şarkı var. Güney Kore’li yönetmenin Bin Jip filminden Natacha Atlas’ın seslendirdiği ‘Gafsa’ parçası. Sağolsun ayasophia hatırlattı, dinliyorum birkaç gündür. Yanında da Makedonca ‘Jarnana’ isimli şarkı iyi gidiyor. Elveda Rumeli dizisinde çalınıyor ve bir önceki şarkıdaki hüznü tamamen değiştirebiliyor. Bilmediğim dillerde şarkılar dinlemek daha çok hoşuma gidiyor. Araştırsam bulurum ne söylediklerini, anlamlarını öğrenirim. Ama sözcükleri kendimce anlamlandırmak daha özgür kılıyor beni. Şarkılar önce yabancı gibi dolaşıyor ortalıkta ama sonra içimdeki bir hücreyle nefes alıp veriyor. Şarkı ve hisleri tamamen bana ait oluyor, aramızda sağlam bir köprü oluşuyor.
Güney Kore’den devam edecek olursak ‘Wonder Girls’ diye bizim çıtır kızlar hesabı bir grup var ‘Tell me’ isimli bir şarkılarıyla. Şarkının ya da grubun adının İngilizce olmasına aldanmayın her şey Koreli. ‘Kim Ah Joong’ grubunun da ‘Maria’ isimli şarkıları mevcut. Bu iki şarkı aynı Koreliler gibi eğlenceli, sözleri de anlaşılmadığı için kendinizce dillendirebileceğiniz parçalar. Bir de bizdeki Hadise kıvamında ‘Ivy’ isminde bir kızcağız var. ‘A-ha’ şarkısını önerebilirim. Uzak doğuya gelmişken Japonlardan Meiko Kaji ‘The flower of carnage’. Bu zarif sesi Kill Bill filminden hatırlarsınız.
Latin alemine dalalım ve bir numaralı şarkımız İspanyolca derslerinden ‘Maria Isabel’. Bu şarkının ne dediğini anlamak için verdiğim çaba, öğrendiğim kelimeler ve sonuçta bendeki rüzgarı bambaşka. Yasmin Levy’nin muhteşem yorumlarıyla şarkıları, mesela ‘Una hora en la ventana’. Charles Aznavour’dan “Mourrir d’amour”. Edith Piaff’dan “La vie enrose”. Carlos Gardel’in sesindeki mükemmel titreşimlerle “La cama vacia”.
Soğuk diyarlardan 90lı yılların grubu Loituma ve Fince şarkıları “Leva’s Polka”. Bunlar ‘acapella’ denilen türden yani sadece kendi sesleriyle müzik yapıyorlar. Bu da takdire şayan ayrı bir yetenek.
Bir de hiç kimsenin bilmediği bir dilde yani ‘uydurmaca’ şarkılar da var. Yani vardır elbet =) Henüz tanışmadım ama onları da keyifle dinleyebilirim. Buna vesile olabilirsiniz okur ahalisi.
Birebir kendi ruh halinizi görmek istediğinizde, kendinizi anlamak istediğinizde bilmediğiniz dilde şarkılar dinleyin efendim. Öylesine keyifli ve anlamı sadece sende saklı. Şarkının büyüsü için notalar ve sözlerdeki vurgular yeterli. Şu garip yazarın bir garip tavsiyesidir. Arapça, Fince, Makedonca, Japonca…
Bunların yanında Türkçenin büyüsünden de uzaklaşmayalım. Son günlerde fıkır fıkır dinlediğim şarkı, sevgili Nil Karaibrahimgil’den geliyor:
“Kendimi bunun için mi yorucam ben,
Kalbimi bunun için mi kırıcam ben.”
bugün 0, toplam 30 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar- una hora en la ventana türkçesi (3)
- elveda rumeli dizisindeki yabanci şarkilar (1)
- yasmin levy una hora çeviri (1)
- una hora en la ventana lyrics (1)
- una hora en la ventana (1)













çok güzel eserler , tebrik ederim arada böyle paylaşımlar yaparsanız harika olur,geyik nereye kadar . sakin bi kafa istiyorsanız eğer benden de bi öneri jason mraz -bella luna sizi dingin bi hale getirir ne sinir kalır ne üzüntü. ruhunuzu serbest bırakmak için ideal ;)