“yeni baslayanlar icin hollanda” cinsi kitaplarda anlatilan tipik hollanda kültürünü kendi gözlemlerimle anlatmak istiyorum size. [aslinda "tipik" kavramina çek eleştirel yaklaşırım. monolitik ve homojenize eden yaklaşımları sevmem. her kültürün içinde değişik alt türler barındırdığını düşünürüm. ama yazi gereği ben de özcü bir çizgi izliyorum, uyarmadi demeyin.]
1. “hollanda’da bisiklet nüfusu insan nüfusundan fazladir.”

Bu cümlenin dogrulugundan şüphem yok. insanlarin birden çok bisiklete sahip olmasi, üç kişilik ailenin evinin kilerimsi bölümünde, kapının yanında duran katlanır bisikleti saymazsak (toplu taşıma kullanabilmek ve şehirlerarası yolculuk yapabilmek için), beş adet bisiklet bulunması çok doğaldır. Ücretsiz ulaşım hakkı olan öğrenciler bile kar, yağmur, çamur, sabah, akşam, gece demeden, üşenmeden, şikayet etmeden bisiklete biner. (hemen belirtelim, gectigimiz yil Hollanda’da calinan bisiklet sayisi besyüzbinin uzerinde imis, onceki seneye gore ciddi bir azalma olmus bisiklet hirsizligi vakalarinda. sanirim bu sayi, bisiklet populasyonunun ciddiyetini gostermeye yeter.)
Bisikletlerin arkasinda yada önünde mutlaka çanta yada sepet bulunur. Alışverişten sonra eşyalar buraya doldurulur. (Marketlerin alışveriş torbalarını parayla sattığını da ilave edersem, bu çantaların ne kadar elzem olduğunu anlatabilirim sanırım. Anne-baba bisikletlerinde bebek yada çocuk sepetleri yada koltukları bulunur. Hatta bazılarının önünde inşaatlarda kullanılan el arabasına benzer arabacıklar olur, çoluk çocuk oraya doldurulur. Hatta üstünde şeffaf bir örtü bulunur, yavrucakları yağmurdan ve rüzgardan korumak için.
Bisiklet gerçekten burada hayatın bir parçası. Bir defasında bisikletin özellikleri ve Hollandalı stereotipleri hakkında baya kafa yormuştuk bir arkadaşla. Hollandalılar çevre ülkelerde “cimri” olarak anılırlar. Bisiklet de hiçbir masrafı olmayan süper bir ulaşım aracı. Ayrıca, “bireyci kültür”ün (bu tanımı da hiç sevmem) tavan yaptığı bu ülkede kimsenin “toplu” taşıma aracına tenezzül etmeyip dilediğince kendi bisikletiyle salınma isteği de oldukça anlaşılabilir. Ayrıca “sağlıklı yaşam”a ulusça çok önem verilmesi de bu tercihte etkili oluyor olmalı. Nasıl unuturuz, bir de çevre konusu var. Temel politikasını çevre sorunları üzerinden yürüten Yeşillerin güçlü (tartışılır bu güç) bir parti olduğunu söylesem, bu insanların havayı kirletmemek uğruna bisikleti seçebileceklerini tahmin edersiniz artık. Ayrıca binek araçların çok desteklenmemesi, otopark ücretlerinin çok yüksek olması, otoparkların sınırlı olması, trafikte önceliğin bisikletlerde, en sonralığın (böyle bir kelime var mı ki) ise araçlarda olması da çok mühim. Örneğin, ben gideceğim yere arabayla gaza basıp 10 dakkada gidilebilecek bir mesafe, toplu taşımayla 45 dakikada ancak gidebilirken, bisikletimle 25 dakikada ulaşıyorum. Bu kadar sebep varken bisiklete binmemek olmazdı artık, diyip bisiklet mevzuunun başka bir yönüne işaret etmek istiyorum:
Bisiklet uzerinde yapılabilen işler..
yemek yemek, sigara icmek, insan tasimak, telefonla konusmak, kısa mesaj yazmak, buyuk esya (valiz, sandalye, uzuuuuun tahtalar, ikea’dan alinmmis kolili esyalar benim gorduklerimden birkaci) tasimak, yandaki bisikletteki arkadaşla sohbet etmek, ayağında paten olan arkadaş enerji harcamasın diye kolundan çekerek bisikletle birlikte sürüklemek, motosikletli arkadastan tutunarak enerji harcamadan hizlica suruklenmek, sabah gazetesine göz atmak, en yaygin gorulen bisikletli davranislarindan bazilaridir.
