Yine bir pazar akşamında siteye girip, “aaa yeni yazı yok” dememeniz adına, yorgun argın ve uykusuz bendeniz hemen bir yazı döşenmeye karar verdim. Kafamda bir ton konu oluştu lakin nihayet “zamana isyan eden şarkılar” serisini devam ettirmek adına, hem de bugün dilime dolanan bir şarkıyı sizlere de hatırlatmak için bu yazıda karar kıldım. Dile kolay, üç gün üst üste Taksim-Beşiktaş hattında dolaşıp, bu arada iki gece Bakırköy’de bir gece de Tuzla’da konaklamak insanı yoruyor… Neyse ki, bugün sakinkafa.com ekibi ile güzel muhabbet biraz olsun bünyeye “sağlama yapma” imkanı sağladı. Derken tam da İstiklal Caddesi’nde yürürken, Big in Japan’ı duydum. Neredeyse bu şarkıya eş zamanlı olarak hafızama giren ve abimin yeni aldığımız bilgisayara ilk yüklediği mp3′lerden birisi olan Losing My Religion’ı mırıldanmaya başladım.
1991 yılında R.E.M.’in çıkarttığı ve o yıllarda MTV’de yıllarca her saatte en az bir kez çalınan şarkı, aykırı bir metin olarak algılandı yıllarca. Tıpkı, Nietzsche’nin “Tanrı öldü!” lafı gibi. Şarkının ismi olarak seçilen İngilizce ifade “Dinimi kaybetmek” gibi bir anlama çıksa da, esasında şarkının sözleri ile birlikte değerlendirildiğinde “Güvenimi kaybediyorum” tarzı bir deyişe götürür bizi. Fakat neticede, “güven” kaybı ile “inanç” kaybı benzer şeylerdir. Benim meselem, şarkının basit bir kayıptan bahsetmemesi ile ilgili. Kısa yoldan “Adam dinsizmiş işte birader, onu anlatıyor” diyenlerle, “İşte aykırı olmak için şarkımı buldum! Ben de imanımı kaybediyorum” diyenler arasında bir mutabakat bulmak amacım. Zaten şarkının sonunda da demiyor mu, “That was just a dream / Bu sadece bir rüyaymış..”
Şarkının gitar melodisi her yerde kendini belli edecek orjinallikte olmakla birlikte, kainatta cover’ı en çok yapılan şarkılar listesine de sanırım ilk 10′dan rahatlıkla girer. Az çok gitar çalan pek çok insanın, o ince tınıyı beceremese de, tıngırdattığı (Bu tıngırdatmak lafını da çok severim) bir şarkıdır ayrıca. Sözleri de kolaydır yani “intermediate” seviye ingilizce ile rahatlıkla anlaşılabilir. O nedenle ezberlemesi de kolaydır. Biliyorum çünkü ortaokulda bu şarkıyı bağıra çağıra söylerdim odamda. O zamanlar hayatla ilgili acayip fikirlerim vardı. Hani kimse beni anlamıyordu. Şarkı da buna hazır bir altmetinle çıkıyordu karşıma. Zaten gençliğin tutması da bu nedenledir.
Cover kelimesine bir Türkçe karşılık bulalım sevgili site üyeleri ve okurlar… Yeniden yorumlama meselesiyle ilgili ne zaman mevzu olsa herkes cover diyor zaten. Ha, gerek yok derseniz, sorun etmem. Hazır yeri gelmişken de söyleyeyim, bence en leziz versiyonlarından birini Tori Amos söylüyor. Şarkıdaki şenlik havası dağılıyor ve koyu bir karanlığa sokuyor insanı. Fakat yine de güzel…
Ve video klibinin linki: http://www.youtube.com/watch?v=eB3VTX0pxoE&feature=related
Çok şahane de bir klibi var tabi her güzel şarkının olduğu gibi…
İlginizi çekebilecek başka yazılar
İlgili yazı yokmuş



















Aradan cok uzun yillar gecse de, herseferinde yine ayni keyifle dinledigim, hic eskimeyen muhtesem sarkilardan biri olmustur benim icin de. Cork farkli bir yeri var. Bu sarkinin özelligini bir kez daha hatirlattigin icin tesekkürler. Hemen dinliyorum yine:)
Tabiki loosing my religion zamana isyan eden bir klasiktir ama REM deyince man on the moon derim ben http://www.youtube.com/watch?v=XTtixBih0PM
[...] temmuz kapak konusundandır. Başlık zaten ayasophia’nın üzerine yazı yazdığı Zamana İsyan Eden Şarkılar 5: R.E.M. Losing My Religion’dan.. ¹ Bir Paulo Coelho romanı ² Bir Tarık Tufan sözü ³ Bir İsmail Kılıçarslan [...]