Acikcasi bisiklet konusunda daha yazilabilecek sey var. Bisikletlere ozgu trafik kural ve cezalarindan, cesitli bicimlerde insan tasimaya, bisiklet modellerinden, calinti bisiklet piyasasina, bisiklet aksesuarlarindan bisiklet parklarina kadar.. Ama bu hem beni hem de sizi sikar. En iyisi burada bitirelim bu yaziyi.. Ozellikle merak ettiginiz noktalar olursa hayra-yor’unuz..
Onumuzdeki gunlerde ikinci konumuzla karsinizda olacagiz: “hollanda mutfagi kesinlikle zengin bir mutfak degildir” (‘hollanda mutfagi yoktur’ demenin kibarcasiydi bu).
bugün 0, toplam 47 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- hollanda bisikletleri
- cocuk sepeti hollanda
- katlanır bisiklet
- HOLLANDA BİSİKLETİ
- yeni bısıklet yazıları













Bisiklete bizde iki üç kişi binerdik ama çocukken. burada koskoca insanlar nasıl birlikte binmeye cesaret ediyorlar ben hala anlamıyorum. koskoca derken çok ciddiyim, boy ortalaması kadınlar için 1.70 ve erkekler için 1.80 civarında. hatta daha fazla da olabilir.
Bisiklette bebek/çocuk taşıma olayına gelince, geçenlerde duydum ki; bir kadın henüz çok küçük bir bebeği taşıyormuş. Ne yazık ki bebeğin kafası çok fazla sallandığı için ölmüş :(
Anne babaların 4-5 yaşına gelmiş çocuklarına parlak güvenlik yeleklerini giydirip bisiklet sürmeyi öğretmeleri çok hoşuma gidiyor. çocuklar o yeleğin ve kaskın içinde çok şirin gözüküyorlar.
En uyuz olduğum durum ise, küçücük bisiklet yolunda üç kişi yan yana giderek çene çalan insanlar. hep birlikte gidebilmek için bir de yavaş gidiyorlar. Arkadan gelene yol verene kadar çileden çıkarıyorlar insanı.
bisikletin ön sepetinde taşınan bebeklere ben de cok aciyorum, kafa sallanmasından ölmeyenler soğuktan donabilir, yada rüzgarda yüz felci olabilir. sevgili güney insani, siz de yazin okuyalim:)
Yanlızca rica, resmi bi siteden copy paste etmek yerine bilgisayarına aktarıp yazının içine koyarsan daha iyi olur.. Ya da link verdirmeyecek şekilde koysan.. (Resmi tıklayıp kır zincirlerini butonuna tıklayacaksın)
nerde kaldı ikinci yazı? merak ediyorum yok olan bir şeyi nasıl yazacaksın :)
elimizdekilerle idare edicez merak etmeyin siz, cesit cesit patatesler (haslama, kizartma, dilimleme, rendeleme), cesit cesit peynirle sandvicler.. az mi? :)
Bu da benden gelsin, daha geçenlerde şahit oldum.
Bisiklet uzerinde yapılabilen işler..
ayağından diz kapağına kadar alçıda olup bisiklet sürmesi mümkün olmayan kız arkadaşını, kendi bisikletini sol eli ile sürerken, sağ eli ile de diğer bisikleti sürükleyip hastaneye götürmek. insaf be kardeşim. bi taksi tutsaydın!
supermis :) ben de gecen hafta, bisikletini sol eliyle surerken, sag elinde de bindigi bisiklet kadar buyuk bir bisikleti havada tasiyan bi insan evladi gordum. ruya degildi.
taksi cok pahali, bi de genelde randevuyla calisiyorlar, ‘tutmak’ diye bir olay yok pek yani ;)
Quotes and Sayings about Integrity, Behavior, Character, Principle …..:
Inspirational Quotes To Keep Your Spirits Soaring High…………………….:
9 Sep 2010 … A man has to live with himself, and he should see to it that he always has … one code of morality for a public, and another for a private man. … If the desire to kill and the opportunity to kill came always …. given me new courage to face life cheerfully, have been Truth, Goodness, and Beauty. …
————
Time passes real quickly and may you find the courage within you to go after your heart’s desires. … I may not reach them, but I can look up and see the beauty, … The abundant life does not come to those who have had a lot of obstacles removed … guided each by a private chart, of which there is no duplicate. …
sevgili ostades, acaba sana nasil bir ilham verdi yukaridaki yazi?